Kimse Duymasın

SON DAKİKA

Aranan Kelime: asya
Asya pazarına kiraz ve siyah incir satacağızAsya pazarına kiraz ve siyah incir satacağız

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2-4 Eylül 2015 tarihleri arasında Hong Kong'da düzenlenen ve Asya kıtasının en büyük meyve sebze fuarı olan Asia Fruit Logistica Fuarı'na katılım sağlayarak önemli ihraç ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdi. 64 ülkeden 8 binin üzerinde ziyaretçinin katıldığı fuarda bu yıl Türkiye'den de 14 firma katılımcı olarak yer aldığını belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Seyyar, Ege Bölgesi'nden sadece Ege İhracatçı Birlikleri'nin katılım sağladığı fuarda; kiraz, üzüm, incir, narenciye gibi Ege Bölgesi'nden ihracat potansiyeli olan ürünler ziyaretçilere tanıtıldığını ve mal alım taleplerinin toplandığını belirtti. Başkan Seyyar, sektörümüze katkı sağlayacağını düşündüğümüz fuarlarda bölgemizin ve sektörümüzün ihraç ürünlerini tanıtarak Asya'ya giriş kapısı olduğunu düşündüğümüz Hong Kong aracılığıyla hedeflerimize doğru ilerliyoruz" şeklinde konuştu. Fuara ilişkin izlenimlerini aktaran Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Yılmaz, geçen yıla göre bu yıl standa gösterilen ilginin çok daha fazla olduğunu belirtti. Özellikle kiraz ve taze siyah incir için çok talebin olduğunu belirten Hasan Yılmaz, "Hong Kong limanı Asya kıtası için çok önemli bir geçiş merkezi. Hong Kong pazarının aynı zamanda Çin pazarına giriş için de oldukça önemli olduğunu belirtmek isterim. Sektörümüze fuarda gösteridlen ilgi çok yoğundu ve bu da bizleri çok mutlu etti " dedi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ve Narenciye Tanıtım Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Erdinç İnan Yılmaz ise özellikle kirazın Çin pazarı için çok önemli bir ürün olduğunu kaydetti. Fuar öncesi Çin resmi yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştirildiğini vurgulayan Erdinç İnan Yılmaz, Hong Kong'un yanı sıra Çin Halk Cumhuriyeti'ne doğrudan ihracatın başlaması için iki ülkenin resmi kurumları arasında ön protokol imzalandığının ve çok yakında Çin'e doğrudan kiraz ihracatının başlayacağının müjdesini verdi.

Ah nerede eski fuarlar...Ah nerede eski fuarlar...

