Kimse Duymasın

SON DAKİKA

Aranan Kelime: kus
Kudurtan ilgisizlik!Kudurtan ilgisizlik!

Kuduz şüphelisi Suriyeli mülteci, Ege Üniversitesi Hastanesi acil serviste hemşireye saldırır. Boynuna enjeksiyonu saplar. Olay, hastaneyi ayağa kaldırır. Sağlık çalışanları ertesi gün toplanır. *** Sağlık sendikası başkanı, dertlerini ilan eder: “Acil serviste hekim eksik. Hemşire eksik. Personel eksik. Oda, yatak eksik Yönetimden açıklama bekliyoruz” Yönetim ne desin? *** Vatandaşa seslenilir: “Acil servisi işgal etmeyin. Hizmeti engellemeyin. Çalışanları hırpalamayın. Bağırmayın, çağırmayın. Sizler için çalıştığımızı unutmayın” Vatandaş ne desin? *** Çalışma ortamı sergilenir: “ Acil serviste güvenlik önlemi alınmamıştır. Hastanın saldırganlığına personel desteği sağlanmamıştır. Hemşire can güvenliğinden yoksun bırakılmıştır. Güvenlik görevlileri nerededir? Güvenlikçiler ne desin? *** Hemşirenin çaresizliği dillendirilir: “ Yoğun bakıma iki kişi bakıyor. Tüm vakalara yetişiyor. Nöbet saatini bilmiyor. Kimse derdini sormuyor. Saldırıya uğruyor, dayak yiyor. Seslerini çıkaramıyor” Hemşire ne desin? *** Hastane başhekimi suçlanır: “ Darplar, şiddet önlensin. Güvenli ortam yaratılsın. Hizmet politikası düzeltilsin. Acilin sorunu acilen çözümlensin” Başhekim ne desin? *** Ve hastanın durumu anlatılır: “ iki ay önce köpek ısırmış. Acile gelmiş, tedaviye başlanmış, aşısı yapılmış. Gönderilmiş, sonra bulantı, kusma başlamış. Yine acile gelmiş. Sinirlenmiş, hastalığın etkisiyle saldırmış. Hasta ile ilgili neden tedbir alınmamıştır” Hasta ne desin? *** Diyemez çünkü… Mülteci hasta aynı gün öldü. Kuduz mikrobundan. Maalesef kudurarak! *** Değerli okurlar; Siz ne dersiniz? Günahtır, ayıptır, utançtır vesaire… Kim ne derse desin… Gözler kapalı, kulaklar tıkalı, herkes kendi dünyasında olduğu sürece… Böyle devam eder. *** Bu çağda, İzmir gibi şehirde… İnsanlar kudurur!

Kıyametin içindeyiz...Kıyametin içindeyiz...

Bizler gibi… Günü birlik yaşayan, yarını kafaya takmayan… Suyu, oksijeni, doğayı mahveden milletlerin… CNN’de yayınlanan “ Kıyamet senaryoları” dizisini izlemesi gerek. Neredeyiz? Nereye gidiyoruz? *** Abuk-sabuk aşk dizileri, macera filmlerinden kendimizi kurtarırsak… Aklımızı başımıza getirecek bu diziyi izlemekte yarar var. Dünya çatır çatır bitiyor/bitiriliyor. Sıcaklık artıyor. Buzullar eriyor. Hayvanların nesli tükeniyor Zararlı organizmalar ürüyor. Artan nüfus, beslenme ve barınma sıkıntısı yaratıyor. İçgöç ve savaşlar kaçınılmaz hale geliyor. İnsanoğlu yakında birbirini yok edecek. *** Bir de kıyameti hazırlayacak dünya dışı gelişmeler var. Su ve petrol kaynakları birdenbire kururken, dünya nüfusu ikiye katlanırken… Dünyanın dönmesi duruyor… Güneş dev bir ateş topuna dönüyor. Yerkürenin altı üstüne geliyor. *** Unutmadan… Son günlerde sosyal medyada yaygın söylenti. Felaket tellallarına göre dinozorların tükenmesine neden olan göktaşının bir benzeri, çok yakında dünyayı çarpacak ve sonumuz gelecek! Tarih verenler bile var. *** Kıyamet senaryoları tespitleri… Kahve falı, kehanetçilerin atmasyonu, hacı-hoca takımının üflemesi, kendini ‘derviş-ermiş’ ilan eden cambazların kurgusu değil. Tamamen… Bilimsel izlemeler ve olgularla ortaya konulan gerçekler. Dolayısıyla uyarılar. *** Yedik, bitirdik yerküreyi. Cehaletle, egoistlikle… Paylaşmaktan uzak, iktidar hırsıyla… Kişilerin güçlü, büyük, zengin olma sevdasıyla… Dünyayı, silahların ölüm kustuğu, aynı inançtaki insanların birbirini acımasızca katlettiği savaş alanına çevirdik. *** Kıyamet zamanı yakında değil. Resmen yaşıyoruz. Bakmayın, “ Nefes alıyoruz ya…” diyenlere… Onların da kıyameti içinde kopuyor.

