© Kimse Duymasın 2020

SABUCUBELİ'NDE RADYASYON ALARMI...

Sabuncubeli alt geçit inşaatında ortaya çıkan molozların radyasyon içerdiğiğ iddia edildi.

Orman MÜhendisleri Odası İzmir Şubesi ile Doğa ve KÜltÜrel Yaşam Girişimi, Manisa Karayolu Sabuncubeli alt geçit inşaatında ortaya çıkan molozların radyasyon içerdiğini söyleyerek, insan yaşamında bÜyÜk tehlike yaratacağını öne sÜrdÜ. Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve MÜzesi'nde dÜzenlendikleri basın toplantısında konuşan Doğal ve KÜltÜrel Yaşam Girişimi SözcÜsÜ Ahmet Tuncay Karaçorlu, İzmir- Manisa Karayolu Sabuncubeli Alt Geçiti inşaatı sırasında ortaya çıkan ve olgunlaşmamış kömÜr özelliği taşıyan molozun bÜtÜn ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak inşaat alanının hemen yanındaki orman alanına dökÜlerek bu durumun ileride felaketlere yol açacağını ileri sÜrdÜ.

Karaçorlu, bu uygulama sonucu oluşan onlarca metrelik bÜyÜk bir tepe özelliği gösteren moloz yığınıyla bir tabiat dokusu, bir hayvan tÜrÜ yok edilmiş ve yok edilmeye devam edildiğini vurguladı. Yasadışı bir biçimde, sit alanı olan bir orman bölgesine yapılan bu uygulama sonucunda Gediz Nehri'ne ulaşmakta olan dere yatağının yok edildiğini savunan Karaçorlu, “Dere yatağına yapılan bu yığınak sonucunda bölgede sel taşkınlarının oluşması kaçınılmaz olurken bu derenin bir su kaynağı olması özelliği de ortadan kaldırılıyor. Moloz yığınının İzmir- Manisa Karayolu'nun hemen yanında olması da kaymalar sonucu karayolunda oluşacak felaketleri de kaçınılmaz kılacaktır. Molozun kimyasal yapısı özelliğiyle ağır metalleri açığa çıkarırken bir yanıyla da taşıdığı kömÜr özelliğiyle radyasyon yÜkÜ içeriyor” dedi.

Kimyasal yapıdaki atıkların yer altı sularına karışmasıyla doğanında bÜyÜk zarar göreceğini ifade eden Karaçorlu, yağan yağmurlarla toprağa ve yeraltı sularına karışacak olan bu çok tehlikeli maddelerin havaya da karışarak bulunduğu bir bölgenin de dışında çok geniş bir bölgeyi etkileyeceğinin belirtti. Toz özelliğiyle en hafif bir rÜzgar etkisiyle bile geniş bir bölgedeki tarım ve orman alanı özelliği gösteren bitki örtÜsÜnde yaprakların gözeneklerini kapatarak hızla kurumalarına yol açacağını idia eden Karaçorlu, “Gerek dökÜlen moloz alanının önemli bir kamu alanı olması, gerekse az önce bir kısmını saydığımız korkunç tehlikelerin bir an önce durdurulması ve ilgililer hakkında gerekli işlemin yapılması gerekmektedir. Yetkililer de, biran evvel gerekli incelemelerin yapmak durumunda” ifdelerini kullandı.

Orman MÜhendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ahmet Kenan Öztan da sözlerini şöyle sÜrdÜrdÜ: “Ulaşım ciddi bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı karşılamak için mutlaka ki otoyollar, alt geçitler yapılacaktır. Ancak bir yol çalışması yapılacağı zaman önce projenin planı hazırlanır. Zemin etÜtleri yapılır. Hafriyatların biyolojik etÜtleri yapılarak, dökÜlecekleri en uygun alan belirlenir. Proje, kamuoyu denetiminden sonra işleme konur. Gelin görÜn ki bizde işler böyle yÜrÜmÜyor. Yapılacak mı? Yapılacak; bitti. İşte; Sabuncubeli alt geçiti tÜm bu çalışmalardan yoksun olarak yapılmaktadır. Olgunlaşmamış kömÜr özelliğindeki radyasyon içerikli moloz yığınları, sit alanı olan orman bölgesine dökÜlmesi, ileride insan yaşamında bÜyÜk tehlike oluşturacaktır.”

Doğal ve KÜltÜrel Çevre SözcÜsÜ Ahmet Tuncay Karaçorlu, toplantısı sonunda 12 Ocakta geniş çaplı bir girişim toplantısı daha yapacaklarını duyurdu.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER