Kimse Duymasın

SON DAKİKA

Denizcilik Bayramı

Haziran Ayını da nihayet devirdik. Bu Haziran Ayı da İzmir için çok önemli ve çok üzücü kayıplarla geçti. Prof. Dr. Orhan Cura’yı, Prof. Dr. Taylan Kabalak’ı, Nihal Irgat Ataizi Öğretmenimizi, Pamuk Kalpli Hayırsever Lale Özgörkey’i, Tarihçi Yazar Metin Aydoğan’ı, Tiyatro Sanatçısı Ayhan Tanrıver’i, Rekortmen, Şampiyon Milli Yüzücü Ersin Aydın’ı, Ressam-Fotograf Sanatçısı Hamza İnanç’ı, Müzikolog Prof. Kadir Karkın’ı, Basketbol’cu Kafsinkaf’lı Bülent’i, İzmir’in çok sevilen isimlerinden, vefakar ve fedakar dost, iyiliksever Arkadaşımız, CHP eski İl Başkanı Hilmi Değirmenci’i toprağa vermenin acısını yaşadık. 35’nci hasret yılında, Altınordu’da ve özellikle Kafsinkaf Karşıyaka’sın da, futbol oynamış, idarecilikler yapmış, defalarca Milli Olmuş Gode Cengiz Kocatoros’umuzu, Ölüm Yıldönümlerinde; Ahmet Piriştina Başkanımızı, İzmir Sevdalısı, Tiyatro ve Sinema Sanatçımız Enis Fosforoğlu’nu, İzmir Tutkunu - Türk Dili Uzmanı Şair Cahit Külebi’yi, Duayen Gazeteci İlhan Selçuk’u, Karşıyaka Efsanelerinden Süreyya Karakaplan ile Vecdi Fırtına Kardeşlerimizi, İyiliksever İşadamı Muhlis Özsoydan Ağabeyimizi, Tiyatro Yazarı Adil Bozkurt’u, Efsanevi Kafe Plaza’nın unutulmaz Mutfaklar Şefi Özer Acar’ı ve İzmir’in çok sevilen cemiyet ve Spor Adamı, Uçan Kaleci Akın Barhan’ı Haziran Kayıplarımız olarak andık. Ege’ye ve İzmir’e emsalsiz hizmetlerde bulunmuş, üç Dönem Milletvekilliği, 4 dönem İl Genel Meclisi üyeliği yapmış Eşme’li Galip Çetin’i de anarken hepsi için topluca saygı duruşunda bulunduk. Fatihalar okuduk. Mekanları cennet olsun. Önümüzdeki Çarşamba, l Temmuz. Bizim çocukluğumuzda Temmuz’un ilk günlerinde kutlanılan “Denizcilik ve Kabotaj Bayramları”nın tadı bir başka olurdu. Sabahları Pasaport’ta ki Gazi Anıtı önünde ilk tören yaşanırdı. Ardından Pasaport İskelesinden Körfez Vapuruna binilirdi. Muhteşem Körfez Gezisi esnasında “Bahriye Bandosu” eşliğinde İzmirli mutfak ustalarının yarattıkları “deniz mahsulü” harika yemekler ikram edilir, yenilirdi. Öğleden sonraları; Karşıyaka’dan Güzelyalı’ya yüzme maratonları ve yüzme yarışları yapılırdı. Körfezde yapılan yelken ve kürek yarışlarında ise ünlü şampiyonlar bile “Bahriye Kupası”nın sahibi olmak için bütün güçlerini ortaya koyarlardı. Bu arada; Bizler de; kendi el emeğimiz ile yaptığımız “tahta çıtalardan, kefen bezinden, asfalt ve boya’dan mamul botlar ile yarışırdık. l4 yaş gurubu yarışmacılarının arasında Ben de birincilikler kazanmıştım. Geceleri ise; Fener Alayı’nın ardından, her yıl Karşıyaka Tilla Restoran’da Kızılay tarafından, “Bahriye Şehit ve Gazileri yararına” müzikli, yemekli “Bahriye Balosu” tertiplenirdi. Maalesef artık günümüzde; O eski “Denizcilik Bayramları” eskisi gibi anlamlı yapılamıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında milletçe çok önemli saydığımız “denizlerde ki Kabotaj Haklarımızın da” artık çok önemi kalmadı. Ben yine de; “Denizcilik Mesleğine” gönül vermiş tüm bahriyelilerin ve deniz sporcularının Bayramlarını kutluyorum. Önümüzdeki Perşembe günü; 2 Temmuz. 27 yıl önce, 1993 yılının 2 Temmuz’unda, Sivas kentimizde, “cehaletten güç alan bazı art niyetli ideolojik gruplar” tarafından, bir şehir otel’inin önceden planlı olarak, “kundaklanarak yakılması” sonucunda, aydınlardan ve sanatçılardan oluşan 35 canın yitirildiği bir katliam gerçekleştirildi. Aradan 26 koca yıl geçti. Bu utanç katliamı unutamadık. “Sivas Utanç Katliamı” ile ilgili olarak bu yıl da; en başta Sivas’ta olmak üzere, İzmir ve ilçeleri dahil, yurdumuzun her tarafında anma etkinlikleri yapılıyor. Biz İzmir’deki tören ve etkinlikleri mutlaka izleyeceğiz. Evet; 27 yıl önce Sivas da 2 Temmuz 1993 günü yaşanılan “utanç katliamını” Bu günlerde de lanetliyoruz. Kınıyoruz. Bu arada “Sivas Katliamı” denilen o “utanç katliamı”ndan tesadüfen kurtarılmış düşün ve edebiyat duayenimiz Aziz Nesin’i de 25 yıl önce, 5 Temmuz 1995 günü İzmir Çeşme’de Merhum Belediye Başkanımız Ahmet Piriştina’nın evinde, aşırı sıcaklardan etkilenerek geçirdiği bir kalp krizi sonunda kaybetmiştik. Biz de; Aziz Nesin Usta’mızı da 4 Temmuz Cumartesi günü rahmetle ve sevgiyle anacağız. 12 yıl önce 2008 yılının 6 Temmuz’un da İstanbul’da tedavi edilmekte olduğu hastanede yitirdiğimiz, İstanbul’da ve İzmir’de yapılan görkemli törenlerle toprağa verdiğimiz, Karşıyaka (Kaf Sin Kaf) Delikanlısı olarak tanınan; Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız, İzmir Milletvekilimiz, T.O.B.B. ve E.B.S.O. Başkanlıkları da yapmış, Emsalsiz Toplum Önderi, Sayısız yeniliğin öncüsü, Türk Deri Tekstil ve Gıda Sanayi’nin Duayeni, K.S.K.’nin Lisanslı Basketbolcusu ve K.S.K.’de Yöneticilik de yapmış, namuslu ve kaliteli insan Ersin Faralyalı’yı da “İzmiri Sevenler Platformu” olarak, İzmir’de ve Karşıyaka’da 2 ayrı camide okunacak kur’an ve ardından yapılacak hatim duaları ile anacağız. Ayrıca aynı gün Karşıyaka Soğukkuyu’da ki ebedi istirahatgahında, Annesi Dilek Faralyalı ve Babası İktisat Doktoru-Yazar Haluk Faralyalı ile yan yana yattıkları Aile Kabristanının önünde de Ersin Faralyalı’yı da anacağız. Ersin Faralyalı, müstesna ve emsalsiz kişiliğiyle Ege’ye ve İzmir’e en çok hizmeti dokunmuş gerçek bir cemiyet ve siyaset önderiydi. O kadar çok büyük işler başarmasına rağmen, son derece mütevazi ve tevazu sahibiydi. Yakın dostum olduğu için bildiklerimi iddia ederek söylüyorum. Vestel’in, Opel’in ve pek çok yabancı şirketin Ege’de Tesis kurmalarını bizzat o sağlamıştır. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, Ege Serbest Bölgesi ve Menemen Deri Organize Sanayi Bölgesi ile tüm çevre ilçelerin Organize Sanayi Bölgeleri’nin kurulmalarını ve Ege’nin bu alanda geliştirilmesi fikrinin sahibi de, Ersin Faralyalı’dır. E.B.S.O. - T.O.B.B. – TÜSİAD – ESİAD - EGİAD ve EGEV gibi köklü kurumlarda gerçekleştirdiği “ilk inovasyonal yenilikçi uygulamalarla” yepyeni bir yöneticilik modelinin de yaratıcısı olmuştur. Şayet bugün İzmir’de sanayi ve ticari anlamda bir durgunluk yaşanıyorsa bunun nedeni; Ersin Faralyalı gibi, yüreği İzmir ve Ege sevgisi ile dolu, inançlı ve inatçı cesur yöneticilerin az bulunmasındandır. Biz her yıl mutlaka, fırsat buldukça Ersin