Kimse Duymasın

SON DAKİKA

Aranan Kelime: atletizm
Pazar günü “maraton trafiğine” dikkat!Pazar günü “maraton trafiğine” dikkat!

Bu yıl rekor katılımın olduğu “İzmir’in Kurtuluşu Yarı Maratonu” nedeniyle, koşunun yapılacağı 6 Eylül Pazar günü saat 08.00’den itibaren Cumhuriyet Bulvarı, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı ile Haydar Aliyev Bulvarı’nda trafik tek bölümden gidiş-dönüş olarak verilecek. Koşu nedeniyle Bostanlı-Üçkuyular arabalı yolcu gemileri de 08.00-12.00 saatleri arasında çalışmayacak. Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 93. yıldönümü kutlamaları kapsamında bu yıl 3. kez düzenlediği yarı maraton 6 Eylül Pazar günü koşulacak. Yerli ve yabancı 1000’inin üzerinde sporcunun katıldığı yarı maraton, Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayarak İnciraltı’nda Dokuz Eylül Üniversitesi Su ürünleri Fakültesi önünden dönülerek tekrar Cumhuriyet Meydanı’nda son bulacak. Bu yıl rekor sayıda katılımın yaşanacağı yarışlarda geçtiğimiz yıl 410, önceki yıl ise 357 atlet mücadele etmişti. Trafik düzenlemesi Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) kurallarına uygun olarak düzenlenen maraton nedeniyle, 6 Eylül Pazar günü güzergah boyunca özel trafik düzenlemesine gidildi. Koşu günü sabah saat 8.00’dan itibaren Cumhuriyet Bulvarı’nın Pasaport-Konak istikameti, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nın Üçkuyular istikameti ile Haydar Aliyev Bulvarı’nın Beşyol Kavşağı istikameti trafiğe kapatılacak. Kapatılan yollarda trafik, tek bölümden gidiş-geliş olarak verilecek. Trafik konileriyle ayrılacak güzergahlardaki sinyalizasyon sistemi de yeniden düzenlenerek araç trafiğinin akışı sağlanacak. Koşu nedeniyle Bostanlı-Üçkuyular arabalı yolcu gemisi seferlerine de 08.00-12.00 saatleri arasında ara verilecek. Yarış bitimiyle birlikte trafik akışının normal düzenine döneceği bildirildi. Kapanacak noktalar : Konak Tüneller YKM önünden Mustafa Kemal Sahil Bulvarı istikametine Konak köprü altı iskele otoparkı çıkışı Karataş Kavşağı Halil Rıfat Paşa Kavşağı Küçükyalı Kavşağı Göztepe Kavşağı Depo Kavşağı (Adnan Saygun Sanat Merkezi dönüşü) Levent Marina kavşağı Haydar Aliyev girişi Levent Marina Aktarma Merkezi ve feribot Çıkışı Levent Marina girişi Engelliler Merkezi girişi Kent Ormanı otoparkları 9 Eylül Su Ürünleri çıkışı Miting Alanı Giriş-çıkışı İlçe Emniyet girişi İZELMAN otoparkları Beşyol Kavşağı Özdilek istikameti

Futbolda sistemFutbolda sistem

Sporda başarılı sonuçların alınmasını beklemek ciddi bir hazırlık periyodu gerektirir. Bunun teorik temelini yıllar once editörlüğünü yaptığı kitapta yazmıştı Dietrich Harre. O zamanlarda Kurt Wilke, Matweyev, Saciorsky, Werkoşanski gibi antrenman bilimciler benzer konularda araştırma ve deneyimlerini spor insanları ile paylaşmıştı. Eski doğu bloğu ülkeleri sporda benzersiz rekorlara imza attıkça, batı bu konuyu açıklamakta güçlük çekiyordu. Atletizm, futbol, yüzme, cimnastik, hentbol ve daha birçok branşta ulaşılan rekor ve dereceler akıl almaz boyutlarda idi. Bunun nedenlerini araştırmak yerine “bunu nasıl yaparlar?” sorusunu ortaya atıp boşuna zaman kaybettiler. Sonrasını herkes daha iyi hatırlayacaktır. Doğu ve Batı Almanya birleşince, doğudan gelen bazı sporcular “Bize zorla doping verdiler” diyerek konuyu bükmeye çalıştılar. Hekimleri suçladılar, başarılı olmalarını doping bağladılar. Tarafsız gözlemciler, doğu- batının birleşimi sonrasında yeni Almanya’nın daha başarılı sportif sonuçların geleceğini umuyorlardı. Ama beklenen olmadı. Asla o dönemin ışıltılı rekorları ortaya çıkmadı. Hatta aynı Almanya, var ettiği derecelere ulaşmakta zorluklar yaşadı. Biz bunları tartışırken başka bir konuda inanılmaz bir sonuç Dünyayı şok etti. 2014 Futbol Dünya Kupasını Almanya kazandı. Hem de Brezilya’yı çok farklı bir gol farkı ile yenerek… Nedenfutbol? Bunun birinci sebebi Dünyanın en popular sporu ve her açıdan yüksek maddi gelir yaratıcısı olmasıdır. Yıllarca konuşulacak bir efsane yarattılar. Bu sonuç tesadüf olmayıp, kökleri duvarın yıkılmasına kadar uzanır. “Tempo Spiel” şeklinde kodladıkları antrenman metodiğini geliştirdiler. Bunu bir system olarak görebilirsiniz. 12 yıllık bir çalışma sonrası bunun faydalı sonuçlarını bir Dünya şampiyonu olarak tescillediler. Brezilya’nın popular futboloyunu anlayışı, İngiliz futbolunun sert ve mücadeleci şekli dışında Almanların bu “tempo oyunu” diyebileceğimiz sistemle Dünya şampiyonu olmaları araştırılmalıdır. Bunun incelemesini Üniversitelerin Antrenör Eğitimi Bölümleri ya da bu Alana kendilerini adamış bilim insanları yapmalıdırlar. Dikkatle bakıldığında artıkspor ve özellikle futbol bir system oyunudur. Temel teknik ve kondisyonel özelliklerin tamamlanması sonrasında bu oyun bir sisteme dayandırılmazsa başarı gelmez. Kodları tarafımızda saklanmış bu sistemi yaratmak çok zor değildir. Antrenörler ve futbol eğiticileri tarafından öğrenilecek bu metod futbolun gelişimi için önemlidir. Alt yapı, yaş altı gruplar, kulüp yapılanmaları, mali konular kadar antrenörlerin bir system hedefli yetiştirilmeleri önemlidir. Gereksiz tartışmaları bir tarafa bırakıp, bu konuya ağırlık verme zamanı gelmiştir. Futbol Federasyonuna duyurulur!..

Gwangju’dan notlar Gwangju’dan notlar

Spor salonlarının mimarları sanki ağız birliği etmiş gibi Dünyanın her tarafında benzer tasarımlara imza atıyorlar. Tribün altlarını herkes çok seviyor ya da daha çok kullanım alanı ortaya çıkacağı için buraları mutlaka ofis, depo, toplantı odası gibi çiziyorlar. Burada iki durum ortaya çıkıyor. Birincisi kullanıcı isteklerinin dikkate alınması, ikincisi ise mimarın kimseye bir şey söylemeden kendi bildiğine göre (!) proje yapmasıdır. 3 Temmuz’da yola çıktığım Güney Kore ziyareti bütün hızı ile devam ediyor. Her defasından farklı açılardan incelemeye çalıştığım 28. Universiade için bugün tesislere hafifçe göz atacağım. Bu oyunlarda maçlar, yarışlar ve antrenman alanları olmak üzere bir sürü mimari proje göze çarpıyor. Hatırlarsanız, 2002 Dünya Kupası maçlarından bir bölümü bu şehirde oynanmıştı. Gwangju bu onuru, gelen herkesle paylaşıyor. Gelelim buradaki tesislere: Kullanım kolaylıkları yanında dış görünüşleri güzel. Engelliler için tasarımlar iyi yapılmış. Toplam 38 tesis bu oyunlara hizmet veriyor. Bunların dışında toplantı salonları, yemekhane, poliklinik, posta ve telefon ofisleri, emanet çadırları, performans sahnesi, fitness salonu, masa tenisi salonu aktif biçimde kullanılıyor. Bazı işler için mobil araçlar görev almış. Örneğin, banka işlemleri, para değiştirmeyi bu araçlarda yapabiliyorsunuz. Maç ve antrenmanların yapıldığı yerlere bakınca bunların tamamını sıralıyorum. Liste biraz uzun isterseniz bu bölümü okumadan geçebilirsiniz. Basketbol 5, Voleybol 5, Yüzme Atlama ve Sutopu 2 (Üniversite Aquatic Center), Judo 1, Atletizm Gwangju Üniversitesi Stadı ve Dünya Kupası Stadyumu, Cimnastik Gwangju Kadınlar Üniversitesi tesisleri, Futbol 8 adet (1 tanesi Üniversite Stadı), Masa Tenisi 1, Tenis 2 (biri açık diğeri kapalı), Eskrim 1 (Bir fuar alanı), Golf 1 (Bir kulüp tesisi; bu arada golf için birkaç tane sahası çok özel, spesifik ağlarla çevrilmiş yerlerde yüzlerce Güney Koreli golf oynuyorlar), Badminton 1 (Kültür ve Spor Merkezi), Atıcılık (Şehir dışında olimpik köye yaklaşık 90 dk uzaklıkta ve dünyanın en iyi tesisi), Beyzbol 2, Okçuluk 1 (Gwangju Okçuluk Merkezi), Kürek 1 (Kürek merkezi olarak bir göl kullanılıyor “Chungju Tangeum Lake”, ama benim aklımdaki Sapanca Gölü’dür), Taekwondo 1 (Üniversite Spor Salonu “Chosun Üniversitesi”), Hentbol 3 salon (1’i Chonnam Üniversitesi), Antrenman Salonları 32, Basketbol 4 (Ama Lise Spor Salonu), Voleybol 5 (Lise Salonu), Judo 1 (Lise ve Olimpik Salon) adet salon. Ben yazarken zorlandım siz de okurken.. Dünyanın en önemli spor organizasyonlarından bir olan Universiade’da bir öğünde dün itibarı ile 10.700 adet sporcu yemek yedi. Bu hadise oyunların başladığı günden bu yana her gün sabah öğle ve akşam olarak devam ediyor. Bizim gibi oruç tutanlar buranın saatine göre sahur yapıyorlar. Hakemler, yöneticiler, diğer görevlileri de sayarsak bu rakam daha da artıyor. Bu yemek trafiğini düşünün. Bir de bu hizmetin verildiği yerin tasarımını… Serin, temiz, çevreci ve basit bir işletim sistemi… Buradan yeniden mimarlara dönüyorum:Mimarlar kendi bildiğine göre proje çizerler mi? Aslında, aldıkları eğitim, yaşadıkları kültür, kişisel becerileri ve tanımlanması güç estetik anlayışları ile farklı eserler yaratırlar. Ancak spor salonları söz konusu ise ortaya garip projeler ve dolayısıyla inanılmaz kullanım zorlukları olan tesisler çıkıyor. Bu durum yalnız bizim kentimiz ve ülkemiz için geçerli değildir. Hemen her ülkede buna benzer garip tesisler karşımıza çıkıyor. Problem, seyirciler için yapılan bölümlerde başlıyor. Koltuklar, ayakların konulacağı bölümün dik oluşu (bu durum ayakların dizden geriye doğru gitmesini engelliyor) gibi küçük gibi görünen ama seyirci konforu açısından çok önemli detay içeriyor. Koltuklar arası mesafe ise hemen her yerde sorundur. Komiktir, bazı spor salonlarında koltuk arkalıklarına oturulur, ayaklar oturma yerine basılır. Bunun birinci nedeni koltukların küçük oluşu, ara mesafelerin darlığı ve iki basamak arası yükselti mesafesinin az oluşudur. Bir spor salonu veya stadındaki koltukların ergonomik yapısı çök önemli ama onların yerleşeceği alanların hesap işi mimarlara aittir. Bunları yazarken yapılmakta olan stadlarımızın koltuk yerleri, mesafeleri, yükseltileri gözden geçirilmelidir. Şimdi şu soru gelecektir: Bunun projesi çoktan yapıldı ve bitti. Bir şey yapılamaz. Bu sorunun sırası mı? Doğru cevap. Fakat orda maçlar yapılmaya başlanır ve seyirci gitmeye başlarsa onların rahatlığını sorguladığımızda alacağımız cevaplar pek hoş olmayabilir. Burada bir olimpiyat yapılacak kadar tesis yapılmış. Zaten spora çok özel bir önem veriliyor. İnsanlar hizmet etmeyi seviyorlar. Hayat pahalı. Meyve neredeyse tane ile veriliyor. Karpuzun tanesi 45 lira, bizzat gözümle gördüm.. Evlilik zor. Çok çalışıyorlar. Enerji çok kıymetli. 1/3’ünü nükleer enerjiden, gerisini termik santralardan elde eden Güney Kore, kömürü Güney Afrika’dan ithal ediyor. Kömürler daha fazla enerji versin diye özel işlemden geçiriliyor. Güneş panelleri her yerde. Bizim derhal güneş tarlaları kurmamız gerekiyor. Maçlara gidip gelirken gördüğüm yüzlerce sera yanında mutlaka güneş enerjisi panellerini görüyorum Tüm bunlardan sonra Güney Kore için geriye tek şey kalmış: Oyunları düzenlemek ve katılmak. FISU’nun 170 civarında üye ülkesi var. Yönetim Kurulu Üyelerinden biri Prof. Dr. Kemal Tamer hocamız. Geçen akşam bizi ziyarete geldi. Madalya vermekten zaman bulamıyor. Ne de olsa 22 yönetim kurulu üyesinden biri. Çalışacak, ülkemizi temsil edecek. O da bunu yapıyor zaten. Bu arada kafilelerin genel yönetimi için Genel Sekreter Erdoğan Çelebi’yi, detaylar ve sorun çözücü olarak Murat Aslan’ı ve iletişim becerisi süper olan Mustafa Yıldırır’ı kutluyorum. Gelecek yazımda daha geniş bir değerlendirme yapacağım.

Kimse Duymasın
Tüm Hakları Saklıdır.

Top