Kimse Duymasın

SON DAKİKA

Aranan Kelime: bodrum
Kadın mı aldatır erkek mi?Kadın mı aldatır erkek mi?

Geçen hafta Nefise Karatay’ın eşi Yusuf Day’ın Bodrum’da Esra-Ceyda Ersoy kardeşlerle görüntülenmesi, “ihanet” konusunu yeniden gündeme taşıdı. Peki ne oluyor da mutlu giden bir ilişkinin emniyet kilidi bir anda çözülüyor, çiftler kendini farklı arayışların içinde buluyor? Hafta Sonu dergisi, Day olayından yola çıkarak “ihanet” konusunu masaya yatırdı, akıllardaki soruları hem uzmanlara hem de ünlü simalara sordu: Kadın mı aldatır, erkek mi? İhanet neden olur? Gün geçmiyor ki yeni bir aldatma haberi basına yansımasın. Geçtiğimiz günlerde Nefise Karatay ile evli olan işadamı Yusuf Day’ın bir arkadaşıyla birlikte, “Cicişler” lakaplı Esra ve Ceyda Ersoy’la görüntülenmesi, magazin gündeminde bomba etkisi yarattı. Haliyle gözler iki hafta önce doğum yapan Karatay’a çevrildi. Ünlü sunucu, kısaca eşine çok güvendiğini söyleyip konuyu kapattı. Diğer yandan, geçtiğimiz günlerde bir magazin programına konuk olan Ebru Şallı da “Kadınlar daha çok aldatıyor ama belli etmiyor” diyerek konuya başka bir boyut kazandırdı. Bu gelişmeler sonrası bir “ihanet” dosyası açmak kaçınılmaz oldu! Uzmanlara göre, kadınlar duygusal boşluğa düştüğünde, erkekler ise daha içgüdüsel olarak aldatıyor. Kadınların, ilişkilerinde yoksun bırakıldıkları romantizmi, heyecanı ve duygusal boşluğu tamamlamak için, erkeklerinse daha çok anlık tatmin duygusuyla aldattığı söyleniyor. Peki bu sorunun gerçek yanıtı ne?

Havai fişek neyin coşkusu!..Havai fişek neyin coşkusu!..

Doğu’da, Güneydoğu’da… Her gün kurşunlar yağıyor, bombalar atılıyorsa… Şehit haberleri gözyaşına seline dönüyorsa… Batı’da, il ve ilçelerde eğlence ve kutlamanın ölçüsünü kaçırmak, yaraları daha çok kanatmaktır. Her ne kadar… Hayat devam etse de, acı ve yürek parçalanmalarını unutarak abartılı coşku sergilemek, insanlığa aykırıdır. *** En çarpıcı örnek… Havai fişek atılması. Akşam karanlığında müzik sesiyle, gökyüzünü gürültülerle renklendirmek. Umursamazlığı sergilemek. *** Bugün Bingöl, Muş illerimizde havai fişek yasak. İzmir’de, Bodrum’da, Kuşadası’nda serbest. Yasa bürünüp tören, kutlama yapılmasın demek… Eğlenceden vazgeçilsin ısrarı ne kadar yanlışsa… Havai fişekli, maytaplı, gürültülü gösteriler iki kat ayıptır. *** Memlekette artan terörle birlikte cenazelerin ardı ardına kaldırıldığı dönemde abartılı gösterileri önlemek vali ve kaymakamların görevidir. Ülkenin böyle vahim olayları yaşamadığı geçmiş yıllarda bile… Bakanlık genelgeleri… Valilik yönergeleri vardı. Mahalli Çevre Kurulları yetkiliydi. Milletin belirli ortak kutlama günlerinde kısıtlı izinler verilir… Bunu da özel belgeli şirketler yapardı. *** Bugün plaj kulüplerinde, kır düğünlerinde her önüne gelen havai fişekleri ateşliyor… Ortak duygu paydaşlığımızı yok ediyor. Doğu’da kan, korku… Batı’da sevinç, coşku! *** Doğu’da, Güneydoğu’da havai fişek,, maytap sokak anarşisinde devletin güvenlik güçlerine silah olarak kullanılıyor… Batı’da, Güney’de, Kuzey’de eğlence ve kutlamanın cılkını çıkarıyor. Var mı böyle dengesizlik? Görülmüş mü böyle arabesk? Basiretli mülki amirlerimize hürmetle arz edilir!

Bodrum'da yeni bir festival doğuyor...Bodrum'da yeni bir festival doğuyor...