28 Ağustos 2015 Cuma günü, “öğlen saatlerinde”, önceki yıl da olduğu gibi, bu yıl da; açılış saatinin öne alınma değişikliği halka duyurulamadığı için halkın katılma olanağı bulamadığı,,”sadece protokolun ve basınınkatıldığı” sessiz ve buruk bir törenle, açılış kurdelası kesilen “84’nci İzmir Enternasyonal Fuarı”mız, bu akşam10 günlük süresini tamamlayarak kapanıyor. Şayet hala fuara gidemedinizse; mutlaka gidiniz. İzmir Fuarımızı geziniz. Özellikle; bu yıl ki konseptine uygun olarak yapılan katılımlarla renklenmiş fuardaki “eğitim-öğrenim kurumlarının” sergi alanlarını, Ege ve İzmir Belediyelerinin tanıtım sunumlarını ve özellikle fuarın konuk kenti olarak kendisine ayrılmış sunum alanında, maketleriyle, görsel sunumlarıyla ve balmumu heykelleriyle, muhteşem görünümlü, küçük bir daha yaratmış, ’nin sergilemesini zevkle, keyifle gezip, görünüz. Ben; bu yıl da Kültürpark içinde düzenlenmiş fuarımızı önceki yılların fuarına göre, organizasyon anlamında, daha düzenli ve daha iyi planlanmış buldum. Ayrıca; gürültü ve görüntü kirliliği olmayan bir fuar yaşadım. Bu yıl önceki yıllarda fuarın her yerinde dağınık olarak gördüğümüz; etrafa ızgara ve yağ kokuları saçan, işporta görünümlü yiyecek-içecek noktaları yoktu. Bu tür yerler, daha düzenli, daha derli toplu ve “bacalı” şekilde yerleştirilmişlerdi… Karadeniz Federasyonu’nun katılım alanlarında bile, bu yıl daha düzenli ve daha gürültüsüz bir fuar sunumu gerçekleştirildi. İzmir Fuarında bu yıl daha gezilecek ve beğenilecek çok güzel görüntüler var. Bu akşam özellikle, Kaskatlı Havuz karşısında ki; asırlık fuar efsanesi TARİŞ’in ÜZÜM ŞIRASI sunum ve satış noktasını son kez mutlaka ziyaret edip, efsanevi fuar şırasından içiniz. İlginç kuru üzüm çeşitlerinden alınız. 84’ncü İzmir Fuarımızı, yazımın son bölümünde, bir kez daha yeniden değerlendireceğim, ÇARŞAMBA GÜNÜ <<9 EYLÜL KURTULUŞ BAYRAMINI>> KUTLAYACAĞIZ… Yüce Atatürk’ün Sevr ve Mondros dayatmalarından sonra kutsal başkaldırısı ile İzmir’in 15 Mayıs 1919’da ki işgali üzerine, 19 Mayıs 1919 günü Samsun’dan başlayan ve 9 Eylül 1922 günü İzmir’de sonuçlanan, “Anadolu İhtilali”nin ve “Milli Kurtuluş Zaferi”nin 93’ncü yıldönümünü kutlamak Bana göre; onur ve gururların en büyüğüdür. Gerçek bir “İzmir Şehidi Torunu” olarak; Milli Mücadeleyi İzmir’in Kurtuluş zaferi ile sonlandıran Yüce Atatürk’e ve dava arkadaşlarına minnet ve şükran borçluyum. “Mustafa Kemal’in Askerleri” denilen Süvari ve Piyade birliklerimizin 26 Ağustos’dan 9 Eylül’e, tam 15 günde Afyon’dan İzmir’e varışları hiç de kolay olmamıştır. Kuvvayi Milliyesi ile Efe ve Zeybekleri ile düzenli bir ordu yaratmış Gazi Mustafa Kemal Paşa,“Dünya Harpler Tarihi”ne geçmiş ve Dünya “Harp Akademileri”nde ders olarak okutulan emsaliz ve müstesna bir başarının kahramanıdır. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlatmıştır. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapılmıştır. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurmuştur. Böylece ;“memleketin yönetimi doğrudan doğruya halkın iradesine” verilmiştir. Milli Mücadele’nin merkezi, artık Ankara olmuştur. Yurdun durumunu TBMM ile değerlendiren ve kurtuluş çarelerini arayan Atatürk, "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğunu ve parçalanamayacağı görüşünden hareketle, işgalci emperyalist ittifakla savaş kararını almıştır. Oluşturulan kuvvayi milliyeci düzenli ordularla savaşa girilmiştir. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanılmıştır. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları kazanılmıştır. Yunanlılara ard arda büyük darbeler indirilmiştir. Bunun üzerine Mustafa Kemal, ordularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini vermiştir. Türk Askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uymuştur. ”23 Ağustos - 12 Eylül 1921” tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk kez toprak kazanmaya başlamıştır. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "Gazi" ünvanı ve "Mareşal" rütbesi verilmiştir. 26 Ağustos sabahı başlatılan Büyük Taarruzun 30 Ağustos’ta başarıyla sonuçlanmasından sonra 9 Eylül 1922 sabahı İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz emperyalist düşmandan temizlenmiştir. Düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, “26 - 30 Ağustos arasında, Zafer Haftası” olarak zaten kutluyoruz… Ancak 9 Eylül’ler Milli Zaferimizin İzmir’de taçlandırıldığı ve İzmir’den tüm Dünyaya ilan edildiği günün adıdır. 9 Eylül Kutsal Zaferimizin 93’nci Yıldönümü, kutlu ve mutlu olsun. İŞTE; KATILIP İZLEMENİZİ DİLEDİĞİM; 9 EYLÜL ETKİNLİKLERİ: 3 gün sonra; Çarşamba sabahından itibaren, Güzel İzmir’imizin her tarafında kutlayacağımız 9 Eylül 1922 Kurtuluş Bayramı, Türk ulusunu yok etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn kazanılan bir savaşın ve ulusal benliğimizin kurtarıldığı kutsal bir tarihi günün adıdır. Emperyalizm’e karşı, tüm 3’ncü Dünya Uluslarının örnek aldıkları ilk ve öncü bir “Zafer Destanı”nın İzmir’de sonuçlandığı gündür. Bu yıl da İzmir’de “9 Eylül Kurtuluş Bayramı” coşkulu bir programla kutlanacak. “İzmir 68’liler Platformu”nun çağrısıyla toplanan İzmirli “Demokratik Sivil Kitle Örgütleri”, 9 Eylül Sabahı Saat: 08.30’dan itibaren, Kemalpaşa Bel Kahvede başlayacakları etkinlikleri gün boyu sürdürecekler. Mutlaka katılımınızı dilediğim; Yürüyüş ve Miting için; Hepimiz; Saat: 18.30’dan itibaren Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde ki Tansaş&Migros önünden başlayacak <> yürüyüşüne de katılacağız… Yürüyüş sonrası toplanacağımız; Cumhuriyet Meydanı’nda ki mitingde de aktif görev alacağız… Sancar Maruflu olarak Bana gelince; Ben bu yıl da 9 Eylül 2015 Çarşamba sabahı Saat: 09.00’dan itibaren önce Konak Meydanı Hükümet Önü’nde, Süvarilerimizin Nal Seslerinden çıkan kıvılcımları izleyerek, şanlı Ay Yıldızlı Türk Bayrağımızın Hükümet Konağı Balkonu’na çekildiğini göreceğim ve Süvarilerimizi alkışlayacağım. Saat: 10.00’dan itibaren ise; İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda olacağım. Kahraman TSK’mizi ve Tören Resmi Geçidini keyifle izleyeceğim. Daha sonra da; İzmirli Sivil Demokratik Kitle Örgütleri olarak, Efe Babamız Merhum Şeref Üsküp’ün önderliğinde 57 yıldır, her yıl 9 Eylüllerde düzenlediğimiz; “Kemeraltı’nda Efe ve Zeybeklerin Buluşmaları Etkinliklerine” katılacağım. Saat:13.30’dan itibaren 57 yıldan beri yaşadığımız ve bu yıl da yaşayacağımız; Kemeraltı’nın, 2’nci Beyler Sokak’da ki “Üsküp Ailesi”nin ’nin önünde; İzmir’imize, Türkiye’nin ve Ege’nin dört bir tarafından gelmiş “Efe ve Zeybek Kültürü” temsilcileri olan ve otantik efe ve zeybek giysileriyle ve yaşantılarıyla sürekli yaşatan dostlarımla buluşacağım. 93 Yıllık Kurtuluş Coşkusunu bu kuvvacı dostlarımla paylaşacağım. Onlarla birlikte bu yıl da; Oynayacağım. Arzu eden herkesi, Bizlerle birlikte olmaya beklerim. Akşam ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun “9 Eylül Kurtuluş Bayramı kutlamaları” ile ilgili çağrıları ve davetleri var. Bu davetleri de değerlendireceğim. Eski yıllarda İzmir’de “9 Eylül Kurtuluş Zaferi”, İzmir Enternasyonal Fuarları’nın da açık olduğu süreç içinde coşku ve heyecanla kutlanırdı. Her yıl, 20 Ağustos’larda açılan ve 20 Eylül’lerde kapanan o görkemli 30 günlük fuarlarda; 26-30 Ağustos Zafer kutlamaları ile “9 Eylül Kurtuluş Günü kutlamaları” şölenler ve festivaller şeklinde görkemli ve renkli program güzellikleriyle yaşanırdı. Maalesef bu yıl fuar takvimin denk düşmemesi nedeniyle 9 Eylül Kutlamaları fuar sürecinin dışında kutlanacak… <<84’ncü İZMİR ENTERNASYONAL FUARI>> DEĞERLENDİRMEM: Tekrar; 84’ncü İzmir Enternasyonal Fuarı’na bir dönüş yapıyorum. Bu yıl; 28 Ağustos 2015 günü kapılarını, konseptiyle açan ve 70’in üzerinde yabancı ülke temsilcilerinin katılımlarıyla ve 2000 civarında yerli ve yabancı firmaların katılımlarıyla düzenlenen, ancak; çok sönük bir Açılış Töreni ile tüm dünyaya kapılarını açan “84’nci İzmir Enternasyonal Fuarı” mız, 6 Eylül akşamı olan bu akşam itibarıyla 10 günlük süresini tamamlayarak sona erecek. 1958 yılından beri tam 57 yıldır Açılış Törenlerinde ki coşkuyu ve heyecanı mutlaka yaşadığım, ancak son iki yıldır, açılış saatlerinde ki değişiklikler, halkla paylaşılmadığı ve halkımızın bilgilendirilmemesi nedeniyle halktan uzak ve kopuk törenler yapıldı. Bu nedenle coşkusuz ve buruk açılış törenlerini yaşadık. “İzmir Enternasyonal Fuarı”, kendine özgü özellikleri olan farklı, ilginç ve ayrıcalıklı bir fuarcılık örneğidir. Dünya fuarları içinde çok özel bir konuma ve itibara sahiptir. İzmir Enternasyonal Fuarı, çok ciddi anlamda bir “halka kaynaşma” ve “halkla bütünleşme” etkinliğidir. Sadece Ege’nin ve İzmir’in değil, tüm Türkiye’nin en önemli Cumhuriyet organizasyonudur. Dünyanın hiçbir ülkesinde İzmir Enternasyonal Fuarı’nın düzenlendiği Kültürpark’ın bir benzeri yoktur. İzmir’i seven herkes İzmir Fuarı’nı Sevmelidir. Ona evladı gibi sahip çıkmalıdır. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yeni Cumhuriyet Türkiye’sini kurarken ilk kez İzmir’de başlattığı çağdaş atılımlar, özellikle 17 Şubat 1923 tarihinde yaşanılan “1923 İzmir İktisat Kongresi”, günümüzün Türk Fuarcılığını doğurmuştur. Türk Ulusu ve İzmirliler, İzmir Fuarı’yla övünmeli ve fuarına sahip çıkmalıdır. 1932'de şimdiki Fuarın kurulduğu ve istilacı düşmanın 9 Eylül’de kaçarken yakıp yıkarak harabeye çevirdiği yangın alanı denilen yaklaşık 985 Bin metrekarelik Kültürpark alanını; İzmir’in Efsane Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz ve arkadaşları, "Siz Bu enkazı, 40 yılda ancak kaldırabilirsiniz" diyenleri utandırırcasına 23 ay gibi kısa bir sürede tertemiz yaptırmayı başarmıştır. Tonlarca enkazı gece gündüz taşıyan arabaların atlarından 168 tanesi ölünce; Dr. Behçet Uz, Kültürpark’ın Yapımında Ölen Atlar İçin Prof. Heykeltraş Şadi Çalık’a bir Anıt dahi yaptırmıştır. Dünya genelinde yapılmış ilk “Hayvan Dostu ve Hayvan Sevgisi Anıtı”, da eski hayvanat bahçesi alanı içinde korunmaktadır. Bu anıt; hepimizin onurudur. “Geleceğin Fuarcılığı, kesinlikle ve bir an önce EXPO anlayışıyla, Gaziemir’de ki olarak anılan yeni yerinde geliştirilmelidir.” görüşünü destekliyorum. Destekleyeceğim. Doğal zenginlileriyle ve kültürel temeliyle yepyeni bir “Kültürpark Alanı” ise mevcut şimdiki yerinde yeniden geliştirilerek yaratılmalıdır. Bizim gibi; 1950’li, 1960’lı, 1970’li, 1980’li ve 1990’lı yılların Fuarlarını Kültürpark’ta yaşamış olanların; Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosunda sahne alan Ankara Devlet Tiyatrolarını ve İstanbul Şehir Tiyatro’larını, Lüküs Hayat Opereti’ni, Buz Revüleri’ni, Enternasyonal Sirkleri, Akrobasi Sanatçıları’nı, Pala Halit Lakaplı Halit Karabilgin’in Palmiyeler Gazinosu Akşamlarını, Necdet Yazar’ın ve Osman Kavran’ın Behiye Aksoy’lu,Tanju Okan’lı,Ayla Dikmen’li Göl Gazinosu gecelerini,Bornova’lı Nuri Yalçuk’un İbrahim Tatlıses’li,Bülent Ersoy’lu Lunapark Gazinosu Akşamlarını, Saffet Kuyaş’ın Mogambo da ki, Ali Ulutanır’ın Kübana da ki doyumsuz;Zeki Müren’li,Gönül Yazar’lı, Bülent Ersoy’lu,Nükhet Duru’lu ve de Haşmet Uslu’lu Fuar Geceleri’ni, Cemal ve Atalay Noyaner’in oldukça renkli sanatçılardan oluşan Akasyalar Bahçesi’nde ki görkemli Akşam Sefalarını, İbrahim Nurbige’nin Atış Poligonu Gazinosu’ndaki Özdemir Hazar’lı Sohbetlerini ,Egemen Bostancı patentli programlarla renklenen Ekici-Över Gazinosu’nu, Zeki Müren,Emel Sayın’lı ve Osman Yağmurdereli’li Manolya Eğlence Bahçesini,Müzeyyen Senar’lı Zeynep-Beşir Öğe’lerin Çamlık Senar Bahçesi’ni, Devlet ve Kent Protokoluna çalışan Park Restoran’ı, Hüseyin Türkmenoğlu’nun kaliteli Ada Gazinosunu, Paraşüt Kule Gazinosu’nu, Fethi Işık’ın Ferdi Özbeğen’li Kervansaray’ını, Zait Örel’in Coşkun Sabah’lı Golf Restoranı’nı,Safiye Ayla’lı Ayla-Mehtap Bahçesini unutmaları mümkün değildir. Ahh Nerede O Eski Fuarlar... İzmir’li Sevgili Hemşehrilerime Sağlık - şans – başarı ve mutluluklar diliyorum…

