Kimse Duymasın

SON DAKİKA

Aranan Kelime: voleybol
Gwangju’dan notlar Gwangju’dan notlar

Spor salonlarının mimarları sanki ağız birliği etmiş gibi Dünyanın her tarafında benzer tasarımlara imza atıyorlar. Tribün altlarını herkes çok seviyor ya da daha çok kullanım alanı ortaya çıkacağı için buraları mutlaka ofis, depo, toplantı odası gibi çiziyorlar. Burada iki durum ortaya çıkıyor. Birincisi kullanıcı isteklerinin dikkate alınması, ikincisi ise mimarın kimseye bir şey söylemeden kendi bildiğine göre (!) proje yapmasıdır. 3 Temmuz’da yola çıktığım Güney Kore ziyareti bütün hızı ile devam ediyor. Her defasından farklı açılardan incelemeye çalıştığım 28. Universiade için bugün tesislere hafifçe göz atacağım. Bu oyunlarda maçlar, yarışlar ve antrenman alanları olmak üzere bir sürü mimari proje göze çarpıyor. Hatırlarsanız, 2002 Dünya Kupası maçlarından bir bölümü bu şehirde oynanmıştı. Gwangju bu onuru, gelen herkesle paylaşıyor. Gelelim buradaki tesislere: Kullanım kolaylıkları yanında dış görünüşleri güzel. Engelliler için tasarımlar iyi yapılmış. Toplam 38 tesis bu oyunlara hizmet veriyor. Bunların dışında toplantı salonları, yemekhane, poliklinik, posta ve telefon ofisleri, emanet çadırları, performans sahnesi, fitness salonu, masa tenisi salonu aktif biçimde kullanılıyor. Bazı işler için mobil araçlar görev almış. Örneğin, banka işlemleri, para değiştirmeyi bu araçlarda yapabiliyorsunuz. Maç ve antrenmanların yapıldığı yerlere bakınca bunların tamamını sıralıyorum. Liste biraz uzun isterseniz bu bölümü okumadan geçebilirsiniz. Basketbol 5, Voleybol 5, Yüzme Atlama ve Sutopu 2 (Üniversite Aquatic Center), Judo 1, Atletizm Gwangju Üniversitesi Stadı ve Dünya Kupası Stadyumu, Cimnastik Gwangju Kadınlar Üniversitesi tesisleri, Futbol 8 adet (1 tanesi Üniversite Stadı), Masa Tenisi 1, Tenis 2 (biri açık diğeri kapalı), Eskrim 1 (Bir fuar alanı), Golf 1 (Bir kulüp tesisi; bu arada golf için birkaç tane sahası çok özel, spesifik ağlarla çevrilmiş yerlerde yüzlerce Güney Koreli golf oynuyorlar), Badminton 1 (Kültür ve Spor Merkezi), Atıcılık (Şehir dışında olimpik köye yaklaşık 90 dk uzaklıkta ve dünyanın en iyi tesisi), Beyzbol 2, Okçuluk 1 (Gwangju Okçuluk Merkezi), Kürek 1 (Kürek merkezi olarak bir göl kullanılıyor “Chungju Tangeum Lake”, ama benim aklımdaki Sapanca Gölü’dür), Taekwondo 1 (Üniversite Spor Salonu “Chosun Üniversitesi”), Hentbol 3 salon (1’i Chonnam Üniversitesi), Antrenman Salonları 32, Basketbol 4 (Ama Lise Spor Salonu), Voleybol 5 (Lise Salonu), Judo 1 (Lise ve Olimpik Salon) adet salon. Ben yazarken zorlandım siz de okurken.. Dünyanın en önemli spor organizasyonlarından bir olan Universiade’da bir öğünde dün itibarı ile 10.700 adet sporcu yemek yedi. Bu hadise oyunların başladığı günden bu yana her gün sabah öğle ve akşam olarak devam ediyor. Bizim gibi oruç tutanlar buranın saatine göre sahur yapıyorlar. Hakemler, yöneticiler, diğer görevlileri de sayarsak bu rakam daha da artıyor. Bu yemek trafiğini düşünün. Bir de bu hizmetin verildiği yerin tasarımını… Serin, temiz, çevreci ve basit bir işletim sistemi… Buradan yeniden mimarlara dönüyorum:Mimarlar kendi bildiğine göre proje çizerler mi? Aslında, aldıkları eğitim, yaşadıkları kültür, kişisel becerileri ve tanımlanması güç estetik anlayışları ile farklı eserler yaratırlar. Ancak spor salonları söz konusu ise ortaya garip projeler ve dolayısıyla inanılmaz kullanım zorlukları olan tesisler çıkıyor. Bu durum yalnız bizim kentimiz ve ülkemiz için geçerli değildir. Hemen her ülkede buna benzer garip tesisler karşımıza çıkıyor. Problem, seyirciler için yapılan bölümlerde başlıyor. Koltuklar, ayakların konulacağı bölümün dik oluşu (bu durum ayakların dizden geriye doğru gitmesini engelliyor) gibi küçük gibi görünen ama seyirci konforu açısından çok önemli detay içeriyor. Koltuklar arası mesafe ise hemen her yerde sorundur. Komiktir, bazı spor salonlarında koltuk arkalıklarına oturulur, ayaklar oturma yerine basılır. Bunun birinci nedeni koltukların küçük oluşu, ara mesafelerin darlığı ve iki basamak arası yükselti mesafesinin az oluşudur. Bir spor salonu veya stadındaki koltukların ergonomik yapısı çök önemli ama onların yerleşeceği alanların hesap işi mimarlara aittir. Bunları yazarken yapılmakta olan stadlarımızın koltuk yerleri, mesafeleri, yükseltileri gözden geçirilmelidir. Şimdi şu soru gelecektir: Bunun projesi çoktan yapıldı ve bitti. Bir şey yapılamaz. Bu sorunun sırası mı? Doğru cevap. Fakat orda maçlar yapılmaya başlanır ve seyirci gitmeye başlarsa onların rahatlığını sorguladığımızda alacağımız cevaplar pek hoş olmayabilir. Burada bir olimpiyat yapılacak kadar tesis yapılmış. Zaten spora çok özel bir önem veriliyor. İnsanlar hizmet etmeyi seviyorlar. Hayat pahalı. Meyve neredeyse tane ile veriliyor. Karpuzun tanesi 45 lira, bizzat gözümle gördüm.. Evlilik zor. Çok çalışıyorlar. Enerji çok kıymetli. 1/3’ünü nükleer enerjiden, gerisini termik santralardan elde eden Güney Kore, kömürü Güney Afrika’dan ithal ediyor. Kömürler daha fazla enerji versin diye özel işlemden geçiriliyor. Güneş panelleri her yerde. Bizim derhal güneş tarlaları kurmamız gerekiyor. Maçlara gidip gelirken gördüğüm yüzlerce sera yanında mutlaka güneş enerjisi panellerini görüyorum Tüm bunlardan sonra Güney Kore için geriye tek şey kalmış: Oyunları düzenlemek ve katılmak. FISU’nun 170 civarında üye ülkesi var. Yönetim Kurulu Üyelerinden biri Prof. Dr. Kemal Tamer hocamız. Geçen akşam bizi ziyarete geldi. Madalya vermekten zaman bulamıyor. Ne de olsa 22 yönetim kurulu üyesinden biri. Çalışacak, ülkemizi temsil edecek. O da bunu yapıyor zaten. Bu arada kafilelerin genel yönetimi için Genel Sekreter Erdoğan Çelebi’yi, detaylar ve sorun çözücü olarak Murat Aslan’ı ve iletişim becerisi süper olan Mustafa Yıldırır’ı kutluyorum. Gelecek yazımda daha geniş bir değerlendirme yapacağım.