9 Eylül9 Eylül

Bu Gün; 9 Eylül Çarşamba. 93 yıldan beri İzmir’in merkezinden ilçelerine ve köylerine kadar her yerinde coşku ve heyecanla kutladığımız ve her yıl anlamlı mesajlar verilmesini sağlayan 9 EYLÜL İZMİR’in KURTULUŞ ZAFER GÜNÜ’nü bu yıl, maalesef yurdun her tarafından gelen ŞEHİT ve Kayıp Haberleri nedeniyle Bu Yıl; BAYRAM olarak kutlayamıyoruz… Şehit acılarımız nedeniyle artık <> dilemekten bile utanır hale geldik. Son 53 günde 129 askerimizi ya da polisimizi şehit verdik. Gazilik ünvanı kazanan yüzlerce güvenlik görevlimiz ise çeşitli hastanelerde tedavi görüyorlar. Son 3 aydır hızla artan ve hepimizi, herkesi üzen terör olayları yüzünden acı, ızdırap ve sıkıntı içindeyiz. Yaşanılan bu çirkinliklerin artık sona erdirilmesini istiyoruz ve Devlet Yetkililerimizden bekliyoruz. Evet; 9 Eylül 2015 Çarşamba günü, İzmir’in emperyalist istiladan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Askerleri tarafından kurtarılışının 93’ncü yıldönümüdür. Öncelikle Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Biz İzmirlilere armağanı olan bu kutsal bayramı kutluyorum. Belki şehit acılarımız nedeniyle, bu yıl coşkulu 9 Eylül kutlamaları yapmayacağız. Ancak; heyecan ve mutlulukla andığımız bu önemli gün nedeniyle, ulaşabildiğimiz herkese emperyalizmin-kapitalizmin ve faşizmin yarattığı SAVAŞLARIN kötülüklerini ve insanlık için zararlarını anlatacağız… İzmirli Demokratik Sivil Kitle Örgütleri olarak; 9 Eylül sabahı; Saat: 08.30’dan itibaren Kemalpaşa Bel Kahve’de ki törenlere katılacağız. 15 gün önce 26 Ağustos’ta, Milli Mücadelenin son yürüyüşünün başlanıldığı Afyon’dan yola çıkmış ve İzmir’e 9 Eylül Sabahı ulaşacak binlerce yol arkadaşımızı Bel Kahve’de özlemle karşılayacağız… İzmir’li Demokratik Sivil Kitle Örgütleri olarak, gün boyu İzmir’in değişik bölgelerinde gerçekleştirilecek ve bu yılın özelliği nedeniyle ancak anlamlı ve heyecanlı olacak, etkinliklere katılacağız. Konak Hükümet Konağı önünde, Cumhuriyet Meydanı’nda, Kemeraltı, Beyler Sokaklarında 57 yıldır yaşanılan HÜREFE ŞEREF ÜSKÜP’ün başlattığı etkinliklerde, Cem Üsküp’ün önderliğinde, Türkiye’nin her tarafından gelecek otantik giysileri içinde ki EFE ve ZEYBEKLERİN buluşma coşkusunu yaşayacağız. Daha sonra; Saat: 18.30’da Alsancak Kıbrıs Şehitleri caddesinden başlayıp, Cumhuriyet Meydanı’nda ki miting’le bütünleşecek olan; <<9 Eylül Kurtuluş Heyecanını Kutlama ve Yaşanılan Terörü Lanetleme>> yürüyüşüne katılacağız… Daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin etkinliklerine katılacağız. Sessiz Fener Alayı’nı yaşayacağız. Tüm bu; <9 Eylül İzmir’in Emperyalist istiladan Kurtarılışı> etkinliklerinde; ATATÜRK’ün niçin ? tezini savunduğunu örnekler vererek açıklayacağız. İzmir’imizin bu kutsal “9 Eylül Kurtuluş ve Zafer Bayramı”nda; Güzel İzmir’imizden; tüm Dünya’ya BARIŞ çağrıları yapacağız. TERÖR SALDIRILARINA, Kurulan PUSU ve TUZAKLARA, KATLİAMLARA, HAİNLİKLERE, SAVAŞLARA-ÇATIŞMALARA ve MÜDAHELELERE <<>>diyeceğiz…. Evet; Lütfen, “Komşularımızla ve coğrafi bölgemizdeki ülkelerle iyi geçinelim. Dost olalım. Yüce İslam dini geçimsizliği ve huzursuzluğu red etmektedir. Hepimiz; HUZUR-SEVGİ ve Barış içinde bir düzen istiyoruz.” diyeceğiz. Sesimizi herkese duyurmaya çalışacağız. 9 Eylül’ün anlamına ve yaşanılacak etkinliklere yeniden değineceğim.