Sinemacıların 15. İzmir buluşmasıSinemacıların 15. İzmir buluşması

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 84. İzmir Enternasyonal Fuarı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ve her yıl büyük ilgi gören "Sinema Burada Festivali"nin 15'ncisi, İzmir Sanat Merkezi’nde düzenlenen törenle başladı. Zengin içeriğiyle sinemaseverleri bir kez daha Kültürpark’ta buluşturacak olan festivalin bu yılki onur ödülleri Işıl Yücesoy, Salih Güney, Özge Özberk ve Engin Altan Düzyatan’a verildi. Törenin en duygulu anları ise geçtiğimiz Mayıs ayında yaşamını yitiren ünlü sanatçı Zeki Alasya adına verilen “Saygı Ödülü”nün takdimi sırasında yaşandı. Yurt dışında olduğu için törene katılamayan eşi Jülide Alasya'nın yolladığı mesaj, salonda “buruk” bir hava estirdi. Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Enternasyonal Fuarı’nın tarihine ilişkin hatırlatmalarda bulunarak barış çağrısı yaptı. Başkan Kocaoğlu, “Burası pek çok savaşa şahitlik etti. Ama hep barıştan, hep insan haklarından yana oldu. Soğuk savaş yıllarında, İkinci Dünya Savaşı yıllarında savaşan devletleri bir araya getirdi. Kardeşliğe hizmet etti. Bugün de dünyamızın, özellikle bölgemizin her şeyden çok barışa ihtiyacı var. Ufak tefek farklılıklarımızı, düşünce ayrılıklarımızı bir tarafa bırakarak ülkemize bir an önce barış getirmeliyiz. Ve bunun birlik olmalıyız. Ülkemiz için, gelecek için birlik olacağız. Bundan başka çaremiz yok" dedi. Açılış töreninde kürsüye gelen Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Adanır ise İzmirliler için çok güzel filmler seçtiklerini belirterek, "Bu sene İZFAŞ, ana tema olarak eğitimi belirledi. Biz de o temaya göre filmler bulduk. Herkese izlemesini tavsiye ediyorum. Ben bir kaç tanesini çok kez izledim. Ama tekrar izlemeye hazırım" şeklinde konuştu. Ağlatan davet Sinemaya uzun yıllardır emek veren ünlü sanatçı Işıl Yücesoy ödül töreninde yaptığı konuşmasında sözlerine "Canım İzmirliler" diyerek başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kendisine gönderdiği davetiyede yazan bir cümlenin kendisini çok duygulandırdığını anlatan Yücesoy şöyle devam etti: "Genç kızlığımın uzun yıllarını geçirdiğim İzmir’de, bu önemli, çok güzel, çok muhteşem ve üstüme sorumluluk veren bu onuru aldığım için, aranızda olduğum için şükrediyorum. Bu ödülün davetiyesi elime geçtiği zaman Sayın Başkanımız Aziz Kocaoğlu'nun imzası vardı üstünde, çok hoş sözler etmişti. Çok zarifti, ama en alttaki cümle beni ağlattı. Şöyle diyordu Sayın Kocaoğlu bana; 'Sayın Işıl Yücesoy. Bu ödül size İzmirlilerin sevgisi, saygısı ve vefasıdır'. Gelin de ağlamayın. Bu ödüle beni layık gören herkese çok teşekkür ediyorum." Cumhuriyet için.. Salih Güney ise sahnede yaptığı kısa konuşmasında bu ödülle çok onurlandığını söyledi. Bir ülkede bilim ve sanattan daha fazla siyaset konuşulursa, o ülkenin üçüncü sınıf bir ülke olduğuna inandığını vurgulayan Güney, "Hoşuma giden, doğru bulduğum, haklı bulduğum her şey ve herkes için dövüşebilirim. Yaşım hiç önemli değil; özgürlük için, adalet için, Cumhuriyet için dövüşebilirim" şeklinde konuştu. Tema "eğitim" Festivalin bu yılki teması, 84. İzmir Enternasyonal Fuarı teması kapsamında “Eğitim Filmleri İEF’de” olarak belirlendi. Sinema Burada Festivali, eğitim sorunlarının değişik boyutlarını ele alan çok sayıda filmi Fuar seyircisiyle buluşturmanın yanı sıra izleyenleri bu konuda hem eğlendirip hem de düşündürecek. Tematik olma özelliğinin yanı sıra, kısa film gösterimleri, sinema söyleşileri ve her yıl belgesel türüne özel bir bölüm ayrılan etkinlik, İzmir Sanat Merkezi’nde ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşuyor. Sinema Burada Festivali’nde, 19 film ve 1 belgesel olmak üzere toplam 20 gösterim gerçekleştiriliyor. Girişler için ücretsiz davetiyeler, her gösterimden bir gün önce İzmir Sanat Merkezi gişesinden temin edilebilir. Gençlere özel Festivalin en ilgi çekici etkinliklerinden biri olan ‘Gençler İçin Film Atölyesi’nde konunun uzmanı isimler, sinema tutkunu 12 – 16 yaş arası gençlere senaryo, kamera kullanımı, çekim teknikleri, kurgu, ses ve müzik bilgisine ilişkin eğitim verdi. Daha sonra atölyeye katılan gençlere, kendilerine tahsis edilen teçhizatlarla ilk filmlerini çekme olanağı sunuldu. Gençler İçin Film Atölyesi Ödül Töreni, 6 Eylül 2015 Pazar günü saat 18.00’de İzmir Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. SİNEMA BURADA FESTİVALİ PROGRAMI 2 EYLÜL ÇARŞAMBA BÜYÜK SALON KÜÇÜK SALON 21.00 AÇILIŞ FİLMİ: UNUTURSAM FISILDA 16.00 HİSAR KISA FİLM SEÇKİSİ 20.00 AŞKTAN DA ÜSTÜN 3 EYLÜL PERŞEMBE BÜYÜK SALON KÜÇÜK SALON 17.00 KUZU 16.00 SEVGİLİ ÖĞRETMENİM / TO SIR, WITH LOVE 19.00 SİVAS 18.00 KORO / LES CHORISTES 21.00 UNUTURSAM FISILDA 20.00 HAL VE GİDİŞ SIFIR ZERO DE CONDUITE: JEUNES DIABLES AU COLLEGE 4 EYLÜL CUMA BÜYÜK SALON KÜÇÜK SALON 17.00 ATMACA / BIRDMAN 16.00 ÖZGÜRLÜK YAZARLARI / FREEDOM WRITERS 19.00 TAKSİ TAHRAN 18.00 EĞER / IF 21.00 SİVAS ** 20.00 KARA TAHTA / TAHTE REŞ 5 EYLÜL CUMARTESİ BÜYÜK SALON KÜÇÜK SALON 17.00 TAKSİ TAHRAN 16.00 BELGESEL DÜNYASINDAN *** “MİMASIN ÇOCUKLARI” 19.00 WHIPLASH 18.00 DUVAR / THE WALL 21.00 ANNEMİN ŞARKISI ** 20.00 BAŞKA TANRININ ÇOCUKLARI CHILDREN OF A LESSER GOD 6 EYLÜL PAZAR BÜYÜK SALON KÜÇÜK SALON 17.00 WHIPLASH 16.00 ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ / DEAD POETS SOCIETY 19.00 ANNEMİN ŞARKISI 18.00 GENÇLER İÇİN FİLM ATÖLYESİ ÖDÜL TÖRENİ 21.00 KUZU 20.00 EĞER / IF

Pakistan’dan İzmir’e özel ilgiPakistan’dan İzmir’e özel ilgi

Pakistan Sanayi ve Üretim Bakanı Ghulam Murtaza Khan Jatoi, ülkesinin İzmir’deki potansiyeli değerlendirmek için çalışmalarını yoğunlaştırmaya başladığını söyledi. Pakistan Sanayi ve Üretim Bakanı Jatoi, beraberindeki heyetle Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar’ı ziyaret etti. Konuk bakana İzmir ile ilgili ayrıntılı bir sunum yapan Yorgancılar, İzmirli sanayicilerin gıdadan tekstile, otomotiv ve yan sanayinden inşaata, makineden kimya ve petrokimyaya kadar 64 değişik sektörde dünya pazarlarında kalitesiyle dikkat çeken üretim gerçekleştirdiklerini söyledi. Ender Yorgancılar, İzmir’in uluslararası bağlantıları, altyapısı tamamlanmış, yatırıma hazır organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeleri, lojistik avantajları, 9 üniversitesi ve nitelikli iş gücünün yanısıra sosyal yaşamı ve iklimiyle de yatırım yapılabilecek kent olduğunu vurgularken, “Türkiye’de 145 Pakistan sermayeli şirket faaliyet gösterirken, İzmir’de bu sayı 5. Dış ticaretimizde karşılıklı olarak gıda, tekstil, plastik, makine sektörlerinde ticaret yapıyoruz. Pakistanlı şirketlerin İzmir’de yatırımlarını artırmaları, ülkelerimiz arasındaki toplam 700 milyon dolarlık haciminin içinde İzmir ile Pakistan arasındaki 45 milyon dolarlık rakamın aramızdaki kardeşlik bağlarının potansiyelini yansıtacak şekilde artması gerekiyor” diye konuştu. Pakistan Sanayi ve Üretim Bakanı Ghulam Murtaza Khan Jatoi de, İzmir’deki potansiyeli gördükten sonra bu kentten ülkesine yapılan ihracatın potansiyeli yansıtmadığını belirtti. Jatoi, “Pakistan İzmir’i tanıdıktan sonra çalışmalarını buraya yoğunlaştırdı. Pakistan’ın İzmir’den alabileceği pekçok şey var. İzmir’den bir heyeti mutlaka Pakistan’a bekliyoruz. 8-10 Eylül’de Karaçi’de 11’nci kez gerçekleştirilecek Asya Sağlık 2015 Fuarı dolayısıyla yapacağınız ziyaret verimli olacaktır” dedi. Pakistan heyetinin EBSO ziyaretinde Yönetim Kurulu Üyeleri Kamil Porsuk, Eyüp Sevimli ve Ateş İlyas Demirkalkan ile Pakistan İzmir Fahri Konsolosu Yaşar Eren de hazır bulundu.

Ağustos hüzünleri ve 84 yıllık İEFAğustos hüzünleri ve 84 yıllık İEF

Ağustos Ayına da acılarla, hüzünlerle girdik. Bir türlü durmak bilmeyen Şehit cenazelerinin yanı sıra ard arda çok önemli değerlerimizi de yitirdik ve toprağa verdik. Türkiye’mizde “Halkla İlişkiler ve İletişim Biliminin” Kurucusu Prof. Dr. Alaeddin Asna’yı İstanbul’da toprağa verdik. Dünyaca ünlü, Türkiyemizin medarı iftiharı Ressam, Fotograf Sanatçısı, Yazar, Şair ve Gazeteci, İnsanlık Ustası Fikret Otyam’ı yitirdik ve toprağa verdik. Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı da yapmış, İzmir Noterler Odası’nın kurucu Başkanı, eski İzmir 15’nci Noteri, iyiliksever ve hayırsever değerimiz, başarılı hukukçu Esat Fero’yu da yitirdik ve toprağa verdik. Ağustos ölümleri bitmek bilmiyor. İzmir’lilerin çok sevdikleri değerlerimizden, çok yönlü bir kültür ve sanat adamı ve insanlık ustası olan Tarık Dursun Kakınç’ı da maalesef yitirdik ve toprağa verdik. Tarık Dursun K. Gerçek anlamda bir İzmir servdalısıydı. Karşıyakalıydı. Son yıllarını Foça’da yaşadı. Karşıyaka sahilinde ki evinde öldü. Türkiye’de Sinema sanatının da öncüsüydü. Yüzlerce eserinden bazıları yabancı dillere de çevrildi. Geçtiğimiz haftanın başında 15’nci ölüm yıl gününde Gültepe’de andığımız 68 kuşağının dervrimci ve halkçı önderlerinden Aydın Erten’in anma törenine yüzlerce kişi katıldı. Aydın Erten’in adına bir “Yerel Yönetim Bilim Akademisi” açılması istendi. Belediyelerimizin düzenledikleri festivaller, şenlikler şehit ölümleri nedeniyle eğlence yönü olmadan, mütevazi etkinliklerle sürdürülüyor. Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce’nin davetiyle Bugün Ben de ’ndeyim. Juri Üyesi olarak Payamlı’lı bardacık ureticilerine Ben de destek vereceğim. Sizleri de beklerim. Sadece Ege’nin ve İzmir’in değil, tüm Türkiye’nin en önemli organizasyonu; İzmir Enternasyonal Fuarı, Evrensel kimliğiyle bu yıl 84’ncü kez yine Kültürpark’ta düzenleniyor. 28 Ağustos 2015 Cuma günü Saat:18.00’de Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nda açılacak olan ve 6 Eylül akşamı kapanacak olan vazgeçilmez Cumhuriyet değerimiz Fuarımızda bu yıl, “Eğitim” teması işlenecek. Onur Konuğu kentimiz ise; son yılların en çok gelişen ve aşama kaydeden modern kenti, Yılmaz Büyükerşan’ın “Eskişehir ilimiz” olacak. Partner Ülke ise “Türkmenistan Cumhuriyeti ” olacak. Fuarda bu yıl, Atatürk Cumhuriyetiyle birlikte gelişen ve değişen eğitim konusu çok geniş anlamda işlenecek. Resmi öğrenim kurumları, Üniversiteler, Orta ve ilk öğretim, vakıf ve özel öğrenim kurumları kendilerini tanıtacaklar. Halen uygulanan ve uygulanacak olan öğrenim ve eğitim sistemleri esas alınarak bu alanda faaliyet gösteren öğrenim kurumları, eğitim araç ve gereçleri üreticileri ile ithal eden firmalar ve kuruluşlar ile Sivil Toplum Örgütleri, Milli Eğitimin ve İZFAŞ Fuarcılık’ın denetim sorumluluğunda; spesifik etkinlikler düzenleyecekler. Panel, Seminer, Toplantı ve Forumlarda yeni ve çağdaş eğitim-öğretim yöntemleri gündeme getirilecek, araştırılacak ve tartışılacak. 28 Ağustos’dan 6 Eylül gecesine kadar tam 10 gün ekonomik, sosyal ve nostaljik anlamda 12 ana başlıktan oluşan olağanüstü ve rengarenk etkinlikler yaşanacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile İZFAŞ Yönetimi ve çalışanları ayrıcalıklı ve renkli bir fuar için aylardan beri çalışmalarını aralıksız sürdürüyorlar. Bu yıl ki tek eksikliğimiz; “9 Eylül İzmir’in Kurtuluş Bayramı” nın Fuarla birlikte yaşanılmayacak oluşudur. Dünya’da ve Avrupa’da en az 100 yıllık geçmişe sahip; Fuar ve Sergicilik kavramı, Türkiye’de ilk kez “1923 İzmir İktisat Kongresi” sırasında açılan “Yerli Malları Sergisi” yle kendisini göstermiştir. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yeni Cumhuriyet Türkiye’sini kurarken başlattığı bu çağdaş atılım sayesinde günümüzün Türk Fuarcılığı doğmuş ve gelişmiştir. İzmir Enternasyonal Fuarı, Dünya genelinde en eski fuarlardan biridir. Merkezi Paris’te bulunan UFI’nin de 83 yıllık üyesidir. UFI’ye kabul edilen ilk ve tek Türkiye Fuarıdır. Son yıllarda Sergicilik ve Fuarcılık, Türkiye’de de olağanüstü gelişmeler göstermiştir. Ulusumuzun kalkınma sembolü olan İzmir Fuarı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında henüz emeklemekte olan yerli imalatçı ve tüccarlarımıza çalışma ve moral azmi kazandırmıştır. Türk Ulusu ve İzmir’liler, İzmir Fuarı’yla övünmelidir. Özellikle Dr. Behçet Uz , tam 83 yıl önce 1932'de şimdiki Fuarın kurulduğu ve istilacı emperyalist düşmanın yakıp yıkarak harabeye çevirdiği yangın alanı denilen şimdiki Kültürpark alanını; "Bu enkazı siz 40 yılda ancak kaldırabilirsiniz" diyenleri utandırırcasına 23 ay gibi kısa bir sürede tertemiz yaptırmayı başarmıştır. Dr. Behçet Uz’a, Kültürpark alanında ki enkazın temizlenmesinde; Yol Müteahhidi Bayburt’lu Niyazi(Ersoy) ile İtfaiye Kumandanı Konyalı Uzun İbrahim(Günay) Yardım etmişlerdir. Tonlarca enkazı gece gündüz taşıyan arabaların atlarından 168 tanesi ölünce Dr. Behçet Uz, Kültürpark’ın Yapımında Ölen Atlar İçin, yakın dostu Heykeltraş Şadi Çalık’a bir Anıt dahi yaptırmıştır. Şu anda eski Hayvanat Bahçesi alanında bulunan bu kıymetli “Anıt Çeşme’nin gerçek yeri Basmane 9 Eylül Kapısı girişinde, şimdiki Behçet Uz Heykeli’nin bulunduğu yerin yanındaydı. Birileri 1963 yılında oradan kaldırmış, o zamanki Hayvanat Bahçesi’ne götürüp koydurmuş! Şimdi de bu önemli Anıt’ın hiç ilgisi olmayan Sasalı’da ki Doğal Yaşam Parkı’na götürülmesinin endişesi içindeyim. İnşallah böyle bir yanlışlık yapılmaz. Bu “Anıt Çeşme” Kültürpark’ın Yapımında ölen atların anısına yapılmıştır. Dünyanın ilk “Hayvan Dostu Anıtı” olan bu anıt, Kültürpark’ta daha güvenli bir yerde korunmalıdır. İlk kez 1923 İzmir İktisat Kongresi'nin beraberinde ihracatçı Şerif Remzi (Reyend) Bey'in İzmir'in Konak semtindeki incir-üzüm işletmesinde Yerli Mallar Sergisi adıyla açılan, sonra 1927 yılına kadar Mithatpaşa Sanatlar Mektebi'nde devam eden, 1929’dan itibaren 6 kez de Pasaport'taki Gazi Heykeli'nin arkasında; şimdiki Büyük Efes Oteli'nin bulunduğu alanda İzmir Dokuz Eylül Panayırı adıyla açılan İzmir Beynelmilel Fuarı, gerçek kimliğini, 84 yıl önce, Dr. Behçet Uz ve arkadaşlarının İzmir'e kazandırdıkları Kültürpark içinde ki düzenlenmesiyle bulmuştur. 20 Ağustos 1936’da görkemli bir törenle açılan ilk Kültürpark’ın ve İzmir Beynelmilel Fuarı’nın Açılış Töreni’ne Başvekil İsmet İnönü, Mareşal Fevzi Çakmak ile birlikte Kabine ve Parlamento üyeleri de katılmışlardı. Churchill’in İngiltere’si, Hitler’in Almanya’sı ile Stalin’in Sovyet Rusya’sı ise Kültürpark’da ki bu fuarın ilk katılımcı yabancı ülkeleriydi. Milli Panayır'dan Beynelmilel (Enternasyonal) Fuar'a geçilen harekette; Belediye Reisi Dr. Behçet Salih Uz Bey’in, Vali Kazım Dirik Paşa'nın, Mıntıka Ticaret Reisi Cemal Ziya Bey'in, Ticaret Bakanlığı Komiseri Suat Şakir Bey'in, sonradan İzmir Belediye Reisi Olan Belediye Daimi Encümen Azası Reşat Leblebicioğlu'nun, Kültürpark’ın Fikir Babası Belediye Reis Vekili Suad Yurtkoru'nun, Türk Ofis Raportörü Rahmi Zallak'ın, Orman Baş Mühendisi Ali Cevat Ziya Bey’in, Belediye Başmühendisi Cahit Çeçen'in Ve Belediye Baştabibi Dr.Ali Büket İle Gazeteci - Yazar Adnan Bilget'in (Eski Milletvekili Tunç Bilget’in Babası) üstün hizmetlerini hiç unutulmamalıdır. Onları daima rahmet ve sevgiyle anmalıyız. İzmir Fuarı'nın 20'nci yüzyıldan İz Bırakmış Bir Türk Gurur Abidesi olmasını sağlayanlar; milli mücadele sonrasında; savaştan yeni çıkmış yorgun Türkiye'mizin Kalkındığını ve Geliştiğini dosta, düşmana enternasyonal bir pencereden göstermişlerdir. 2015 yılı, 84’ncü İzmir Enternasyonal Fuarı Açılış Töreni heyecanını Ben şahsen bu yılda Lozan Meydanı’nda yaşamak isterdim. İzmir Fuarı’nın açılış törenleri, her zaman Fuarın Dokuz Eylül Kapısı önünde ya da Lozan Kapısı önünde yapılmalıdır. Halk, Açılış heyecanını yaşamalıdır. İzmir Enternasyonal Fuarları, geleneklerimize uygun olarak Gaziemir’de ki yeni fuar alanında değil de Kültürpark’ta düzenlenmelidir. Kültürpark; Kültür ve Sanat Tesisleriyle, Doğal Zenginlikleri ile Göl ve Havuzları ile, Lunaparkları ve Botanik Bahçeleri ile, Spor Tesisleri, Müzeleri ve Kütüphaneleri ile yeniden tanzim edilmelidir. Halkımızın; Çay Bahçelerinde, Semaver ve Nargile Köşelerinde ve müstesna yeme-içme noktalarında yılın 12 ayı dinlenebilecekleri gerçekten bir “Kültürpark Alanı” varlığını korumalıdır. Bizim gibi; 1950’li, 1960’lı, 1970’li, 1980’li ve 1990’lı yılların Fuarlarını Kültürpark’ta yaşayanların, Safiye Ayla’ları, Zeki Müren’leri, Müzeyyen Senar’ları, Ferdi Özbeğen’i, Nüket Duru’yu, Hamiyet Yüceses’i, Emel Sayın’ı, Ayla Dikmen’i, Neşe Can’ları, Tanju Okan’ları, Gönül Yazar’ları, Yıldız-Ahmet Gazi Ayhan’ları, İsmail Dümbüllü’leri, Muammmer Karaca’ları, Muzaffer Hepgüler’leri, Nejat Uygur’ları, Ulvi Uraz’ı, Avni Dilligil’i, Aziz Basmacı’yı, Suna Pekuysal’ı, İstanbul Şehir Tiyatro’larını, Lüküs Hayat Opereti’ni, Buz Revüleri’ni, Enternasyonal Sirkleri, Akrobasi Sanatçıları’nı, Pala Halit Lakaplı Halit Karabilgin’in Palmiyeler Gazinosu Akşamlarını, Necdet Yazar’ın Göl Gazinosu gecelerini, Saffet Kuyaş’ın Mogambo da ki, Ali Ulutanır’ın Kübana da ki doyumsuz Haşmet Uslu’lu Fuar Geceleri’ni, Cemal ve Atalay Noyaner’in Akasyalar Bahçesi’nde ki Akşam Sefalarını, Özdemir Hazar’ın İzmir Sohbetlerini unutmaları mümkün değildir. Ahh Nerede O Eski Fuarlar... O Fuarlarda Bülbüller öterdi... 13 gün sonra; 28 Ağustos 2015 Cuma Akşamı kapılarını evrensel dünyaya 84. kez açacak olan İzmir Enternasyonal Fuarı’mız için yapılan hazırlıkların başarılı geçmesini diliyorum. Halkla bütünleşecek nostaljisi bol bir Fuar diliyorum.

Efes'e kanalın tam zamanı...Efes'e kanalın tam zamanı...

Milattan önce 6 bin yıldan evvel… Cilalı taş devrinden bu yana… Roma ve antik Yunan’ın ön önemli kentiydi. Hak ettiğini bugün buldu. UNESCO’nun Dünya Mirasları Listesi’ne girdi. Mevcut değeri katlandı. Turist bereketi de yakında görülür. *** Efes’i 7 kıtada tavan yaptıracak proje; Antik kanal ve iç liman. Şimdi denilecek ki… Eski Bakan Binali Yıldırım’ın 35 projesinden biri. Doğrudur. Ama esas gerçek, bu projenin yıllar önce tasarlandığı, planlarının çizildiğidir. *** Yıl 1994. Efes’in Dünya Mirasları listesine alınması için başvuru yapılırken… Dönemin İzmir Valisi Kutlu Aktaş, “ Antik Dünyanın Başkenti Efes” adıyla çalışma başlattı. Doğu ile Batı (Asya-Avrupa) arasındaki kapı olacak, tarihi boyunca uygarlık, bilim,sanat merkezi olarak bilinen Efes’in denizle bütünleşmesi planlanır. Yaşanan büyük depremler… Bizans döneminde Küçük Menderes’in getirdiği alüvyonlarla dolan limanın açılması ve denizle buluşturulması kararı verildi. O dönem baş gösteren sıtma nedeniyle terk edilen şehrin tam anlamıyla ortaya çıkarılması hayali büyüktü. Arkeolog Prof. Dr Ümit Serdaroğlu, titiz çalışmayla projesini çizdi. Bölge ilk haline döndürülecekti. Bunun için… Önce kanal ağzı temizlenecek, teknelerin girmesi sağlanacak… Sonra ilerleyen denizle birlikte 12 kilometrelik su yolundan iç limana ulaşılacaktır. Rahmetli Serdaroğlu ,o günlerde “ Burası kazılınca, iki Efes antik kenti daha ortaya çıkacak. Suların altında iki büyük yerleşim var” diyordu. *** Heyecan verici proje için o dönem devlet desteği, özel şirketlerin sponsorluğu gerekliydi. İzmirli Gazeteci Ertuğrul Kale, halkla ilişkiler şirketi aracılığıyla kaynak aradı. Ve buldu. Ancak o dönemin Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokratlarını ikna edemedi. “Önce Pamukkale’nin kapıları” denildi. Proje, askıya alındı. *** Taa… 2011 genel seçimlerine kadar. Hükümetin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, planı çıkardı 35 proje arasına aldı ama… Hız kazandıramadı. Bugün… DSİ Genel müdürlüğü, bölgede inceleme yapıyor, çalışma başlatacak. Parası, pulu, zamanı, onayı denk getirilirse… Antik kenht limanına başlanacak. *** Tam zamanıdır. Proje, duraklayan turizm için ara gazıdır. Tamamlanırsa da… Ülkenin altın yumurtlayan tavuğudur!

Sivrisinek'ten kurtulmak için ne yapmalı?..Sivrisinek'ten kurtulmak için ne yapmalı?..

Sivrisineklerden kurtulmanın 12 doğal yöntemi 1. Kendinize ait bir bahçeniz varsa bu bitkileri ekmekte fayda var. Kendinize ait bir bahçeniz varsa bu bitkileri ekmekte fayda var. İdris Otu: Oldukça güçlü bir kokuya sahip olan idris otu, sadece sivrisinekleri kovmakla kalmıyor, yağı aynı zamanda böcek ilaçlarında da kullanılıyor. Kolay bakımı ve yapısıyla baharda bahçenizde yetiştirebileceğiniz bir bitki. Yalancı Melisa: Kimi zaman sivrisinek otu olarak da bilinen yalancı melisa, güçlü narenciye kokusuyla sivrisinekleri yaklaştırmıyor. Bu bitki aynı zamanda Asya yemeklerinde de kullanılıyor. Mide ağrılarını ve boğaz ağrısını geçirme özelliği olduğu biliniyor. Yalancı melisayı da kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. Kedi Nanesi: Naneye bağlı bir bitki olan kedi nanesinin birçok sinek ilacından daha etkili olduğu saptanmıştır. Yetiştirilmesi de oldukça kolay. Biberiye: Yenilebilen bir bitki olarak yetiştirilen biberiye aynı zamanda kokusuyla sivrisinekleri de uzaklaştırıyor. Bahçenizde su birikintisi olmamasına dikkat edin. Durgun sular sivrisineklerin yaşam alanıdır. Çatınızdaki yağmur kanallarını düzenli olarak temizletin. Saksıların dibinde su birikmemesine özen gösterin. 2. Odaya taze fesleğen alın. Odaya taze fesleğen alın. Fesleğen kokusu sivrisinekleri uzaklaştırır. Başucunuza bir saksı fesleğen ya da bir tutam reyhan koyarsanız, odanıza sivri sinek gelmez. 3. Koyu renk elbise giymeyin. Koyu renk elbise giymeyin. Sivrisinekler genellikle koyu renkleri barınağı olarak görür. Koyu renkteki nesneleri evinizde bulundurursanız, sivrisinekler sizin yanınıza uğramayacaklardır. 4. İçinde sirke bulunan bir bardağı pencerenin yanına koyun. Güçlü kokusu sinekleri yaklaştırmayacak ve içeri sokmayacaktır. İçinde sirke bulunan bir bardağı pencerenin yanına koyun. Güçlü kokusu sinekleri yaklaştırmayacak ve içeri sokmayacaktır. 5. Kokusu rahatsız etmeyecekse sarımsak ya da soğanı ikiye bölüp başucunuza koyarak da sineklerden korunabilirsiniz. Kokusu rahatsız etmeyecekse sarımsak ya da soğanı ikiye bölüp başucunuza koyarak da sineklerden korunabilirsiniz. 6. Her gün bolca C vitamini tüketin. C vitamini suda eriyebilen bir vitamin olduğundan vücudunuzda birikmez, fazla terlemeyi önler, sivrisinekler de bundan nefret ederler. Her gün bolca C vitamini tüketin. C vitamini suda eriyebilen bir vitamin olduğundan vücudunuzda birikmez, fazla terlemeyi önler, sivrisinekler de bundan nefret ederler. Mercimek, badem ve mantar gibi B vitamininden zengin gıdalarla beslenin. Tuzlu gıdalardan ve potasyumlu yiyeceklerden uzak durmalısınız. Çünkü laktik asitler sivrisinekleri size doğru çeker. 7. Lambanızın üzerine bir poşet su asın Lambanızın üzerine bir poşet su asın Karadenizli vatandaşlarımızın denediği ve başarılı olduğu görülmüş olan bir yöntemde; gerekli olan malzeme 1 adet poşet biraz su ve bir de evimizdeki yanan lamba. İçine su doldurulan bir poşet, ağzı bağlanarak yanmakta olan lambamızın hemen yanında tavana asılı şekilde bırakılıyor. Çok ilginç de olsa sivrisinekler bu bölgeye yaklaşmıyor. 8. Doğal sivrisinek kovucu 1: Süper Güçlü Kovucu Doğal sivrisinek kovucu 1: Süper Güçlü Kovucu 1 su bardağı elma sirkesi, birer tutam kurutulmuş Adaçayı, Biberiye, Lavanta, Kekik ve Nane, 1 adet kapaklı cam kavanoz Cam kavanoza sirke ve otları koyun, ağzını sıkıca kapatın. 2 hafta boyunca her gün çalkalayarak, buzdolabında muhafaza edin. 2. Haftanın sonunda otları süzün ve geriye kalan sıvıyı yarı yarıya sulandırarak, gönül rahatlığıyla cildinize sürebilirsiniz. 9. Doğal sivrisinek kovucu 2: Nane Limon Spreyi Doğal sivrisinek kovucu 2: Nane Limon Spreyi 1 su bardağı su, 5 damla limon yağı, 10 damla fesleğen ya da nane yağı Tüm malzemeleri şişenin içine koyup çalkalayın ve sivrisineklerden korunmak için cildinize tatbik edin. 10. Doğal sivrisinek kovucu 3: Limonlu karanfil Doğal sivrisinek kovucu 3: Limonlu karanfil 1 adet olgunlaşmamış limon ya da lime limonu, 10 adet karanfil Olgunlaşmamış limonu avuç içinizde bastırarak sulandırın. Ortadan ikiye keserek, içine karanfiller saplayın ve masanın ortasına yerleştirin. Sivrisinekler limon ve karanfil esansının kokusunu sevmedikleri için odanıza yaklaşamayacaklardır.

Karşıyaka'da şampiyonluk kutlamaları devam ediyor...Karşıyaka'da şampiyonluk kutlamaları devam ediyor...

Türkiye Basketbol Ligi'nde 28 yıl sonra yeniden şampiyon olan Pınar Karşıyaka'da sevinç devam ediyor... Şampiyonluğun kutlaması gece Karşıyaka Belediyesi'nin düzenlediği organizasyonla devam etti. Yeşil-kırmızılı oyuncular ve teknik heyet, Karşıyaka Belediyesi'nin önünden üstü açık otobüse bindi. Bostanlı Rekreasyon alanına gitti ve burada da coşku adeta doruğa çıktı... Oluşturulan kortejde Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar ve Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Ali Erten, otobüsün önünde yer aldı. Binlerce taraftarın eşliğinde Çarşı'dan geçildi. Sahil boyuncu patlayan havai fişekler meşaleler geceyi aydınlattı. Pınar Karşıyakalı basketbolcular, taraftarların yoğun ilgisi nedeniyle Bostanlı Rekreasyon alanında kurulan sahneye kadar 3 kilometrelik yolu 3 saatte alabildi. Takım kutlama alanına vardığında coşku doruğa ulaştı. Alanı dolduran on binlerce Karşıyakalı, 'Şampiyon Kaf Sin Kaf' tezahüratlarıyla yeri göğü inletti. Kaf-Kaf'a 3 sezonda 3 kupa kazandıran Antrenör Ufuk Sarıca ve oyuncular, isimleri tek tek anons edilerek sahneye davet edildi. Bu şampiyonluğu 28 yıl beklediklerini söyleyen Başkan Ali Erten, Eski Başkan Fatih Diniz'i de sahneye davet ederek, "Bugün kupayı doyasıya kutlama günü" dedi. Gün içinde İstanbul Boğaziçi Köprüsü'ne 100 metrelik dev bir Karşıyaka bayrağı asan Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar ise, "Ufuk Sarıca'nın da söylediği gibi bizim hayallerimiz hep büyük oldu. Üstgeçitlere değil Boğaz Köprüsü'ne astığımız bayrağa Asya ve Avrupa selam duruyor" diye konuştu. Teknik heyet, oyuncular, yönetim ve taraftarın büyük özverisiyle yıllar sonra şampiyonluğun geldiğini söyleyen Akpınar, "Şampiyonluk geldi, salı günü Euroleague'i de Karşıyakamıza getireceğiz" ifadelerini kullandı. Karşıyakalılar, konuşmaların ardından hep birlikte şampiyonluk pastasını kesti. Alanı dolduran taraftarla birlikte tezahürat yapan oyuncular, finalde Ankara'nın Bağları şarkısı eşliğinde hep birlikte göbek attı.

Süleyman Alasya'nın adı parkta yaşatılacak...Süleyman Alasya'nın adı parkta yaşatılacak...

İzmir'de, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden spor yazarı ve gazeteci Süleyman Alasya'nın adı, doğup büyüdüğü Kahramanlar Semti'ndeki bir parkta yaşatılacak. Konak Belediyesi'nin Haziran ayı olağan meclis toplantısı, Belediye Başkanı Sema Pekdaş yönetiminde gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu'nda yapılan ve gündeme ilişkin konuların oylandığı toplantıda, hayatını kaybeden spor yazarı ve gazeteci Süleyman Alasya'nın adının doğup büyüdüğü Kahramanlar Semti'ndeki bir parka verilmesi konusunda hazırlanan önerge de görüşüldü. Başkan Pekdaş, Süleyman Alasya'nın İzmirli'lerin çok yakından tanıdığı bir isim olduğunu belirterek, "Süleyman Alasya hem spor çevrelerinin hem gazetecilerin hem de İzmir kamuoyunun çok yakından tanıdığı bir isimdir. Bir yıl önce kendisini kaybettik. Bunun üzerine gazeteci arkadaşları Süleyman Alasya'nın isminin yaşatılmasını, bir parka adının verilmesini bizden talep etti. Bir araştırma yaptık ve Kahramanlar'da Süleyman Alasya'nın spor yaptığı, yürüyüş yaptığı 1421 sokak yanı parkını belirledik. O parkın yanında Türkiye'nin önemli spor adamlarından Nevzat Güzelırmak'ın da adının yer aldığı başka bir park var. Hem Nevzat Güzelırmak'ın hem de Süleyman Alasya'nın isimleri bir arada yaşasınlar istiyoruz" dedi. Yapılan oylama sonunda, 1421 sokak yanı parkının adı oy birliğiyle 'Süleyman Alasya Parkı' olarak değiştirildi. -

Güzel İzmirliler...Güzel İzmirliler...

