Kimse Duymasın

SON DAKİKA

Aranan Kelime: kadifekale
Şehrimde yabancıyım...Şehrimde yabancıyım...

Abartmıyorum. Kızgınlık, öfke duygularıma yenik düşüp, içimdeki isyanı dışa vurmuyorum. İçten, yalın, net şekilde… Şehrim İzmir’i artık tanıyamaz hale geldiğimi ikrar ediyorum. Yani… Saklamayarak söylüyorum. *** Şehrin merkezini turlayan fani olarak ifade ediyorum ki… İzmir eskisi gibi değil. Endişe, karmaşa, panik yumak olmuş.. Tedirginlik bazı semtlerin üzerine çökmüş. Basmane, Kadifekale, Kemeraltı ve Alsancak… Çoğu kişilerde aynı düşünce: “ Başımıza neler gelecek? *** Gün geçmiyor ki… Şehrin bir noktasında… Bomba ihbarı yapılmasın… Canlı bomba dolaşıyor dedikodusu yayılmasın… Gazete, tv’lerde “ Bomba paniği yaşandı” haberi olmasın. *** Merak ettim. Hepimizin akıl hocası, hafızamızın dörtte üçü Google kutusuna başvurdum. “ İzmir Bomba 2015” diye yazdım. 2 milyon 20 bin sonuç aldım. Dün akşamdan başlamak üzere, geriye dönük yılın ilk gününe kadar. İnanmayan yazar dener, bakar, görür. *** Çarşıda, adliyede, karakolda, kahvehanede, otobüste, meydanda ve hatta camide… Mutlaka cana, mala kast edecek bir bomba söylentisi var. Alo polis 155’e soracağım. Bu kez yorgun kafama yeni işler çıkaracağım. *** Tarihi Basmane Garı önünde durun… Bakın sağınıza, solunuza… Yerde yatan binlerce kadın, çocuk. Saçılmış çantalar… Rastgele atılmış su şişeleri, ekmek parçaları. *** Yürüyün denize doğru… Sakallı, terlikli lisanını çözemediğim insan grupları. Şaşkın bakışlarla, telaşla hedefsiz yürüyor. Çoğunun elinde paket, torba veya sırtında basit çanta. Acaba hangisi canlı bomba? *** Kemeraltı’nın ara sokaklarına dalın. Boş, terk edilmiş eski yapıların önleri tutulmuş... Karanlık çökünce içeri doluşacaklar. Esnaf sinirine dizgin vurmuş vaziyette. Bir sivri akıllı, “Canlı bomba dolaşıyormuş” kafalamasını yapıyor… Herkes inanıyor. Çarşının o bölgesi bir anda boşalıyor. Polis ne yapsın? İzin yok, istirahat yok, evine hasret. Huzurunu soran da yok! *** O güzelim Konak Meydanı. Mülteciler ağaçların altını yayılmışlar. Yolda tanıdık arıyorsunuz… Bulamıyorsunuz. Dil ayrı, tip ayrı, kültür ayrı. *** Düşünüyorum… Meydandaki Vilayet Konağı’nın penceresinden, şehrimin valisi hiç bakıyor mu? Şehrinde yabancılaşan benim duygularımı paylaşıyor mu? Yoksa… Tayinini mi bekliyor… Emekliliğini mi düşünüyor? *** En büyük mülki amir valim bir gün gidecek. Ben kalacağım. Şehrimin yabancısı olmaktan… Beni kim kurtaracak?

İzmir Ekonomi'den İzmir Ekonomi'den "gül ve bülbül..."

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi 4. sınıf öğrencileri tasarımlarını yılsonu defilesiyle Pasaport Dalgakıran'ında sergiledi. İEÜ Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü öğrencileri, Oscar Wilde'nin "Gül ile Bülbül" hikayesinden yola çıkarak hazırladıkları defilerinin devamını bu kez hazır giyime uyarlayarak, görsel bir şov yaptı. İzmir Körfezi'nde kurulan su perdesinden Zeybek gösterisi ve defilenin arka plan çalışmalarının yer aldığı filmler izlendi. Defile öncesinde İEÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Ekrem Demirtaş ve İEÜ Rektörü Prof. Dr. Oğuz Esen ev sahipliğinde Pasaport Dalgakıran'ında kokteyl gerçekleştirildi. Konukların, Dalgakıran'a geçişleri, tekneler aracılığıyla sağlandı. Kokteylin ardından İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Öğretim Görevlisi Jörn Fröhlich koordinatörlüğünde Ceren Aktaş ve Paul Scherer'in katılımıyla 9 öğrencinin hazırladığı 70 giysi profesyonel ve öğrenci mankenler tarafından konuklara sunuldu. Çok sayıda İzmirli sima, defileye ilgi ve beğeniyle izledi. EÜ Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem Demirtaş, 1876 yılında yapılan Dalgakıran'ı İzmir'e, Türkiye'ye kazandırmak ve cazibe merkezi yapmak istediklerini ama izin alamadıklarını söyledi. Demirtaş, "Uzun süre iç limanı koruyan dalgakıranda son 50 yıldır burada sadece martılar ve kargalar dolaşıyor. İzmir Ticaret Odası olarak burayı bir cazibe merkezi haline getirmek istedik. Bunun için bir proje geliştirdik, sunduk, dalgakıranı İzmirlilere kazandırmak istedik. 'Görüntüyü bozar. Çok yapılanma olur' dediler. Çok yapılanma dedikleri toplam inşaat 300 metrekareyi geçmiyor. Bu izmir'e yapılması gereken eseri durmak için gerekçe. Projeleri değiştiriyoruz burada 600 yat bağlama yeri vardı 200'e indiriyoruz. 0.15 olan inşaat hakkımızı yarısına, yani sıfır yedibucuğa indiyoruz. Buna da hayır diyecekler mi. İzmir Ticaret Odası olarak İzmir'e eser bırakmak istiyoruz. Agora'yı, Kadifekale'yi kazandırmak istiyoruz. Kadifekale'de dalgalanan Türk bayrağı 121.5 metrekare Kemeraltı'nda pek çok şey yapmak istiyoruz. Cazibe merkezi yapmak istiyoruz. Vazgeçmeyeceğiz" dedi. İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yazgan Bulgun ise 4 yıllık emekleri sonucu, fakülteyi oluşturan 5 bölümün mezuniyet sergisinin 9 Haziran'da üniversitede yapılacağını söyledi. Konuşmaların ardından İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Öğretim Görevlisi Jörn Fröhlich koordinatörlüğünde Ceren Aktaş ve Paul Scherer'in katılımıyla 9 öğrencinin hazırladığı 70 giysi profesyonel ve öğrenci mankenler tarafından konuklara sunuldu. İzmir Körfezi'nde kurulan su perdesinden Zeybek gösterisi ve defilenin arka plan çalışmalarının yer aldığı filmler izlendi. Defilenin ardından havai fişek gösterisi yapıldı.

Kimse Duymasın
Tüm Hakları Saklıdır.

Top