Ah nerede eski fuarlar...Ah nerede eski fuarlar...

28 Ağustos 2015 Cuma günü, “öğlen saatlerinde”, önceki yıl da olduğu gibi, bu yıl da; açılış saatinin öne alınma değişikliği halka duyurulamadığı için halkın katılma olanağı bulamadığı,,”sadece protokolun ve basınınkatıldığı” sessiz ve buruk bir törenle, açılış kurdelası kesilen “84’nci İzmir Enternasyonal Fuarı”mız, bu akşam10 günlük süresini tamamlayarak kapanıyor. Şayet hala fuara gidemedinizse; mutlaka gidiniz. İzmir Fuarımızı geziniz. Özellikle; bu yıl ki konseptine uygun olarak yapılan katılımlarla renklenmiş fuardaki “eğitim-öğrenim kurumlarının” sergi alanlarını, Ege ve İzmir Belediyelerinin tanıtım sunumlarını ve özellikle fuarın konuk kenti olarak kendisine ayrılmış sunum alanında, maketleriyle, görsel sunumlarıyla ve balmumu heykelleriyle, muhteşem görünümlü, küçük bir daha yaratmış, ’nin sergilemesini zevkle, keyifle gezip, görünüz. Ben; bu yıl da Kültürpark içinde düzenlenmiş fuarımızı önceki yılların fuarına göre, organizasyon anlamında, daha düzenli ve daha iyi planlanmış buldum. Ayrıca; gürültü ve görüntü kirliliği olmayan bir fuar yaşadım. Bu yıl önceki yıllarda fuarın her yerinde dağınık olarak gördüğümüz; etrafa ızgara ve yağ kokuları saçan, işporta görünümlü yiyecek-içecek noktaları yoktu. Bu tür yerler, daha düzenli, daha derli toplu ve “bacalı” şekilde yerleştirilmişlerdi… Karadeniz Federasyonu’nun katılım alanlarında bile, bu yıl daha düzenli ve daha gürültüsüz bir fuar sunumu gerçekleştirildi. İzmir Fuarında bu yıl daha gezilecek ve beğenilecek çok güzel görüntüler var. Bu akşam özellikle, Kaskatlı Havuz karşısında ki; asırlık fuar efsanesi TARİŞ’in ÜZÜM ŞIRASI sunum ve satış noktasını son kez mutlaka ziyaret edip, efsanevi fuar şırasından içiniz. İlginç kuru üzüm çeşitlerinden alınız. 84’ncü İzmir Fuarımızı, yazımın son bölümünde, bir kez daha yeniden değerlendireceğim, ÇARŞAMBA GÜNÜ <<9 EYLÜL KURTULUŞ BAYRAMINI>> KUTLAYACAĞIZ… Yüce Atatürk’ün Sevr ve Mondros dayatmalarından sonra kutsal başkaldırısı ile İzmir’in 15 Mayıs 1919’da ki işgali üzerine, 19 Mayıs 1919 günü Samsun’dan başlayan ve 9 Eylül 1922 günü İzmir’de sonuçlanan, “Anadolu İhtilali”nin ve “Milli Kurtuluş Zaferi”nin 93’ncü yıldönümünü kutlamak Bana göre; onur ve gururların en büyüğüdür. Gerçek bir “İzmir Şehidi Torunu” olarak; Milli Mücadeleyi İzmir’in Kurtuluş zaferi ile sonlandıran Yüce Atatürk’e ve dava arkadaşlarına minnet ve şükran borçluyum. “Mustafa Kemal’in Askerleri” denilen Süvari ve Piyade birliklerimizin 26 Ağustos’dan 9 Eylül’e, tam 15 günde Afyon’dan İzmir’e varışları hiç de kolay olmamıştır. Kuvvayi Milliyesi ile Efe ve Zeybekleri ile düzenli bir ordu yaratmış Gazi Mustafa Kemal Paşa,“Dünya Harpler Tarihi”ne geçmiş ve Dünya “Harp Akademileri”nde ders olarak okutulan emsaliz ve müstesna bir başarının kahramanıdır. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlatmıştır. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapılmıştır. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurmuştur. Böylece ;“memleketin yönetimi doğrudan doğruya halkın iradesine” verilmiştir. Milli Mücadele’nin merkezi, artık Ankara olmuştur. Yurdun durumunu TBMM ile değerlendiren ve kurtuluş çarelerini arayan Atatürk, "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğunu ve parçalanamayacağı görüşünden hareketle, işgalci emperyalist ittifakla savaş kararını almıştır. Oluşturulan kuvvayi milliyeci düzenli ordularla savaşa girilmiştir. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanılmıştır. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları kazanılmıştır. Yunanlılara ard arda büyük darbeler indirilmiştir. Bunun üzerine Mustafa Kemal, ordularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini vermiştir. Türk Askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uymuştur. ”23 Ağustos - 12 Eylül 1921” tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk kez toprak kazanmaya başlamıştır. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "Gazi" ünvanı ve "Mareşal" rütbesi verilmiştir. 26 Ağustos sabahı başlatılan Büyük Taarruzun 30 Ağustos’ta başarıyla sonuçlanmasından sonra 9 Eylül 1922 sabahı İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz emperyalist düşmandan temizlenmiştir. Düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, “26 - 30 Ağustos arasında, Zafer Haftası” olarak zaten kutluyoruz… Ancak 9 Eylül’ler Milli Zaferimizin İzmir’de taçlandırıldığı ve İzmir’den tüm Dünyaya ilan edildiği günün adıdır. 9 Eylül Kutsal Zaferimizin 93’nci Yıldönümü, kutlu ve mutlu olsun. İŞTE; KATILIP İZLEMENİZİ DİLEDİĞİM; 9 EYLÜL ETKİNLİKLERİ: 3 gün sonra; Çarşamba sabahından itibaren, Güzel İzmir’imizin her tarafında kutlayacağımız 9 Eylül 1922 Kurtuluş Bayramı, Türk ulusunu yok etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn kazanılan bir savaşın ve ulusal benliğimizin kurtarıldığı kutsal bir tarihi günün adıdır. Emperyalizm’e karşı, tüm 3’ncü Dünya Uluslarının örnek aldıkları ilk ve öncü bir “Zafer Destanı”nın İzmir’de sonuçlandığı gündür. Bu yıl da İzmir’de “9 Eylül Kurtuluş Bayramı” coşkulu bir programla kutlanacak. “İzmir 68’liler Platformu”nun çağrısıyla toplanan İzmirli “Demokratik Sivil Kitle Örgütleri”, 9 Eylül Sabahı Saat: 08.30’dan itibaren, Kemalpaşa Bel Kahvede başlayacakları etkinlikleri gün boyu sürdürecekler. Mutlaka katılımınızı dilediğim; Yürüyüş ve Miting için; Hepimiz; Saat: 18.30’dan itibaren Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde ki Tansaş&Migros önünden başlayacak <> yürüyüşüne de katılacağız… Yürüyüş sonrası toplanacağımız; Cumhuriyet Meydanı’nda ki mitingde de aktif görev alacağız… Sancar Maruflu olarak Bana gelince; Ben bu yıl da 9 Eylül 2015 Çarşamba sabahı Saat: 09.00’dan itibaren önce Konak Meydanı Hükümet Önü’nde, Süvarilerimizin Nal Seslerinden çıkan kıvılcımları izleyerek, şanlı Ay Yıldızlı Türk Bayrağımızın Hükümet Konağı Balkonu’na çekildiğini göreceğim ve Süvarilerimizi alkışlayacağım. Saat: 10.00’dan itibaren ise; İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda olacağım. Kahraman TSK’mizi ve Tören Resmi Geçidini keyifle izleyeceğim. Daha sonra da; İzmirli Sivil Demokratik Kitle Örgütleri olarak, Efe Babamız Merhum Şeref Üsküp’ün önderliğinde 57 yıldır, her yıl 9 Eylüllerde düzenlediğimiz; “Kemeraltı’nda Efe ve Zeybeklerin Buluşmaları Etkinliklerine” katılacağım. Saat:13.30’dan itibaren 57 yıldan beri yaşadığımız ve bu yıl da yaşayacağımız; Kemeraltı’nın, 2’nci Beyler Sokak’da ki “Üsküp Ailesi”nin ’nin önünde; İzmir’imize, Türkiye’nin ve Ege’nin dört bir tarafından gelmiş “Efe ve Zeybek Kültürü” temsilcileri olan ve otantik efe ve zeybek giysileriyle ve yaşantılarıyla sürekli yaşatan dostlarımla buluşacağım. 93 Yıllık Kurtuluş Coşkusunu bu kuvvacı dostlarımla paylaşacağım. Onlarla birlikte bu yıl da; Oynayacağım. Arzu eden herkesi, Bizlerle birlikte olmaya beklerim. Akşam ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun “9 Eylül Kurtuluş Bayramı kutlamaları” ile ilgili çağrıları ve davetleri var. Bu davetleri de değerlendireceğim. Eski yıllarda İzmir’de “9 Eylül Kurtuluş Zaferi”, İzmir Enternasyonal Fuarları’nın da açık olduğu süreç içinde coşku ve heyecanla kutlanırdı. Her yıl, 20 Ağustos’larda açılan ve 20 Eylül’lerde kapanan o görkemli 30 günlük fuarlarda; 26-30 Ağustos Zafer kutlamaları ile “9 Eylül Kurtuluş Günü kutlamaları” şölenler ve festivaller şeklinde görkemli ve renkli program güzellikleriyle yaşanırdı. Maalesef bu yıl fuar takvimin denk düşmemesi nedeniyle 9 Eylül Kutlamaları fuar sürecinin dışında kutlanacak… <<84’ncü İZMİR ENTERNASYONAL FUARI>> DEĞERLENDİRMEM: Tekrar; 84’ncü İzmir Enternasyonal Fuarı’na bir dönüş yapıyorum. Bu yıl; 28 Ağustos 2015 günü kapılarını, konseptiyle açan ve 70’in üzerinde yabancı ülke temsilcilerinin katılımlarıyla ve 2000 civarında yerli ve yabancı firmaların katılımlarıyla düzenlenen, ancak; çok sönük bir Açılış Töreni ile tüm dünyaya kapılarını açan “84’nci İzmir Enternasyonal Fuarı” mız, 6 Eylül akşamı olan bu akşam itibarıyla 10 günlük süresini tamamlayarak sona erecek. 1958 yılından beri tam 57 yıldır Açılış Törenlerinde ki coşkuyu ve heyecanı mutlaka yaşadığım, ancak son iki yıldır, açılış saatlerinde ki değişiklikler, halkla paylaşılmadığı ve halkımızın bilgilendirilmemesi nedeniyle halktan uzak ve kopuk törenler yapıldı. Bu nedenle coşkusuz ve buruk açılış törenlerini yaşadık. “İzmir Enternasyonal Fuarı”, kendine özgü özellikleri olan farklı, ilginç ve ayrıcalıklı bir fuarcılık örneğidir. Dünya fuarları içinde çok özel bir konuma ve itibara sahiptir. İzmir Enternasyonal Fuarı, çok ciddi anlamda bir “halka kaynaşma” ve “halkla bütünleşme” etkinliğidir. Sadece Ege’nin ve İzmir’in değil, tüm Türkiye’nin en önemli Cumhuriyet organizasyonudur. Dünyanın hiçbir ülkesinde İzmir Enternasyonal Fuarı’nın düzenlendiği Kültürpark’ın bir benzeri yoktur. İzmir’i seven herkes İzmir Fuarı’nı Sevmelidir. Ona evladı gibi sahip çıkmalıdır. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yeni Cumhuriyet Türkiye’sini kurarken ilk kez İzmir’de başlattığı çağdaş atılımlar, özellikle 17 Şubat 1923 tarihinde yaşanılan “1923 İzmir İktisat Kongresi”, günümüzün Türk Fuarcılığını doğurmuştur. Türk Ulusu ve İzmirliler, İzmir Fuarı’yla övünmeli ve fuarına sahip çıkmalıdır. 1932'de şimdiki Fuarın kurulduğu ve istilacı düşmanın 9 Eylül’de kaçarken yakıp yıkarak harabeye çevirdiği yangın alanı denilen yaklaşık 985 Bin metrekarelik Kültürpark alanını; İzmir’in Efsane Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz ve arkadaşları, "Siz Bu enkazı, 40 yılda ancak kaldırabilirsiniz" diyenleri utandırırcasına 23 ay gibi kısa bir sürede tertemiz yaptırmayı başarmıştır. Tonlarca enkazı gece gündüz taşıyan arabaların atlarından 168 tanesi ölünce; Dr. Behçet Uz, Kültürpark’ın Yapımında Ölen Atlar İçin Prof. Heykeltraş Şadi Çalık’a bir Anıt dahi yaptırmıştır. Dünya genelinde yapılmış ilk “Hayvan Dostu ve Hayvan Sevgisi Anıtı”, da eski hayvanat bahçesi alanı içinde korunmaktadır. Bu anıt; hepimizin onurudur. “Geleceğin Fuarcılığı, kesinlikle ve bir an önce EXPO anlayışıyla, Gaziemir’de ki olarak anılan yeni yerinde geliştirilmelidir.” görüşünü destekliyorum. Destekleyeceğim. Doğal zenginlileriyle ve kültürel temeliyle yepyeni bir “Kültürpark Alanı” ise mevcut şimdiki yerinde yeniden geliştirilerek yaratılmalıdır. Bizim gibi; 1950’li, 1960’lı, 1970’li, 1980’li ve 1990’lı yılların Fuarlarını Kültürpark’ta yaşamış olanların; Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosunda sahne alan Ankara Devlet Tiyatrolarını ve İstanbul Şehir Tiyatro’larını, Lüküs Hayat Opereti’ni, Buz Revüleri’ni, Enternasyonal Sirkleri, Akrobasi Sanatçıları’nı, Pala Halit Lakaplı Halit Karabilgin’in Palmiyeler Gazinosu Akşamlarını, Necdet Yazar’ın ve Osman Kavran’ın Behiye Aksoy’lu,Tanju Okan’lı,Ayla Dikmen’li Göl Gazinosu gecelerini,Bornova’lı Nuri Yalçuk’un İbrahim Tatlıses’li,Bülent Ersoy’lu Lunapark Gazinosu Akşamlarını, Saffet Kuyaş’ın Mogambo da ki, Ali Ulutanır’ın Kübana da ki doyumsuz;Zeki Müren’li,Gönül Yazar’lı, Bülent Ersoy’lu,Nükhet Duru’lu ve de Haşmet Uslu’lu Fuar Geceleri’ni, Cemal ve Atalay Noyaner’in oldukça renkli sanatçılardan oluşan Akasyalar Bahçesi’nde ki görkemli Akşam Sefalarını, İbrahim Nurbige’nin Atış Poligonu Gazinosu’ndaki Özdemir Hazar’lı Sohbetlerini ,Egemen Bostancı patentli programlarla renklenen Ekici-Över Gazinosu’nu, Zeki Müren,Emel Sayın’lı ve Osman Yağmurdereli’li Manolya Eğlence Bahçesini,Müzeyyen Senar’lı Zeynep-Beşir Öğe’lerin Çamlık Senar Bahçesi’ni, Devlet ve Kent Protokoluna çalışan Park Restoran’ı, Hüseyin Türkmenoğlu’nun kaliteli Ada Gazinosunu, Paraşüt Kule Gazinosu’nu, Fethi Işık’ın Ferdi Özbeğen’li Kervansaray’ını, Zait Örel’in Coşkun Sabah’lı Golf Restoranı’nı,Safiye Ayla’lı Ayla-Mehtap Bahçesini unutmaları mümkün değildir. Ahh Nerede O Eski Fuarlar... İzmir’li Sevgili Hemşehrilerime Sağlık - şans – başarı ve mutluluklar diliyorum…

Kimse Duymasın
Tüm Hakları Saklıdır.

Top