Kimse Duymasın

SON DAKİKA

Aranan Kelime: galatasaray
Türkiye Açık Su Yüzme Şampiyonası, Foça’da yapıldıTürkiye Açık Su Yüzme Şampiyonası, Foça’da yapıldı

Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlama etkinlikleri kapsamında Türkiye Açık Su Yüzme Şampiyonası, Foça'da yapıldı. Türkiye Yüzme Federasyonu (TYF), İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi işbirliği ve Foça Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen yarışlar için Foça Leon Otel önündeki Mersinaki Koyu'nda yüzme parkuru oluşturuldu. İzmir Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, Foça Yelken İhtisas Kulübü ve Foça Dalış Merkezi’nin de destek olduğu 4. TYF-DTO İzmir Açık Su Yüzme Türkiye Şampiyonası'na 47'si bayan, 91'i erkek olmak üzere toplam 138 sporcu katıldı. Bayanlar 2500 metre serbest, erkekler 2500 metre serbest, bayanlar 5000 metre serbest ve erkekler 5000 metre serbest kategorilerinde yapılan yarışlarda, yüzücüler kıyasıya ama centilmence yarıştılar. Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı ve İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanları Şube Müdürlüğü birimleri de yarışların denizden emniyetini sağladı. Şampiyonanın en büyük sürprizi ise Ekonomi Bakan Yardımcısı Adnan Yıldırım oldu. Yıldırım, erkekler 2500 metre serbest kategorisinde yarışmaya katıldı. Yarışmada 15-25 yaşları arası bayanlar 5000 metre kategorisinde en iyi dereceyi, Fenerbahçe Spor Kulübü'nden Nilay Erkal 1 saat 1 dakika 49 saniye ile yaptı. 17-18 yaş arası erkekler 5000 metre kategorisinde ise en iyi derecenin sahibi, 1 saat 1dakika 32 saniye ile yine FenerbahçeSpor Kulübü'nden Kubilay Alpoldu. DERECEYE GİRENLERE 65 MADALYA Yüzme yarışlarının tamamlanmasının ardından şampiyonada çeşitli yaş kategorilerinde ilk üçe giren sporculara, 65 madalya verildi. Ödül törenine İMEAK DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk veYönetim Kurulu Üyesi Mihri Çelik, Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız, Foça Belediye Başkan Vekili Bahar Öztürk, Türkiye Yüzme Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Yrd.Doç.Dr. Nevzat Mutlutürk, TYF Başhakem Ömer Akgül, İMEAK DTO İzmir Şube Müdürü Halil Hatipoğlu ve TYF yetkilileri katıldı. Törende konuşan İMEAK DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, 'Denizci Millet, Denizci Ülke' hedefini ilke edinmiş denizciler olarak, yüzme başta olmak üzere deniz sporlarını Türk insanına daha fazla sevdirmeyi amaçladıklarını söyledi. Şampiyonaya destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Öztürk, "Yarışmada dereceye giren sporcuları ve yarışmaya katılan tüm sporcuları tebrik ediyorum. Hedef dereceye girmek olsa da, bu zorlu parkuru tamamlamak da büyük başarıdır. Biz özellikle yüzme sporunu gençlere benimsetmeyi hedefliyoruz. Bu sene genç sporcularımızın yarışmaya katılımı, doğru yolda olduğumuzu da gösteriyor" dedi. Foça Belediye Başkan Vekili Bahar Öztürk, bu organizasyonun Foça’da düzenlenmesinden çok mutlu olduğunu belirterek, “Sizleri ilçemizde ağırlamaktan ve şampiyonaya ev sahipliği yapmaktan memnunuz. Yeni müsabakalara da ev sahipliği yapmaktan gurur duyacağız” dedi. ‘ŞAMPİYONA ULUSLARARASI OLSUN' Hem dereceye giren genç sporculara madalyalarını veren hem de yarıştığı kategoride madalya alan Ekonomi Bakan Yardımcısı Adnan Yıldırım ise, 4 kez yapılan Açık Su Yüzme Şampiyonası'nı hiç kaçırmadığını belirterek, "Ben 45 yaşından sonra yüzmeyi tercih ettim. Koşmayı bıraktım, yüzmeye başladım. İlk defa 2011'de Urla'daki yarışlara katıldım. Bu yarışmada her seferinde büyük keyif alıyorum. Bu nedenle Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi'ne teşekkür ediyorum. Bu tür yarışmalar sadece yazın değil kışın da olmalı. Ekonomi Bakanlığı olarak önemli organizasyonların İzmir'de yapılmasını teşvik ediyoruz. Yüzme şampiyonasını da uluslararası boyuta taşıyalım. Gelecek yıl 2-3 kat daha büyük organizasyonda buluşmayı diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından 4. TYF-DTO İzmir Açık Su Yüzme Türkiye Şampiyonası'na destek veren kuruluşlara ve hakemlere teşekkür belgeleri, şampiyonada dereceye giren sporculara madalyaları, sertifikaları ve hediyeleri verildi. Bayanlar 2500 metre 61-65 yaş kategorisinde altın madalya alan Nazan Göğen'in, şampiyonluk kürsüsüne Atatürk'ün resmi olan Türk bayrağıyla çıkması, izleyicilerden büyük alkış aldı. İŞTE ŞAMPİYONLAR Bayanlar 5000 metre (15-25 yaş arası) 15-16 Yaş-Nilay Erkal (Fenerbahce) 17-18 Yaş-Beyza Kordan (Avrupa Yüzme İhtisas) 19-20 Yaş-Bengisu Avcı (Ferdi) Erkekler 5000 metre (15-25 yaş arası) 15-16 Yaş-Fikrettin Bulut (Avrupa Yüzme İhtisas) 17-18 Yaş-Kubilay Alp (Fenerbahçe) Bayanlar 2500 metre (13-70 yaş arası) 13-14 Yaş-Tuana Akgül (Çanakkale Belediyespor) 26-30 Yaş-Şengül Nalcı Tümer (Dokuz Eylül Üniversitesi S.K.) 31-35 Yaş-Gülşah Özkan (KSK) 36-40 Yaş-Ayşe Aydoğan (Üsküdar Su Sporları Kulübü) 41-45 Yaş-Özen Sanem Dilek (Modafen Yüzme Kulübü) 46-50 Yaş-Pınar İdel (Ferdi) 51-55 Yaş-Ayşe Dovan (KSK) 56-60 Yaş-Cahide Şeyma Kolaylı (Galatasaray) 61-65 Yaş-Nazan Göğen (Ferdi) Erkekler 2500 metre (13-70 yaş) 13-14 Yaş-Ahmet Ayık Tufan (Galatasaray) 26-30 Yaş-Emre Erdoğan (KSK) 31-35 Yaş-Emrah Karaboğa (Göztepe 36-40 Yaş-Kutluhan Özkunt (Ferdi) 41-45 Yaş-Timuçin Gülaç (Konak Belediyesi) 46-50 Yaş-Murat Sapsağlam (Ferdi) 51-55 Yaş-Turgut Esen (KSK) 56-60 Yaş-Ömer Şamlı (KSK) 61-65 Yaş-Rauf Nezih Eşal (Han Batur SK) 66-70-Necati Sağır (KSK)

