İdeolojisi uğruna, küflü ranzalarda yattı.

Doğayı, demir parmaklıklar ardında seyretti.

Kişiliği, çizgisi, hatipliği, inandırıcılığıyla MHP’nin yönetim safına geçti.

İzmirliler iyi tanır.

Partisinin 10 yıl il başkanlığını yaptı.

Maddi-manevi sıkıntılarla…

Oturduğu koltuğun hakkını verdi.



              ***



Siyasetin cilvesi, büyükşehir belediye başkanlığın ve ardından milletvekilliğine aday oldu, seçilemedi.

Yaşam biçimi kabul ettiği MHP’nin genel başkanlığına soyundu.

Sonuca ulaşamadı.

“ Bayrak kaldırmayı bildiğimiz kadar başkaldırmayı da biliriz” lafıyla, parti içi olumsuzlukların işaretini verdi.

İstenmeyen adam oldu.

Yalnızlaştırılmak istendi.

“ Ülkücüler, siyasi köle olmadıklarını ispatla mükelleftir” inancıyla mücadelesinin hiç bitmeyeceğini ilan etti.

7 Haziran seçimlerinden sonra “ Yolcu ve araç yanlış ise, bilin ki yol da yanlıştır” diye seçmenin anlam veremediği yanlışlara dikkat çekti.



          ***



Sosyal medyadaki son mesajı ise;

“ Bulunmaz Hint kumaşı olmadığını biliyorum. Varlığımı faydalı görmedikleri yerde, yokluğumun zarar verdiğini iddia etmekten utanırlar umarım…Siyasi köle sayılmaktan yorulduğumu göstermenin zamanı geldi artık” şeklindeydi.

Sanki…

Ayrılık veya değişimi ima ediyordu.



            ***

Buldum, sordum.

-Bu laflar pes etmek anlamında mı?

- Tam tersi.

-Siyasi köle olmaktan yorulduğunu söylüyorsunuz?

-Siyasi köle olmadığımızı ispatlıyoruz.

-Kime, kimlere?

-Partiyi bu duruma getirenlere.

-Getirenler?

-İsmi lazım değil, herkes biliyor, kendileri de biliyor

-O zaman açık dövüşün?

-Seçim arifesinde mantıksızlık hatta ihanettir.

-O zaman ani atak niye?

-Bilinsin. Ülkümüz, partimiz her şeyin, herkesin üzerindedir. Sahibi ona gönül verenlerdir.

-Neler yanlış?

-Seçmenimize, tabanımıza ne yaptığımızı anlatmaktan uzağız. Seçmen bizim hangi politikamıza, ne diye oy verecek onu düşünmeliyiz.

- Bunlar yapılmıyor mu?

-Sorunun muhatabı, Başkentte.

-Bu kadar emek, uğraştan sonra mesajlar parti içi ayrıştırmayı getirmez mi?

-Ayrık otu yetiştirmek için sürdükleri tarlatan, güller fışkıracak. Yakında, bir gün mutlaka.



           ***



Sözler, duygusal ve bilmece gibi.

Dervişoğlu’nun tüyoları, MHP’de yaygınsa…

1 Kasım seçimi milat.

Sandıktaki sonuç…

Ya düzeni devam ettirecek…

Veya kalıplaşmış yönetimi götürecek!