2015 Avrupa Oyunları’nda Voleybolda şampiyonuz!2015 Avrupa Oyunları’nda Voleybolda şampiyonuz!

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’nün ev sahipliğinde düzenlenen 2015 Avrupa Oyunları'nda bayanlar voleybol mücadelesi bugün A Bayan Milli Takımımız ile Polonya arasında oynanan final maçı ile sona erdi. Kristal Salon’da oynanan final karşılaşmasında Polonya’yı 25-11, 25-19 ve25-13’lük setlerle 3-0 mağlup eden A Bayan Milli Takımımız, 2015 Avrupa Oyunları’nda altın madalyanın sahibi oldu. Mücadeleye üst üste bloklarla başlayan Millilerimiz, kısa sürede 6-0’lık üstünlük yakaladı ve ilk teknik molaya 8-3 öne girdi. 10-9’da fark bire indikten sonra 10-0’lık bir seri yakalayan Milli Takımımız, 20-9’da farkı 11’e çıkardı. Son bölümde rahat oyununu sürdüren A Bayan Milli Takımımız, 25-11’le 1-0 öne geçti. Karşılıklı sayılarla başlayan ikinci setin ilk teknik molası Millilerimizin 8-6’lık üstünlüğü ile geçildi. İki takım orta bölümde dengeli bir oyun ortaya koydu ve Milli Takımımız ikinci teknik molaya 16-13 önde girdi. Mola dönüşünde file üzerindeki iyi performansıyla kontrolü eline alan A Bayan Milli Takımımız, 25-19’la setlerde durumu 2-0’a getirdi. Üçüncü setin başında 5-2 ile üstünlüğü eline geçiren Millilerimiz, ilk teknik molaya 8-6 önde giren taraf oldu. Etkili servislerle rakibinin savunmasını zorlayan Milli Takımımız, ikinci teknik molada skoru 16-9’a taşıdı. 19-10’da farkı dokuza çıkaran A Bayan Milli Takımımız, son bölümde rakibinin geri dönüş yapmasına izin vermedi ve seti 25-13 maçı da 3-0 kazanarak 2015 Avrupa Oyunları’nı şampiyon olarak tamamladı. Salon: Kristal Salon Hakemler:Susana Maria RodriguezJativa (İspanya), Karin Zahorcova (Çek Cumhuriyeti) Türkiye:Naz (3), Neriman (11), Dicle Nur (4), Polen (18), Güldeniz (9), Kübra (11), Gizem (L), Büşra (-) Polonya:Werblinska (4), Bednarek-Kasza (2), Wolosz (1),Skowronska-Dolata (11), Pycia (4), Zaroslinska (14), Sawicka (L), Tokarska (-), Kurnikowska (-), Belcik (1), Durajczyk (L) Setler:25-11, 25-19, 25-13 Süre:68 dakika (19’, 25’, 24’)

Basketbol diye yazılır...Basketbol diye yazılır...

Sporda, şampiyonluk ve başarı kadar güzel olan hangi duygu vardır acaba? Hedefe varmanın hazzını yaşayabilmek, sevincin doruğunda mutluluk egosunu tatmin etmek, başarmanın keyfini doya doya çıkarmak ve tüm güzelliklerden oluşan buketlerle ödüllendirilmek… Kelimenin tam anlamıyla da “mutlu olmak…” Futbolda hüsranı “alışkanlık” haline getiren, borcu “olağan” sayan, günlük, bazen de saatlik yaşamayı yeğleyen ve markasının kıymetini bilmeyen veya bilmek istemeyen “dünya devi” bir kulüpten söz ediyorum… Branşlaşan şubeleri adeta “kulüp içinde kulüp” olan, hizipçiğinin en iyisi yapılan ancak söz konusu “ortak menfaatler” olunca da aynı anda masaya yumruk vuranların topluluğu olan bir kulüpten bahsediyorum… Alt yapısıyla, üst yapısıyla… Tüm sportif takımlarıyla aynı aşkı yaşayan bir kulübü yazmaya çalışıyorum… Müzesi olmayan ancak konu açıldığında, her konuşmacının “mangalda kül bırakmayan” nutuklarıyla büyüyen bir nesil, tam 28 yıl sonra “şampiyonluk sarhoşu” oldu… Öyle bir kulüp ki; taraftarı için destan yazılıyor, şarkı besteleniyor, belgesel çekiliyor… İşte bu kulübü kulüp yapan, armasındaki ay yıldızı… Tarihindeki kurucularının vatan uğruna kanını vermesi… Ve en önemlisi de; sevdasına yürekten ölesiye bağlı taraftarı… İşte 28 yıl sonra yeniden gelen zafer, bu taraftarın Picasso’nun eserlerinden daha değerli olan yarattığı tablo!.. Herkes şampiyonluğu kazanır ama; KSK’nin kazandığı şampiyonluk, alın terini akıttığı paha biçilmez bir tablo!.. Karşıyaka’yı camia yapan da işte bu tablo… Teşekkürler 12. Adam… Elbette Ufuk Sarıca başroldeki kahraman… Savaş askerlerle kazanılır gerçeği unutulmamalıdır. Bir de; emri veren komutan!.. “Arkadaşlık Ruhu” bir yana… “Takım olma” bir yana… “Taraftar ve yönetimler bütünleşmek” bir yana… Banvit, Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes gibi devleri yenmek bir yana… Karşıyaka, Karşıyaka ile bütünleşmiş… İşte başarının sırrı da burada! Bunu sadece ben değil, en büyük sponsor ve bir dönem KSK’de yöneticilik de yapan Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaşar da söylüyor. Bakın ne diyor? “Biz artık Euroleagu takımı olacağız. Beraber hareket edeceğiz. Birlikte yöneten, birlikte hisseden, başarı için heyecanlanan bir sponsor ve takımdan bahsediyoruz. Diğer takımların sponsorlarında sadece menfaat söz konusu, bizde ise duygusal bağ var. İyi günde, zor günde beraber olan, uzun vadeli düşünen bir felsefedeyiz. Bizler yanınızdayız ve bize olan güveninizi hiçbir zaman kaybetmeyin. Daha büyük başarılara yelken açalım…" Okudunuz değil mi? Sponsoru bile kulübüne aşık… Nerde bulacaksınız böyle bir camia? İşte başarının sırrı burada… KSK sevgisinin sınırı yok!.. Futbol bir yana… Voleybol, tenis, yelken ve diğer branşlar… Ama Karşıyaka için en önemlisi basketbol… Bunun üzerini örtemez, yazamaz, kazıyamazsınız… Taraftar ne diyor: “Basketbol yazılır… Karşıyaka diye okunur!..” Bu gerçeği artık kabul edeceksiniz…

CEV , Türkiye'ye wild card verdi, takım sayımız 6'ya yükseldi...CEV , Türkiye'ye wild card verdi, takım sayımız 6'ya yükseldi...

Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV), gelecek sezon “wild card” ile Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek takımlar arasında Ziraat Bankası’na da yer verdi. CEV’in internet sitesinden yapılan açıklamada, erkekler ve kadınlarda gelecek sezon wild card ile Şampiyonlar Ligi’ne katılmaya hak kazanan takımlar duyuruldu. Wild card başvurusu kabul edilen, Türkiye liginde geride kalan sezonu üçüncü sırada tamamlayan Ziraat Bankası; Halkbank ve Arkas Spor’un ardından Türkiye adına DenizBank Erkekler CEV Şampiyonlar Ligi’nde yer alma hakkı elde etti. Erkeklerde diğer wild card alan takımlar, Belçika’dan Noliko Maaseik, Polonya’dan PGE Skra ve Sırbistan’dan Vojvodina NS Seme oldu. DenizBank Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi wild card’ları ise Azerbaycan’dan Azerrail Bakü, İtalya’dan Nordmeccanica Piacenza ve Polonya’dan Impel Wroclaw’a verildi. Erkekler CEV Şampiyonlar Ligi Wild card dağılımının ardından gelecek sezon Erkekler CEV Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek 28 takım şöyle oluştu: Hypo Tirol Innsbruck (Avusturya), Knack Roeselare, Volley behappy2 Asse-Lennik, Noliko Maaseik (Belçika), Marek Union-Ivkoni (Bulgaristan), Dukla Liberec (Çek Cumhuriyeti), Tours VB, Paris Volley (Fransa), VfB Friedrichshafen, Berlin Recycling Volleys (Almanya), PAOK (Yunanistan), Trentino Diatec, Modena Volley, Cucine Lube Civitanova (İtalya), Budvanska Rivijera (Karadağ), Asseco Resovia, Lotos Trefl Gdansk, PGE Skra (Polonya), Tomis (Romanya), Zenit, Belogorie Belgorod, Dinamo Moskova (Rusya), Vojvodina NS Seme (Sırbistan), ACH Volley (Slovenya), Lugano (İsviçre), Arkas Spor, Halkbank, Ziraat Bankası (Türkiye) Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi Gelecek sezon Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi’nde yer alacak 24 takım ise şu şekilde: Telekom Bakü, Lokomotiv Bakü, Azerrail Bakü (Azerbaycan), Agel Prostejov (Çek Cumhuriyeti), Cannes, Rocheville Le Cannet (Fransa), Dresdner, Allianz MTV Stuttgart (Almanya), Pomi Casalmaggiore, Igor Gorgonzola, Nordmeccanica Piacenza (İtalya), Chemik Police, PGE Atom Trefl, Impel Wroclaw (Polonya), Volei Alba-Blaj (Romanya), Dinamo Kazan, Dinamo Moskova, Uralochka-NTMK Ekaterinburg (Rusya), Calcit Kamnik (Slovenya), Vizura (Sırbistan), Volero Zürih (İsviçre), Fenerbahçe Grundig, VakıfBank, Eczacıbaşı VitrA (Türkiye)

2016 Rio Olimpiyatları Avrupa Elemeleri Ankara’da düzenlenecek2016 Rio Olimpiyatları Avrupa Elemeleri Ankara’da düzenlenecek