Şampiyonlara selam olsunŞampiyonlara selam olsun

Son ay içerisinde leyleği havada da görmedik ama yurt içi ve dışında geziler birbiri ardına gelince programlarda, yazılar da aksadı… Yunanistan, Gürcistan, Ankara, İstanbul derken bir de Karadeniz yaylaları eklenince, siz diyeceksiniz “bol bol gezdiniz…” Biz de cevap vereceğiz: “Yorulduk ama…” Ülkemizin adeta bir “cennet” olduğunu tekrar tekrar haykırarak söylemek gerekiyor. Biz bu toprakların ve tarihimizdeki izlerimizin kıymetini de bilmiyor ve “iş işten geçtikten sonra”, “ahlar” ve “vahlar” çekiyoruz… Hasta denecek kadar fanatik Karşıyaka sevdalısı, uğruna cezalar bile alan Escan’ın sahiplerinden Uğur ve eşi Seda Hasbahçeli ‘nin önerisi, patronu Esma Yolcu’nun önderliğindeki “Karadeniz Turu”nda gerçekten görülen yerler insanın içini açıyor, yöredeki insanlardan gördüğü ilgi yorgunluğunu gideriyor… Aksaklıklar yok mu? Olmazsa da, olmaz… Onlar nazar boncuğu! Rehber Mustafa Şener’in bilgi ve birikimiyle tatlı sohbeti geziye renk kattı… Kaptan Ercan, host Sercan yol boyu neşe kaynağımız oldu… Esma Hanım ise, bir aksamanın meydana gelmemesi için “dört dönüp” durdu… Escan ve Esma Hanım bu turizm işini iyi biliyor… Ne de olsa Karşıyakalı… İçimiz dışımız spor olduğundan gittiğimiz her yerde dikkat ettiğim en önemli yerler spor tesisleriydi. Trabzon, Samsun, Ordu, Giresun Karadeniz’in bakanların nimetlerinden fazlasıyla yararlanmış. Biz halen “oraya mı, buraya mı yapılsın?” diye kavga ederken, Karadeniz spor tesisleriyle donatılmış… Yeni hükümet kurulacak, acaba diyorum her şey bir yana da, İzmir’in stada ve spor tesislerine kavuşması için Gençlik ve Spor Bakanı İzmir milletvekili mi olmalı?.. Bekleyelim. Gelecek günler “siyaset arenası” neleri gösterecek… Kimler er meydanına çıkacak ve nasıl bir hükümet oluşturulacak? Biz seyahatteyken, gözümüz kulağımız Pınar Karşıyaka-Anadolu Efes TBL Final Serisindeydi… Maç saati TV nerede, biz oradaydık!.. TV başında hop oturup, hop kalktık. Her basket sonrası da, hep beraber “Kaf Sin Kaf” çektik… Giresun’da araçtan iner inmez koşarak gittiğim resepsiyondaki görevliye TV salonunu sorduğumda, “Öndeyiz… Kazanacağız…” dediğinde şaşırdım. “Karşıyakalısın?” diye sordum. “Yok. Ben buralıyım ama Galatasaray taraftarıyım. Fener’i yendiniz ya… Karşıyaka’yı tutuyoruz…” demez mi?.. Maç bitti, Pınar Karşıyaka kazanmıştı, resepsiyondaki görevli “Kaf Kaf Kaf… Sin, Sin,Sin!..” diye bize de eşlik etti… Giresun’da TV’den izlediğim maçtan sonra maçtan sonra 2-1’lik öne geçişle “Bu iş bitti…” dediğimde, Trabzon’da yine TV’den heyecanla seyrettiğim 4. Maçın sonundaki zafer, şampiyonluğun müjdecisiydi… Anadolu Efes gibi bir basketbol devi önünde 16 sayıdan geriden gelmek sadece Pınar Karşıyaka’ya mahsus olmalıydı… Bu da inanmışlığın ve “ekip ruhu”nun eseriydi… Yeşil kırmızılı camiaya çıkmaz bir yola girmişti… Yolun sonunda; 28 yıl sonra elde edilecek bir şampiyonluk görülüyordu… Tek yön… Geriye dönüş imkansız!.. Ah doktorum, ah!.. Nice kalpler dayanmaz biliyorum ama; rezervasyonu yapmama karşın izni verecektin de, şu maçı Abdi İpekçi de seyredecektim… Ameliyat sonrası “stresten uzak yaşa…” sözleri… “Daha çok şampiyonluklar göreceksin, TV’ye devam…” önerisiyle yine hapsolduk, salonun ortasına!.. Perperoğlu’nun ilk periyottaki peş peşe sayılarıyla “Zor maç olacak” derken… Kaf-Kaf yine aldı sazı eline… Oh be!.. Ne stresi… “Güle oynaya…” şampiyonluk geldi Karşıyaka’ya… Karşıyaka’nın şampiyonluğuna Trabzon’da, Giresun’da, Rize’de 2800 rakımlı Yaylabaşı’nda, Ayder Yaylası’nda inanmış dostların kulaklarını çınlatıyorum şimdi… “Şampiyonluk size de kutlu olsun!..” “İlk şampiyonluk” sevincini yaşadıktan tam 28 yıl sonra yine şampiyonluk yazısı yazmak… Ne mutlu!.. Pınar Karşıyaka’nın zafere imza atması gerçekten “ekip ruhu”, inanılmaz “arkadaşlık” ve “istikrar” sonucunda oluştu… Mutlu Altuğ’un şube başkanlığıyla birlikte “hamleler zinciri”ne her geçen yıl, bir yeni halka eklendi. Yönetim Kuruluna ve şube yönetimlerine yepyeni isimler katıldı, takımda oyuncular, teknik kadroda menajer ve asistan coachlar değişti ama; zihniyet asla değişmedi!.. İşte başarının en önemli noktası da burasıydı… “Birlik, beraberlik…” Kulüp Başkanı, Şube Başkanı, yönetimler kim olursa olsun, asla “istikrar ve disiplin”den taviz vermedi. Verdikleri: “Sorumluluk ve yetki” oldu… Herkes doğru bildiği işi yapınca da, bugünlere gelindi… Taraftar Derneği, Çarşı Grubu, Taner Ütüklerli, Okan Kırmacı, Altar Toker “Tribünlerdeki pırlantalar”ın liderleri… Gerçekten Karşıyaka Taraftarı her biri birer pırlanta… Yüreklerindeki “Kaf Kaf aşkı” ile takımlarını desteklerken oyuncularına da şevk ve cesaret verip “kazanma ruhu” aşılıyorlardı… Ne mutlu KSK’ye, böylesine bir kitleye sahip… Bunun kıymetini, hiç kuşkusuz çok iyi biliyor… 12. Adam takımına da saygısında kusur etmiyor… Şampiyonlukta emeği geçen Şube Başkanları Tamer Ustaoğlu, Turgay Büyükkarcı, kulüp başkanları Fatih Diziz, Ali Erten ve oyuncular ile Ufuk Sarıca ve ekibi… Ufuk Sarıca için ne yazmalı… Ben burada nokta koyuyorum. Karşıyaka ve “Türk Basketbol Tarihi” onu elbette altın harflerle yazacak…” Tebrikler şampiyon… Tebrikler emeği geçenlere… Tebrikler Pınar Karşıyaka…

4 Yıldızlı bizim İzmirli Serkan...4 Yıldızlı bizim İzmirli Serkan...

Tırnaklarıyla kazıya kazıya buralara geldi. Sabretti, çok çalıştı. Kartvizit, dayı, torpil peşinde değil, kendini geliştirme yönünde emek verdi, Allah da yardım etti. Efendidir, efendilerin de futbolda, antrenörlükte başarılı olabileceğini, olacağını ispatlayanlardandır O. ‘Çocukluğunu bilirim’ diyebildiğim gençlerimizden. İzmirspor 3.Lig’de iken çok görüştük. Dürüsttür, namusludur, helali haramı bilir. Tavrıyla, beyefendiğiyle, sportmenliğiyle, değişmeyen asaletiyle hep gözümdedir. * * * Pat diye olmuyor bu işler. Hamza Hamzaoğlu ekibinde Kondisyoner olarak çalışıp şampiyonluğa ulaşan ekipte ‘ben de varım’ demek, hiç de kolay değil. * * * İşte şu yollardan geçti, buraya gelene kadar kupayı kaldırana dek. İzmirspor altyapısında futbolla tanıştı. 3 yıl İzmirspor’un profesyonel takımda forma giydi Aydın Hepanıl döneminde. Yuvadan uçtu. 8 yıl Muğlaspor, Bandırmaspor ile Çanakkale Dardanelspor’da oynadı. Hakem olarak, bu takımlarda iken denk geldik. Sivrilme, şov yapma gayretinde olan bir futbolcu değildi. Hiç bir zaman da olmadı, olmasın da. * * * Yuvaya döndü. 3 yıl İzmirspor altyapıda antrenör olarak, futbola başladığı yerde çocukları yetiştirmenin hazzını yaşadı. 2 yıl da İzmirspor profesyonel takımın antrenör olarak hizmet verdi. Ardından yine yuvadan uçtu, gitti. Gidiş o gidiş Allah ‘Yürü ya kulum’ dedi. Erzurumspor, Pazarspor, Göztepe, Sarıyer derken. Akhisar Belediyespor ve Galatasaray’da Hamza Hamzaoğlu hocalı, Yıldırım Uran hocalı günler başlar. Eşrefpaşa’nın meşhur manavlarından Canlı Manav, Güngör Salman’ın yeğeni, TC Karayolları’ndan Sevinç Salman’ın evladı. * * * Celal Bayar Üniversitesi BESYO Antrenörlük mezunu. Prof.Dr. Niyazi Eniseler’in antrenörlüğüne çok büyük katkısı olduğunu ifade eder her zaman. Akif Başaran, Yıldırım Uran, Özcan Kızıltan ile tabii ki de Hamza Hamzaoğlu’nun üzerinde emeklerini dile getirir. Vefalıdır. Hasan Çelik’i de unutmaz. * * * Futbol ekip işi. Kimse tek başına bir şey olamaz. Tıpkı hakemlik gibi. * * * Sevgili Serkan Salman kardeşime, hocama sahip çıkan, öğreten, anlatan herkese. Mütevazi olunarak da Şampiyon olunabileceğini ispatlayan Serkan kardeşime çok teşekkür ederim. Çizgin çok düzgün. Sen bu yolda devam et Serkancım. * * * Zaten başka yollara gerek de yok. Bilgin, tecrüben, zekan yeter. * * * İyi ki varsın Türk Futbolu’nda. Çok şükür bin şükür. Seni bize verene. * * * Mütevazi, çalışkan, şovsuz kişilikle de şampiyon olunabileceğini tekrar ispatladığın için teşekkürler, İzmirspor’dan Şampiyon Galatasaray’a giden zorlu, çetinceviz bir yolculuğun öyküsüdür aslında bu…