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi`nin Kalp Damar Cerrahisi Bölümü, Benim degerlendirmelerime göre Hastanenin manzarası en güzel olan tarafına bakıyor. 18 günden beri tedavim için zorunlu istirahatte bulunduğum 2`nci kattaki odamın penceresi yemyeşil doğa güzelliklerine sahip Balçova ve Narlidere tepelerine bakıyor. bilmem bilirmisiniz? hastanelerde güne çok erken saatlerde başlanır. Her sabah saat 06.00`dan itibaren mor, sarı, yeşil, kırmızı, beyaz karışımı bahar renkleriyle mimozalarla, leylaklarla kucaklaşmanın ve muhteşem Mayısb görüntülerinin keyfini sürüyorum. Daha ilerde daha detaylı anlatacağım. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi sanki koskoca bir şehir gibi... Başhekim Prof. Dr. Mehmet Refik Mas`dan öğrendiğim kadarıyla sadece kış aylarında 5000`in üzerinde kaliteli bir personel kadrosu çalıştırılıyor... Gerçekten burası Türkiyenin en kaliteli üniversite hastanesi olmanın koşullarına sahip. Prof. Dr. Erdem Silistreli`nin, Prof. Dr. Ali Barutçu`nun, Yard.Doç.Dr. Tuğra Gencpinar`ın ve Azeri Dr. Agil Allahverdiye`nin ilgili ve şefkatli bakimlariyla. Hepsi birbirinden kaliteli fedakâr HEMŞIRE ordusunun ve vefakar-çalışkan < idari ve yardımcı hizmetler ekiplerinin > emsalsiz katkılarıyla zor ve ızdırapli günleri aşıp, inşallah şifa bularak hastaneden ayrılacağım. Kollektif çalışma anlayışıyla, DEU Hastanesinin Kalp DamarCerrahisi-Enfeksiyon ve Plastik Cerrahi Bölümleri koordineli bir çalışma anlayışıyla iyiliğim için çalışıyorlar. Şimdiden DEU Hastanesi yöneticilerine ve çalışanlarına teşekkürler ediyorum . Izmir’imizde Mayıs ayları daima canlı ve dinamik yaşanır. Öğretim yılı sonrası olması nedeniyle; elbette ki okullarda yıl sonu etkinlikleri, mezuniyet şenlikleri, Üniversite Şenlikleri, belediyelerimizin bahar şenlikleri, demokratik sivil kitle örgütlerinin kermesleri, sergi etkinlikleri, “anneler günü kermesleri”, bahar gezileri, açık alanlarda çim konserleri daha pek çok etkinliler yaşanır ve yaşanıyor. Tabii, 7 Haziran`da yapılacak olan Genel Seçimler nedeniyle Siyasi Partilerin propaganda çalışmaları da kentimizde zorunlu bir hareketlilik yarattı... Bilmiyorum neden? Bu seçimlerde halkımızda bir durgunluk var.. Şahsen Ben, daha önceki seçimlerde gördüğüm coşku ve heyecanı bu genel seçimlerde göremiyorum... Halkimizda bir durgunluk, kararsızlık var. Inşallah herkes sandıklara gider, oylarını kullanır.. Katılımı yüksek bir seçim olur .... İster inanın, isterseniz inanmayın? Büyük Dayım Milli Mücadele Kahramanı Albay Fehmi Yasıtlı’nın yaşam notlarına göre; Türkiye’nin ilk 1 Mayıs’ı da 110 yıl önce 1905 yılında, imalathanelerin, atölyelerin bolca olduğu, bu nedenle amele pazarlarının ve kıraathanelerinin de çok olduğu Basmane, Altınpark’da kutlanılmıştır. Evet; Türkiye’nin en önemli olayları Mayıs ayı içinde ve özellikle İzmir’de yaşanılmıştır. 96 yıl önce 15 Mayıs 1919 günü şayet emperyalist düşman İzmir’i işgal etmeseydi, belki de Gazi Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’dan deniz yoluyla Samsun’a hareketini bu kadar önceye almayacaktı. Belki de Samsun’a 19 Mayıs’da değil de; daha ilerki bir günde çıkacaktı. 9500 yıllık olduğu iddia edilen, ancak 7000 yıllık tarihi bilimsel anlamda bilinen “Güzel İzmir”imizde, tarihi boyunca özellikle bahar aylarında sayısız olaylar yaşanmıştır. Ben o kadar gerilere gitmeyeceğim. Ben kısa zamanda yaşanmışları ve yaşanılacakları anlatacağım. 42 yıl öncesinde olduğu gibi bu yıl da, 6 Mayıs Safak vakti’nde, “İzmir’li 68’liler” olarak, 43 yıl önce yurtsever oldukları için ve Türkiye’mizi yok etmek isteyen emperyalizme karşı çıktıkları için uyduruk mahkemelerin verdikleri, yasa dışı kararlarla astırtılan Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı ve Hüseyin İnan’ı Buca’da bulunan Türkiye’nin ilk “Üç Fidanlar Anıtı” önünde bu yıl da andık. Saat:05.23’de Deniz Gezmiş’in yaşama veda ettiği anı, saygı duruşlarımızla yaşadık. Etkinliğimize destek veren; Buca Belediyesi’ne, Buca Belediye Baskanı Levent Priştina`ya, Buca eski Belediye Başkanı Ercan Tatı’ya, DİSK Bölge Temsilciliğine, Demokratik Sivil Kitle Örgütleri mensuplarına, katılan yüzlerce yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İzmir’in en kara günü olan 15 Mayıs 1919’un, 96’inci yıldönümünü de anlamına uygun olarak andık. Şehit Gazeteci Hasan Tahsin’i(Osman Nevres’i), Şehit Sarıkışla Komutanı Miralay Süleyman Fethi Bey’i ve Dedem Darendeli Halim Çavuş’un da içinde olduğu binlerce “İzmir şehidimizi” rahmet ve özlemle yad ettik. Çok sevdiğim iki insanı; Mazhar Zorlu ile Tekin Çullu’yu her Mayıs ayında ard arda anmak kaderimi bu yılda yaşarken, Enis Berki ve Necdet Karar gibi dostlarımı da, Mayıs’ın ilk günlerinde anmayı bu yil da sürdürdüm. 7 Mayıs Çarşamba günü,14 yıl önce piyanosunun başında, kendisini izlemeye gelen yüzlerce sanatseverinin önünde yaşama veda eden “Şopen” adıyla anılan emsalsiz sanatçı “Şopen Necdet” (Karar)’ı da anildi.10 Mayıs Pazar günü, 5’ncü özlem yıl gününde, Tekin Cullu ile 4`ncü özlem yıl gününde Enis Berki`yi maalesef bu yil hastanede dualarla anmak zorunda kaldım. Ancak; Ramazan ayına 2 gün kala 15 - 16 Haziran günleri se; Alsancak, 1479 sokak’da, N: 8, TEV İş Merkezi’nde ki “İzmir İl Fakirlerine Yardım Derneği” önünde; Mazhar Zorlu, Tekin Çullu, Enis Berki ve Necdet Karar için lokma döktürteceğiz, ayrıca en az 2500 aileye de Ramazan nedeniyle yardım kolileri de dağıtacağız. Ben, çok Sevdiğim ve önem verdiğim pek çok degerimi hep Mayıs aylarında kaybettim. Maalesef, çok yeni ilaveler de oldu.. Geçtiğimiz haftanın sonunda ard arda 40 yıllık 2 dostumu:-) Aşçılar Kralı, Büyük Efes Oteli`nin efsanevi Baş Aşçısı Nevzat Peker ile Türk Tiyatrosunun ve sanat yaşamımızın en değerli isimlerinden Zeki Alasya`yi yitirmiş olmanın derin acisı içindeyim. Her ikisiyle de ortak anilarimiz var. Gelecek yazılarımda ozel olarak anlatacağım. Bu arada çok taze bir haber olarak da, Izmir Büyükşehir Belediyesi Idari Işler Amiri Dostum CAVIT AKIN`in ölüm haberiyle sarsilmam oldu. CAVIT AKIN`ı bugün ikindi namazında ilahiyat Camiinden ugurlayacagiz... Yine yoğun Anma etkinlikleri olan bir haftanın içindeyiz... 19 Mayıs Atatürk`ü Anma ve Gençlik Spor Bayramıni kutlayacağız... 20 Mayıs günü ise Izmir`in efsane Belediye Baskani Dr. Behçet Uz`u 29`ncü ölüm yilgununde anacagiz... 23 Mayıs Cumartesi günü ise 19`ncu ölüm yil gununde Urla ve Izmir Aşığı ses ve müzik yıldızımız Tanju Okan`i 19`ncu kez sesiyle ve eserleriyle anacagiz... Yine 21 Mayıs günü; 5`ncü hasret yıl gününde canım arkadaşım, Araştırmacı-iletişim uzmani - yazar Erhan Göksel`i ve 18`nci ölüm yil gununde de; yazar, gazeteci ve yayıncı dostum, düşün adami Mustafa Ekmekçi`yi anacagiz.. Hepsinin ruhları şad olsun. 5 yıl önce;10 Mayıs’da Tekin Çullu’nun ani ve sürpriz ölümü, hepimizde şok etkisi bırakmıştı. 7 Mayıs günü sabah saatlerinde beni arayıp benim için düzenlenen “Vefa ve Sevgi Gecesi”ne çok arzu ettiği halde katılamayacağını söylemiş ve hastalığıyla ilgili acı gerçeği ilk kez açıklayarak bana ve dostlarına veda etmişti. 2 gün sonra da Prof. Dr. Erdem Tunçbay’dan inanılmaz haberi almıştım. İzmir Çarşamba Grubu’nun da müdavimi olan; Tekin Çullu`yu Gönül Dostluğuyla, fikirleriyle, enerjisiyle, açık yürekliliğiyle, , zekasiyla,tevazusuyla, ,gülümsemesiyle, prensipli ve ciddi yaşamıyla, Dünyaya Hoşgörülü Bakışıyla, Hoş sohbetleriyle, kaliteli, ince zarif ve nezaketli davranışlariyla, kendine özgü giyimiyle, saç, baş, bıyık tarzıyla, Onu Tekin Çullu yapan her şeyiyle, tüm değerleriyle çok özlüyoruz. 11 yıl önce 14 Mayıs 2004 günü hayata veda eden; Cumhuriyet Türkiye’sinin kendi kendini yetiştirmiş en başarılı işadamlarından, kazancını her zaman halkıyla paylaşmış hayırsever insan, kültür-sanat ve spor camialarımızın hamisi, İzmir’i Sevenler Platformu’nu oluşturan 32 sivil toplum örgütünün Onursal Başkanı, Kuvayi Milliye Mefkuresinin 21’inci yüzyıldaki en başarılı temsilcilerinden, Atatürkçülük anlayışını yaşamıyla bütünleştirmiş Cumhuriyet Beyefendisi, Kemalist İşadamı Mazhar Zorlu’yu, “İzmiri Sevenler Platformu”(İZSEV)’in ve Mazhar Zorlu Ailesi’nin hazırladıkları programla ve çeşitli etkinliklerle bu yil da andik. Maalesef hastaneden izin alamadigim için bu yıl çok arzu etmeme rağmen anma. törenlerine katılamadım. Ciddi bir tedavi görmesine rağmen Mazhar Zorlu`yu anma törenine katılan Gazeteci-Yazar Okan Yüksel Kardeşime teşekkürlerimi arzediyorum.... Mazhar Zorlu’yu zaman geçtikçe çok farklı yönleriyle keşfetmeyi sürdürüyoruz... Mazhar Bey, İzmir’in kültür ve sanat yönüyle İstanbul’dan geri kalmaması için çok çaba harcamıştır. Altmışlı ve yetmişli yıllarda Kordonboyu’nda ki “Bergama Restoran”ı yemekli bir Müzikhol olarak hizmete açmasının nedeni; İzmir’de bir “sosyal canlılık” yaratmaktı. Mazhar Zorlu bu rüyasını gerçekleştirmiş ve başarılı olmuştur. Mazhar Zorlu sayesinde “Türk sanat ve pop müziğinin” en ünlü sanatçıları, ünlü “Bergama Restoran Geceleri”ne renk katmışlardır. Münir Nurettin Selçuk, Zeki Müren, Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Gönül Yazar, Rüştü Şardağ, Nigar Ulueren, Hamiyet Yüceses, Samime Senay, Kutlu Payaslı, Serap Mutlu Akbulut, Behiye Aksoy, Recep Birgit, İsmet Yazar, Şükran Ay, Emel Sayın, Yıldırım Gürses, Coşkun Erdem, Erol Sayan, Mustafa Kandıralı, Yılmaz Yüksel, Kaya Bekat, Arif Sami Toker gibi pek çok Türk Sanat Müziği Sanatçılarının yanı sıra; Sezen Cumhur Önal, Alpay, Dario Moreno, Tanju Okan, Ali Kocatepe, Fecri Ebcioğlu, Melih Kibar, Garo Mafyan, Onna Tunç, Necdet Karar, Ferdi Özbeğen, Coşkun Sabah, Ayten Alpman, Erol Evgin, Ertan Anapa, Yaşar Güvenir ve Şevket Uğurluer gibi pop ve enstrümantal müziğin emsalsiz sanatçıları da “Bergama Restoran gecelerini” renklendirmişlerdir... Ayrıca Şelale Uzgur ve Sezen Aksu gibi o günlerin yeni sanatçıları da Mazhar Zorlu’nun destek ve himayesinde ün yapmışlardır. Tanınmışlardır. Gönlü ve kalbi zengin Mazhar Zorlu’nun, “Bergama Restoranı”nda; Vehbi Koç, Sakıp Sabancı, Rahmi Koç, Can Kıraç, İnan Kıraç, Burhan Felek, Bedii Faik, Erol Simavi, Ercüment Karacan, Haldun Simavi, Üzeyir Garih, Asil Nadir, Dr. Nejat Eczacıbaşı, İshak Alaton, Abdi İpekçi, İsmail Cem, Kemal Ilıcak, Güneri Cıvaoğlu, Şükrü Gülesin, Nezih Demirkent, Namık Sevik ve Altan Erbulak gibi İstanbul’lu ünlü işadamı ve gazetecilerin yanı sıra; İsmet İnönü, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Kaya Erdem, İsmet Sezgin, İhsan Sabri Çağlayangil, Prof. Turan Güneş, Turan Feyzioğlu, Ferruh Bozbeyli, Kasım Gülek, Nihat Erim, Ekrem Ceyhun, Nuri Bayar, Aydın Yalçın, Yalım Erez gibi ünlü politikacılar da Bergama Gecelerinde ağırlanmışlardır. Haşmet Uslu, Arif Kayıra, Abdurrahman Özener, Abdürrahim Özer, Melih Özakad, Tahir Türetken, Rıdvan Burteçin, Muhittin Ekiz, Prof. Orhan Cura, Hayri Yorgancıoğlu, Erdoğan Tözge, Esin Özgener, Zeki Kadayıfçı, Dr. Bekir Urfalı, Dr. Saim Gökhan, Macit Günay gibi çoğunu yitirdiğimiz dostları da sofralarının değişmezleriydi. Tam bir gönül adamı olan Mazhar Zorlu’nun edebiyat ve kültür dünyasından da her görüşten dostları vardı. Herkesle barışık bir insandı. Özellikle kızı Nihan Zorlu’yu çok küçük yaşlarda kaybedince kültüre ve sanata daha fazla zaman ayırır olmuştu. Mazhar Zorlu’nun da, Tekin Çullu’nun da, Enis Berki’nin de, Necdet Karar’ın da, Nevzat Peker`in de, Cavit Akın`in da da yerlerinin doldurulması güçtür. Olağanüstü farklı kişilikler olduklarını ve onların değerlerini zaman geçtikçe, onları ayrıcalıklı yönlriyle keşfettikçe daha iyi anlıyoruz. ANLAYACAĞIZ.... Hepsinin Ruhları Şad olsun. Nur içinde yatsınlar. Onları özlemle anıp, daima seveceğiz.

Kimse Duymasın
Tüm Hakları Saklıdır.

Top