5-21 Ağustos 2016 tarihleri arasında Brezilya’nın Rio kentinin ev sahipliği yapacağı 2016 Rio Olimpiyatları’nın Avrupa Elemeleri Ankara’da organize edilecek. CEV (Avrupa Voleybol Konfederasyonu) tarafından yapılan açıklamaya göre, bayanlarda 2016 Rio Olimpiyatları’na Avrupa kıtasından katılacak takımın belirleneceği eleme maçları 4-9 Ocak 2016 tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara Başkent Voleybol Salonu’nda oynanacak. 2015 CEV Bayanlar Avrupa Şampiyonası’nın ardından açıklanacak Avrupa sıralamasına göre, Türkiye ile birlikte Avrupa’nın en iyi yedi takımının mücadele edeceği elemeleri şampiyon olarak tamamlayan ülke, doğrudan 2016 Rio Olimpiyatları’na katılma hakkı elde edecek. Organizasyonda ikinci ve üçüncü sırayı alan takımlar ise Mayıs 2016’da Dünya Elemeleri’ne katılacak. Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç: Türk sporu için önemli adımlardan biri Olimpiyat elemelerine ev sahipliği yapmanın Türkiye’nin olimpiyat düzenleme hedefi için önemliadımlardan biri olduğunu belirten Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Türkiye önemli organizasyonları her zaman başarı ile düzenleyen bir ülke olarak Avrupa’da ve dünyada öne çıkıyor. Bu elemelerin Türkiye’ye verilmiş olması da bunun bir göstergesi. Bu organizasyonu da en iyi şekilde gerçekleştireceğiz. Filenin Sultanları’nın 2012 Londra Olimpiyatları’nın ardından 2016 Rio Olimpiyatları’nda da Türkiye’yi temsil edeceğine inanıyorum. Başta sporcular olmak üzere olimpiyat yolunda mücadele edecek tüm paydaşlara başarılar diliyorum.” yorumunu yaptı. TVF Başkanı Özkan Mutlugil: Takımımıza ve seyircimize güveniyoruz 2016 Rio Olimpiyatları’na katılma yolunda elemelere ev sahipliği yapmanın önemini vurgulayan Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Özkan Mutlugil ise “Öncelikle ev sahipliğimiz konusunda desteklerinden dolayı Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Akif Çağatay Kılıç’a TVF adına teşekkür ediyorum. 2012 Londra Olimpiyatları öncesinde de elemeleri Ankara’da oynamış ve seyircimizin büyük desteği ile tarihte ilk kez olimpiyatlara katılma hakkı elde etmiştik. Ankara seyircisinin bize yine büyük bir destek vereceğine ve tekrar olimpiyatlarda mücadele etme hakkı elde edeceğimize inanıyorum. Rio’da yer alıp tüm Türkiye’yi gururlandıracak bir derece elde etmeyi hedefliyoruz. Bu uzun ve zorlu süreçte teknik ekibimize, sporcularımıza ve tüm voleybol ailemize başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

İZVAK Ödülleri dağıtıldı...İZVAK Ödülleri dağıtıldı...

İzmir Gücü Spor Vakfı (İZVAK) ödülleri, İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödül törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekili Arif Koşar, İZVAK Başkanı Erdoğan Tözge, İzmir Ticaret Odası Başkan Vekili Akın Kazançoğlu, Gençlik Spor İl Müdür Vekili Ali Salbaş ve İzmirli spor kulüplerinin temsilcileri katıldı. Törende bir konuşma yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü olarak 5 bini aşkın sporcu ile 37 branşta spor ve eğitim etkinlikleri düzenlediklerini söyledi. Amatör ruhla yapılan çalışmalarda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin uluslararası alanda bir çok başarıya imza attığını vurgulayan Başkan Aziz Kocaoğlu, 2013 yılında Türkiye'de Fenerbahçe'den sonra en çok kupa alan kulüp olduklarını ve 2014 yılında 210 madalya kazandıklarını hatırlatarak, “Sadece geçen yıl uluslararası alanda 11 kupamız var. Bunların 3’ü Avrupa Şampiyonluğu, biri de dünya üçüncülüğü” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin spor anlayışı ilgili bilgiler de veren Başkan Kocaoğlu şöyle devam etti: Hedef centilmen sporcular yetiştirmek “Kesinlikle profesyonele kaçmıyoruz. Profesyonel kulüpler için başarılı oyuncular yetiştiriyoru. Hedefimiz daha çok çocuğa ulaşmak. Çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan kurtarmak ve sporcu centilmenliği ile yetiştirmek.. Profesyonel sporu profesyonellerin yapması gerektiğini düşünüyoruz. Ama diğer taraftan da farklı branşlarda önemli başarılarımız var. Son olarak, iki yıl önce kurduğumuz Ampute takımımızı şampiyon yaptık. Gelecek yıl Süper lig’de mücadele edeceğiz. Buz Hokeyi takımımız da yine birkaç yıl içinde şampiyonluklar yaşadı. Bu başarılar bizi çok mutlu ediyor.” Göztepe Futbol, Karşıyaka Basketbol ve Arkas Voleybol takımlarını elde ettikleri başarılar nedeniyle kutlayan Büyükşehir Belediye Başkanı, “İzmir'de bir şeyler değişiyor. Bundan sonra İzmir, daha büyük başarılara imza atacaktır. Çeşitli nedenlerden dolayı bir dönem potansiyelinin altında kalan İzmir’in hafif bir durağanlık yaşaması bile belli sıkıntılara yol açmıştı. Şimdi bu aşıldı. İzmir hem kendi gücü hem de merkezi hükümetten gelecek desteklerle koşabilecek bir kent” dedi. Konuşmaların ardından Uluslararası U1 Futbol Turnuvasını düzenleyen Altınordu’ya, Türkiye Erkekler 1. Voleybol Ligi Şampiyonu Arkas Spor Kulübü’ne, Spor Toto 2. Lig’de şampiyon olarak 1. Lig’e yükselen Göztepe Spor Kulübü’ne, Konak Belediyespor Kadın Futbol Takımı’na ve hem Türkiye Basketbol Kupası hem de Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazanan Karşıyaka Spor Kulübü’ne ödülleri takdim edildi.

Başkan Kocaoğlu Çiğli'den sert konuştu...Başkan Kocaoğlu Çiğli'den sert konuştu...