Faralyalı’yı unutturmamayı, yaşatmayı sürdürüyoruz. Sürdüreceğiz. Ayrıca; Kente hitap eden uygun bir yerde Ersin Faralyalı için bir park ya da bir hizmet tesisi yapımı için de Karşıyaka ve Konak Belediye Başkanları ile temaslarımızı sürdürüyoruz. O’na Kabinesinde Enerji Bakanlığı görevi vermiş 9’ncu Cumhurbaşkanımız Merhum Süleyman Demirel’in de ifade ettikleri gibi; “Ersin Faralyalı, yeni kuşakların kendilerine örnek almaları zorunlu bir toplum önderiydi.” Ruhu şad olsun. 2004’ün 7 Temmuz akşamı; İskoçyalı Baba David’den ve İzmir Karşıyaka’lı Ana, Özlem’den doğma Küçük Ali Star’ın Yeni Foça’da bir Maganda Kurşunuyla öldürüldüğü günün 17’nci yıldönümüdür. Rahmetle andığımız ve 7 Temmuz 2004 akşamı yitirdiğimiz Küçük Ali Star sayesinde; Türkiye’de yıllarca kayıtsız kalınmış “bireysel silahlanmaya karşı” ciddi bir mücadele başlatılmıştır. 17 yıldır sürdürdüğümüz gibi, Bu yıl da da; 24 Eylül 2020 Perşembe akşamı, saat: 19.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak geleneksel “17’nci Bisitep Etkinliğimizi” enternasyonal anlamda gerçekleştireceğiz. Bireysel Silahlanmayı İzmir’de bu yıl da protesto edeceğiz. Öldürülmüş mağdurları, aileleriyle birlikte anacağız. Türkiye’de her 10 kişiden birinde ateşli silahlar bulunuyor. Her yıl beş bin kişi silahla öldürülüyor, bunların en az 1800’ü maganda kurşunlarının mağduru. Silah Taşıma Kanunu’nun hafifliği ve kolaylığı nedeniyle bu rakamlar her yıl büyüyor. Av tüfeği, Havai Fişek ve her türlü silahın satış izni için, sadece bir doktorun verdiği rapor yeterli sayılmamalıdır. “Hastane Heyet Raporları” geçerli olmalıdır. Ayrıca; Havai fişek patlayıcılarının satışları da kontrollu olmalıdır. Yıllardır, bireysel silahlanma için çalışmalar yürüten Küçük Ali Star’ın Dedesi ve “Bisitep” kısa adıyla anılan “Bireysel Silahlanmaya Tepki Platformu’nun Genel Başkanı Av.Tuncer Eşsizhan; yasal yanlışların önlenmesini ve yapılması gerekenleri bitmeyen, tükenmeyen bir inançla, hırsla ve hızla savunuyor. Bu yıl 16’ncısını düzenleyeceğimiz etkinlikte de konuyu bir kez daha uluslararası anlamda gündeme getireceğiz. Ayrıca; emniyet güçlerinin insan öldürme haklarının ölçüsünü de tartışacağız. Birleşmiş Milletlerden, UNICEF’den ve enternasyonal örgütlerden de konuşmacılar ve sanatçılar gelecekler. Bu konuda şimdiden herkesin görüş, düşünce ve katkılarını bekliyoruz. Lütfen bizi arayınız. 17 Yıl önce Yeni Foça’da bir magandanın elinde patlayan silah, belki 2,5 yaşında ki Küçük Ali Star’ı sevdiklerinden ayırmıştır. Ama toplumun bu konuda uyanmasını da sağlamıştır. Silahın ne kadar kötü bir alet olduğunu da kabul ettirmiştir. Bu arada sizlerden son bir ricam daha olacak; Sıcak yaz günlerinde sokaklarda ki kedi ve köpekleri aç ve susuz bırakmayalım. İyi Günler ve Mutluluklar dileklerimle, Herkese ve hepinize Sevgiler.

Etiketler :
Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamış.
Yorum Yap
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
PUAN DURUMU
Takım
O
G
B
M
Av
P
01.
02.
03.
04.
05.
06.
07.
08.
09.
10.
11.
12.
13.
14.
15.
16.
17.
18.
Kimse Duymasın
Tüm Hakları Saklıdır.

Top