Kentlerin dünya vitrinine çıkmasında ve uluslararası çapta marka değeri kazanmasında, festivallerin bir numaralı önceliğe sahip olduğunu anlamak zor değildir. Bu köşeye isimlerini sığdıramayacağım kadar çok 'dünya şehri', hatta ve hatta 'kasaba' sıralayabilirim; sanat festivalleri sayesinde adı ülke sınırlarını fersah fersah aşan... Bizim ülkemizde de koca koca kentler dururken, ev sahipliği ettikleri festivallerle sivrilen onca ilçemiz var... Turizmin gözbebeği Bodrum da bu onuru yaşayan ilçelerimizden. 'Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali', 'Bodrum Opera ve Bale Festivali', 'Karya Barok Müzik Festivali' gibi uluslararası çaptaki etiketlerinin arasına, bu yıl bir yenisi daha eklenecek... 'Eklisia Oda Müziği Festivali'... *** Klasik müziğe farklı bir bakış getirmeyi hedefleyen festival, 1-13 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek ve açık havada en iyi oda müziği grupları, Gümüşlük Eklisia Şapeli'nin o büyüleyici ortamında bizleri ezgilerin eşliğinde tarihsel bir yolculuğa çıkaracak. Bizans döneminden kalma tarihi Eklisa Şapeli'nin bahçesinde gerçekleştirilecek konserlere, yurtiçi ve yurtdışından toplam yedi grup katılacak. Gümüşlük Kültür Sanat Derneği öncülüğünde ve İzmir Operası'nın flüt sanatçısı Mehmet Can Ağlaç koordinatörlüğünde organize edilen festival, yer vereceği birbirinden kaliteli topluluklar ve iddialı programlarıyla şimdiden uluslararası alanda adından söz ettireceğe benziyor! *** Aynı zamanda Türkiye'nin 'ilk açık hava oda müziği festivali' kimliğine sahip 'Eklisia Oda Müziği Festivali', klasik müziğin tınılarını, deniz kıyısındaki Gümüşlük'ün bozulmamış antik ortamında tüm Ege'ye duyurmayı istiyor. Program kapsamında; Kadir Sonuk, bir mısır dansı olan 'Tanoura' ile Sufi figürlerini birleştirerek hazırladığı etkileyici dansıyla, ülkemizi yurtdışında birçok festivalde başarıyla temsil etmiş 'Camerata Smyrna' üflemeli beşlisine eşlik edecek. 'Mandolin Orchestra of Athens', klasik müziğe kazandırdığı sıcacık melodileriyle müzik ziyafeti yaşatırken; uluslararası alanda ülkemizin en sağlam temsilcilerinden 'Borusan Quartet' festival kapsamında Bodrum'daki müzikseverlerle buluşacak. *** Zengin repertuarlarını başarıyla yorumlayan ve 4 viyolonsel virtüözünün oluşturduğu 'Çellistanbul', viyolonsel dinletisinin ardından 'Fuego Trio', Astor Piazzola'nın mevsimleri ve unutulmaz tangoları ile Bodrum'da müthiş bir müzik ve dans fırtınası estirecek. Yetenekli gençlerini birçok kez köşemde konuk ettiğim ve İzmir'de ciddi bir sanatsever kitlesine ulaşan 'Olten Quartet', etkileyici repertuvarıyla bu kez Bodrumluların gönüllerini fethedecek. Festivalin kapanışında ise usta tiyatrocumuz 'Genco Erkal' sahneye çıkacak ve Bertolt Brecht'in ölümsüz eseri 'Bir Askerin Öyküsü'nü Stravinsky'nin müziğiyle canlandıracak. Erkal'a, ünlü şefimiz İbrahim Yazıcı'nın yöneteceği İzmir'in başarılı proje ve konserleriyle dikkat çeken 'Camerata İzmir' topluluğu eşlik edecek. Bu müthiş konserleri kaçırmamak için, festival takvimini bir kenara not edin, benden söylemesi... Konser Programı: 01 Ağustos: Camarata Smyrna & Kadir Sonuk 03 Ağustos: Mandolin Orchestra of Athens 05 Ağustos: Borusan Quartet 07 ağustos: Çellistanbul 09 Ağustos: Fuego Trio 11 Ağustos: Olten Quartet 13 Ağustos: Camerata İzmir & Genco Erkal & İbrahim Yazıcı

Aliağa'da denizden neler çıktı, neler!..Aliağa'da denizden neler çıktı, neler!..

Aliağa Belediyesi, Aliağa Su Ürünleri Kooperatifi ve Karşıyaka Engin Deniz Doğa Sporları Merkezi iş birliğinde düzenlenen ‘Deniz Dibi Temizliği Kampanyası’ gönüllü dalgıçların katılımı ile yapıldı. İzmir’in Aliağa İlçesinde, “Temiz Bir Deniz İçin El Ele” sloganıyla gerçekleştirilen kampanya çerçevesinde geniş kapsamlı bir deniz dibi temizliği yapan dalgıçların çıkardığı çöpler görenleri hayrete düşürdü. Deniz dibi temizliğinde cam şişelerin ağırlıklı olduğu atıklara rastlanırken, denizden bir kamyonet dolusu çöpün çıkması dikkat çekti. BALIKÇILARDAN DESTEK Balıkçı Barınağı mevkinde gün boyunca devam eden temizlik harekatına balıkçılar denizden tekneleriyle destek verirken, belediye ekipleri de karadan destek verdi. Denizden birçok atığın çıkartıldığı temizlik çalışmalarını Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar da takip etti. Çok sayıda cam ve pet şişe, demir parçaları, naylon poşetler, araba lastikleri gibi bilinen atıkların yanı sıra, sandalye ve tencere tava gibi ilginç atıklar da çıkaran dalgıçlar günün en ilginç çöpü olarak buldukları cep telefonunu seçti. ATIKLAR GERİ DÖNÜŞÜM TESİSLERİNE GÖNDERİLECEK Çevre bilincini artırmak amacıyla denizden çıkarılan atıklar rıhtımda sergilenirken, atıklarla birlikte çıkarılan canlılar ise tekrar denize bırakıldı. Denizden çıkan atıklar vatandaşlar tarafından şaşkınlıkla izlenirken, kimi vatandaşlar ise cep telefonları ile sergilenen atıkları görüntüledi. Aliağa Belediyesi Temizlik İşleri Müdür Vekili Handan Çetiner Şirin, toplanan atıkların ayrıştırma işleminin ardından geri dönüşüm tesislerine gönderileceğini söyledi. BAŞKAN ACAR: KAMPANYA GELENEKSELLEŞMELİ Başta gönüllü dalgıçlar olmak üzere kampanyada emeği geçen herkese teşekkür eden Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’da ilk defa böyle bir etkinlik düzenlemenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Kampanyanın farkındalık açısından büyük önem arz ettiğini belirten Başkan Acar, kirletmeme bilincinin yaygınlaşması ve devam etmesi adına kampanyanın gelenekselleştirilmesi gerektiğini vurguladı. ATIKLARIN YÜZDE 95’İ POŞET Kampanyanın gerçekleşmesine öncülük eden Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a teşekkür eden Engin Deniz Doğa Sporları Merkezi Dalış Eğitmeni Engin Palaoğlu, “Bugün Aliağa’da yaptığımız temizlik faaliyetinde hem çok sevindik, hem de çok üzüldük. Sevincimiz kampanyamızın neticesinde buranın temiz bir hale gelmesidir. Üzüntümüz ise burada yaşayan bazı insanların denizleri kirleterek doğaya karşı duyarsız olmasıdır. Üzülerek söylüyorum gerçekten çok fazla pislik var ve ne yazık ki bu atıkların yüzde 95’i poşet, şişe gibi karasal kaynaklı atıklar. Bu noktada Aliağalıların bu konuda biraz daha duyarlı olmaları gerektiğine inanıyorum. Toplum olarak su altı yaşamına biraz daha saygılı olursak, buradaki canlıların da yaşamasına izin veririz” diyerek, herkesi deniz temizliği konusunda daha duyarlı olmaya davet etti. YILMAZ: DENİZLERİMİZ BİZİM GELECEĞİMİZDİR Ekmeğini denizden kazanan balıkçıların denize karşı herkesten daha çok duyarlı olması gerektiğini dile getiren S.S. Aliağa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Kemal Yılmaz, “Maalesef denizlerimiz içler açıcı durumda. Bu nedenle de ülkemizin hemen her noktasında bulunan balıkçılarımızın deniz temizliği konusunda daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bu noktada Su Ürünleri Kooperatiflerimize de önemli görevler düşüyor. Bunun içindir ki biz bugün burada Aliağa Belediyesi ile birlikte Türkiye’nin bir çok sahil kasabasına örnek teşkil edebilecek bir etkinliğe imza atarak iyi bir örnek olduğumuzu düşünüyorum. Bilindiği üzere bu ve buna benzer faaliyetler genelde Foça, Bodrum, Marmaris, Çeşme gibi turistik beldelerde yapılıyor. Ancak bu ve buna benzer faaliyetlerin daha da yaygınlaşması, ülkemiz genelinde yapılması elzemdir. Çünkü denizlerimiz bizim geleceğimizdir. Dünyada tek doğal gıda maddesi balık kaldı ve biz bu zenginliği kendi elimizle yok etmemeliyiz. Kaldı ki itiraf etmemiz gerekirse balık nesli her geçen biraz daha azalıyor. Bu durumu her ne kadar aşırı ve bilinçsiz avcılıkla bağdaştırılsa da, kirliliğinde bu yönde etken olduğu kabul edilmesi gerekilen bir gerçektir” diye konuştu.

Kimse Duymasın
Tüm Hakları Saklıdır.

Top