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin maddi desteğiyle Çiğli Belediyesi tarafından yaptırılan Çiğli Çok Amaçlı Spor Salonu törenle açıldı. Açılış törenindeki konuşmasında, Çiğli Belediye Başkanı Hasan Arslan’ın Karşıyaka Tramvayı’nın bölge hastanesine kadar uzatılması talebine yanıt veren Başkan Aziz Kocaoğlu, “Tramvayın bölge hastanesine kadar uzatılması kürsüden verilecek söz değil. Etüdü yapılıp ona göre değerlendirilecek bir konudur. Bir problem yoksa herkes biliyor ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi bunu yaptıracak güçtedir” dedi. İzmir’deki genel seçim çalışmalarının İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden yapılmaması için daha önce yaptığı çağrısı yineleyen Başkan Aziz Kocaoğlu, “Seçim süreci başladığında ve adaylar buraya gelip gitmeye başladığında, İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerine bir politika inşa edilmeye kalkıldı. Her seçimde geliyorsunuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden politika yapıyorsunuz. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ne işiniz var? Bu genel seçim, yerel seçim değil ki! Siz Türkiye’de ne yapacaksınız; merkezi bütçeden, hükümet bütçesinden, devlet bütçesinden İzmir’e ne vereceksiniz; onu anlatın! Biz zaten İzmir’in kalkınması için geceli gündüzlü çalışıyoruz; siz makro düzeyde kalkınmak için neler yapacaksınız, bunları konuşalım. Genel seçimin İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden yapılması mahsurludur. Ancak yine de sorulacak her türlü soruya, yapılacak her türlü politik ithama İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve Başkanının verecek cevabı vardır” diye konuştu. Başkan Kocaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir taraftan ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi başkanı milletvekili adayı gibi seçim çalışması yapıyor’ deniliyor, diğer taraftan yine aynı konuşma içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve Büyükşehir Belediyesi eleştiriliyor. Burada hedef bellidir… 12 yıldır İzmir’de ne yapıldığı da… Çevreyolu, bölünmüş yol, yap-işlet-devretle havalimanı, etti üç… Konak Tüneli ayrı bir alem; onunla da dört… Başka? Yok! O zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden siyaset yapmanın esas özü ‘ben bir şey yapmadım, bunu ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne vurarak gizleyebilirim’den hareketle, İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden siyaset yapılmaktadır.” Bakan Bey İzmir’i bilmiyor Orman ve Su İşleri Bakanı, AKP İzmir Milletvekili adayı Veysel Eroğlu’nun İzmir’in konularını bilediğini belirten Başkan Aziz Kocaoğlu, “Keşke konulara bilerek yaklaşsaydı çok daha iyi olurdu. ‘İstanbul’un trafik sorununu İstanbul Büyükşehir Belediyesi çözüyor. İzmir’in trafiğini İzmir Büyükşehir Belediyesi çözmüyor. O zaman biz devreye girer çözeriz” demiş. Peki bu laf ne zamana kadar? Bu laf 7 Haziran’a kadar!.. Siz 2015 yılı bütçesinden raylı sistem için Ankara’ya 955 milyon TL, İstanbul’a da 750 milyon TL para ayırırken İzmir’e ne kadar ayırdınız? Koskoca bir sıfır! Bir de bu sıfırı kaldırmak için eğer gözden kaçarsa diye, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından iş yeri teslimi yapılmış, çalışması başlamış Karşıyaka ve Konak tramvayını seçim bildirgenize aldınız. Espri konusu olduğunda da bildirgeden çıkardınız. Konak tüneli zemin etüdü yapılmadan, oldu bittiye getirilerek, ihale yapılmadan, Çeşme Otobanı’nın kent geçişi ihalesi, yani 30 sene önceki ihaleye tutamak tutturarak yapılmış bir ihale sonucunda gerçekleştirilmiştir” diye konuştu. Gördes’te problem var Eroğlu’nun “o zamanki Başbakanımızı şimdiki sayın Cumhurbaşkanımız bana talimat verdi. Veysel hoca ‘git şu İzmir’in su sorununu çöz’ dedi. Ben de Gördes barajını yaptım İzmir’in su sorununu hallettim” açıklamasına da yanıt veren Başkan Kocaoğlu, şöyle devam etti: “Yaptığımız çalışmalarla İzmir’in su kaçaklarını önleyerek sarfiyatı düşürdük. Tahtalı ve Balçova Barajı ile Halkapınar, Manisa Sarıkız, Göksu ve Menemen kuyularını topladığımızda, İzmir’in potansiyeli yetmektedir. Gördes Barajı’nın suyu verilmesin demiyoruz, verilsin. Ama Gördes Barajı suyu o hale geldi ki, durmadan söyleniyor. Bu da bir bakıma, Gördes Barajı’ndan başka bir şey yapılmadığının tescili oldu. Bunu eleştirmek için söylemiyorum ama şu anda Gördes Barajı boşaltılmış durumda. Gördes Barajı’nda problem var. Zemini yeniden yapılacak, ondan sonra su verilecek. Dolayısıyla Gördes Barajı’nı sürekli tekrarlamak doğru değil!” Bakan’a ÇED sorusu Körfez Projesi’nin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun 2 senedir oyalandığını da hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, şunları kaydetti: “2 senedir Körfezin ÇED süreciyle uğraşıyoruz. 