Göztepe Başkanı Mehmet Sepil: Süper Lige çıkıp, şirketi halka açacağım...Göztepe Başkanı Mehmet Sepil: Süper Lige çıkıp, şirketi halka açacağım...

Göztepe Başkanı Mehmet Sepil, en büyük hayalinin Göztepe'yi Spor Toto Süper Lig'e çıkartarak halka açmak olduğunu söyledi. Başkan Sepil, yaşanan Karşıyaka, Altay, Göztepe rekabetini ise "faydasız" olarak yorumladı. Ege Genç İşadamları Derneği'nin (EGİAD) 71. Ege Toplantısı'nın konuğu olan Göztepe Başkanı Mehmet Sepil, gönül verdiği sarı-kırmızılı kulüp ile ilgili hayallerini anlattı. Çocukluğunu Göztepe'nin kulüp binasının yanında geçirdiği için ve Göztepeli olduğu için sarı-kırmızılı kulübü devraldığını anlatan Başkan Mehmet Sepil, "Hiçbir ticari hesabım yok. Bu hem benim için hem de Göztepe için avantaj. Hayalimizi de ilk gün söyledik. Göztepe, benim çocukluk devrimde çok başarılı bir kulüptü. İzmir'de değilken kendimi Göztepe'ye sadık hissetmedim. Buradan gittiğimde Göztepe kalbimdeydi. Ben de Galatasaray'la Beşiktaş'la ilgilenmeye başladım ama hayatımdan Göztepe özlemi hiç gitmedi. Hatta bu benim için bir iddia haline geldi. İmkanım olunca da Göztepe'yle birlikte bir şeyler yapmaya karar verdim" dedi. Kendisini çok şanslı hissettiğini söyleyen Başkan Sepil, "Göztepe gibi bir camiayı bulması çok zordur. Son maçlarda bunu gösterdik. Sezon başında yeni bir yönetimle başlıyorsunuz ama sezon sonunda 40 bin seyirci geliyor. Bence önümüz açık. Hedefimizi baştan koyduk, eski Göztepe'yi geri getirmek istiyoruz. Sadece Türkiye için değil tekrar uluslararası bir takım olabilmek istiyoruz. Kolay bir yol değil ama benim yapmak istediğim bu. Hayalim sadece orada bitmiyor. Göztepe'yi sadece başarılı yapmak yetmez, aynı zamanda kendi ayakları üzerinde duran bir kulüp haline getirmek lazım" diye konuştu.

Kimse Duymasın
Tüm Hakları Saklıdır.

Top