2 senedir o genel müdürlük, bu bakanlık top yuvarlıyoruz. Proje sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi projesi değil!. Proje hem İzmir Limanı’nı büyütecek hem de Körfezi yüzülebilir bir hale getirecek bir projedir. Çiğlilerin denize girebilmesinin birinci koşulu, Körfez’in yüzülebilir hale gelmesidir. Şu anda bir propagandaya başladılar. ÇED’i bakanlık, hükümet engellememiş, evraklar eksikmiş. O kadar çok örnek var ki! Efemçukuru’na ÇED nasıl verildi? Kaç günde verildi? Biz ruhsat vermeyince, bir hafta içinde yönetmelik değişerek Valilik nasıl verdi? Vatandaşın tarlasına, damına, köyün içine RES’ler ÇED raporu alınarak mı konuldu? Körfez Projesi dünyanın en önemli çevre projesidir. Ve bu ÇED oyalanmıştır. Bu seçime kadar Körfez ÇED’inin oyalanacağını zaten tahmin ediyorduk. Şimdi seçimden sonra göreceğiz. Körfezin ve limanın büyümesini 4 sene erteleyecekler mi, hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Taş ocaklarına, maden ruhsatlarına ÇED raporu istemiyorsun, yüzülebilir körfez için 2 yıldır bahane uyduruyorsun! Sayın Bakan Gediz’i kurtaracaktı, ondan hiç bahsetmiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı geldi ‘Gediz için proje hazırlıyoruz’ dedi. O zamanki Çevre ve Orman Bakanı, şimdiki Su ve Orman Bakanı, ‘31 Aralık 2012 tarihinde saat 16.59’da Gediz’de balık tutacağız’ demişti. Ödemiş’te Bademli barajı var. 9 Eylül 2013’te hizmete açılacaktı. Bunları uzatmak mümkün. Bunları konuşmak mümkün ama iş bunlarla bitmiyor. Bugün Müsteşar yine proje hazırlığından bahsediyor, yine sayın Bakan ‘körfezi temizlemek için proje yapacağız’ diyor. Oysa projemiz hazır. Bu projeyi bana tek başıma vermezler diye TCDD ile ortak çıktık. Ama devlet projesi olmasına rağmen içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi var diye bugüne kadar ÇED çıkmadı.” Kılcal damarlarımızda İzmir’e hizmet var İzmir’in kalkınması ve İzmirlinin hakkını korumak için çalışmaya devam edeceklerini altını çizen Başkan Kocaoğlu, sadece İzmirlinin hakkını korumak, İzmirliye hizmet etmek ve yalan yanlış bilgilere cevap vermek için yaptıkları konuşmaların “birilerini” çok fena endişeye sürüklediğini de sözlerine ekledi. Aziz Kocoğlu sözlerini şu şekilde tamamladı: “Çiğli’nin 2 önemli problemi vardı: Çiğli Arıtma Tesisleri’ndeki çamur kokusunu Çamur Çürütme ve Kurutma Tesisi’ni yaparak çözdük. İkinci önemli konusu Harmandalı Çöp Deponi Tesisi’dir. Onun da taşınması için ÇED süreci devam etmektedir. İsteğimiz bütün kurumlardan uygunluk görüşü alınmış, Yamanlar Ormanı ile en ufak bir alakası olmayan projenin ÇED’i alındığında İzmir’in evsel atığının yüzde 40’ını burada, yüzde 40’ını güneyin merkeze yakın bir yerinde, yüzde 10’u Bergama tarafında, yüzde 10’u da Ödemiş tarafında bertaraf edilecektir. Burada nasıl bir tesis kurduğumuzu, evsel atığını nasıl ekonomiye kazandırdığımızı, nasıl çevreye zarar vermediğimizi, nasıl enerji ürettiğimizi dünya alem görecektir. 11 yıldır için İzmir için çalışıyoruz.. Kafamızın kılcal damarlarından İzmir’e hizmet etmek dışında hiçbir şey yoktur. Kentimizi kalkındırıp vatandaşımızın gelir düzeyini, yaşam standardını yükseltmeye; kimseyi rencide etmeden, sataşmadan, yaptıklarımızı anlatarak, mücadelemizi ve haklılığımızı anlatmaya çalışıyoruz. Başka bir derdimiz, telaşımız yoktur.” Gençlere sahip çıkmalıyız Çiğli Belediye Başkanı Hasan Arslan ise gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutup spora yönlendirmek için spor tesislerinin önemine değinerek “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun desteğiyle spor salonunu 8 ay gibi kısa bir sürede tamamladık. Yeni spor salonları yapmak için de çalışmalarımız devam ediyor. Gençlerimize sahip çıkıp kötü alışkanlıklardan korumak için spora yönlendirmeliyiz” şeklinde konuştu. Çiğli Kaymakamı Mustafa Arı da tesisi ilçeye kazandırdıkları için hem İzmir Büyükşehir Belediyesi hem de Çiğli Belediyesi’ne teşekkür etti. Sporcu aileye yakışan bağış Salonun yapıldığı arsayı bağışlayanlar adına söz alan eski milli atlet Semra Aksu ise şunları söyledi: “Ailemizden miras kalan arsayı, sporcu bir aile olarak spor salonu için bağışlamak bize yakışandı. 272 kez milli oldum, 150 kez rekor kırdım. Türkiye’nin ilk kadın Atletizm Federasyon Başkanı oldum. Çiğli’den yetişen bir sporcuyum. Umarım bu salonda nice sporcular yetişir” diye konuştu. Voleybol ve basketbol başta olmak üzere birçok branşta hizmet verecek olan Çiğli Çok Amaçlı Spor Salonu’nun 2 milyon 750 bin TL’lik maliyetinin yüzde 70’i Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılandı.

Seçim Heyecanı...Seçim Heyecanı...

Karşıyaka peşpeşe seçim heyecanı yaşayacak. Önce, Karşıyaka Spor Kulübü’ne yeni başkan ve yönetimini, ardından da yeni milletvekillerini seçecek… Seçimler spor kulüplerinde olunca keyif veriyor. Ekonomik kriz içinde olan, üstelik de neredeyse “uçan kuşa borçlu” durumundaki kulüplerimizin sahipsiz kalmak bir tarafa, birden fazla adaylı genel kurullarını yapması armasına olan bağlılığından ve kulüp sevdasından kaynaklanıyor olsa gerek!.. Karşıyaka Spor Kulübü de bunlardan birisi. Neredeyse 50 milyon TL’ye yaklaşan borcu ve transfer yasağı inşallah gelecek dönemlerde sıfırlanır!. Karşıyaka Spor Kulübü’nde 21 Mayıs’ta yapılacak genel kurulda Ali Erten ile Mutlu Altuğ (İsimler alfabetik sırayla) başkanlık için yarışacak, listeleri de yönetimi oluşturacak. Her ikisi de gerçek Karşıyakalı. Üstelik de, yıllardır kulübün içinde. Erten voleybol, Altuğ ise basketbol kökenli… “Karşıyaka sevdası”nı hizmet yarışına dönüştürenlere bol şanslar… Karşıyaka Spor Kulübü’ndeki aşırı yük, seçimlerden sonra inşallah seçilecek yönetimin program ve projeleriyle hafifler… Tek temennimiz bu!.. Sportif ve yönetimsel başarıların sürekli olması, branşlardaki alt yapıların “fabrika” gibi çalışması ve bol bol üst yapıya ürün vermesi de en büyük dileğimiz! Kurtuluş; tesis ve alt yapı!.. Yoksa bol keseden atılan vaadler ve bol sıfırlı dağıtılan paralar iyimserlik değil, karamsarlık yaratır! Aynen bugün görülen ve seyredilen tabloda olduğu gibi… Karşıyaka Spor Kulübü’ne başkanı seçeceğiz. Kim seçilirse seçilsin, kulüp kazanacak. Bu kesin!.. İnşallah genel seçimlerde de Karşıyaka, ilçesine ve kentine büyük hizmetleri dokunacak kişileri seçerek Başkent’e gönderir… Karşıyaka seçim havasına girdi mi?.. Karşıyaka Spor Kulübü için “Evet” de… Milletvekilleri seçimleri sanki çok kişinin umurunda bile değil gibi… Yoksa biz sporcular böyle mi düşünüyoruz… Karşıyakalılar’ın “seçim”den çok “geçim” derdi olduğu da kesin. Son yıllarda adeta “dönerciler sokağı”na dönüşen Karşıyaka Çarşısı’na modern ve çağdaş, üstelik de Karşıyaka gibi “Akdeniz’in yıldızı”na yakışır bir şekle büründürmenin hayallerini gerçeğe dönüştürmeye çalışan, bunun için de proje üzerine proje yapan Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’ın “Çarşı öyle bir çarşı olacak; değil Türkiye’den, dünyadan özel gezmeye gelinecek…” dedi. Haydi hayırlısı… Ama biz önce sağ salim şu KSK genel kurulunu bir yapalım da…

Kimse Duymasın
Tüm Hakları Saklıdır.

Top