Üzülerek söylemek gerekirse bu önemli organizasyonu yine kaçırmakla güzelim İstanbul’a çok yazık oldu. İki kıtanın birleŞtiĞi bir yerde ülke olarak 2020 olimpiyatlarını düzenlemeyi o kadar çok istiyorduk ki! Beklide ilk kez bu kadar yaklaŞmıŞtık, ancak olmadı! KuŞkusuz burada ki tek tesellimiz finale kadar çok güzel etkinlikler yaparak gelmiŞ olmamız ve bu yarıŞı son iki Şehirden biri olarak kaybetmiŞ olmamızdır.
Bunca üzüntü ve bunca tartıŞmadan sonra sanırım yapılacak tek Şey oturup herkesin kendince bir özeleŞtiri yapmasıdır, nitekim Sayın BaŞbakanımız hemencecik seçimin yapıldıĞı salonda kendi özeleŞtirisini yaparak; ‘’Evet kaybettik ve Şimdi yapacaĞımız tek Şey vardır Modern Olimpiyatlarda uygulanan branŞlarda ülke düzeyinde daha çok sporcu yetiŞtirmeye ve çalıŞmalara odaklanmalıyız’’ dedi. Evet, bu konuda Sayın BaŞbakanımıza katılmamak mümkün deĞil ve hatta buna ek olarak, sadece sporcular deĞil aynı zamanda yetenekli çalıŞtırıcı, hakem ve yöneticilere de ihtiyacımızın olduĞunu hemen yeri gelmiŞken buradan hatırlatmak isterim. Ancak, ülke düzeyinde yetenekli sporcu tarama ve seçilen bu yetenekli sporcuların eĞitimleri konusu mutlaka çözülmelidir.
Biz Ülke olarak 2020 Olimpiyat Oyunlarını neden kaybettik? Böylesi bir soruyu bir çırpıda cevap vermek kuŞkusuz bizleri son derece yanılgıya götürebilir ve hatta yine hatalar yapmamıza zemin hazırlar, bu nedenle geniŞ boyutları ile konuya bakmakta yarar görmekteyim. Böylece bir dahaki müracaatımızı yaptıĞımızda kendimizden emin bir Şekilde gidebilirsek sanırım hüsrana uĞramayı da önlemiŞ oluruz.
Öncelikle olimpiyatların bir ülkeye verilmesinde önemli kıstaslar nelerdir? Bunlara göz attıĞımızda, hemen seçim sonrası çok farklı gazetelerinde çok açık bir Şekilde yayınlanıkları tablolarda olduĞu gibiydi ve hemen hemen hepsi de aynı noktalara temas ediyordu; AŞaĞıda ki tabloda bu kriterler çok açık bir biçimde görülmektedir.
Buna göre; Uluslar arası Olimpiyat Komitesinin ilgili ve sorumlu ekibi aday olan üç Şehrin 14 farklı kriterini deĞerlendirerek bir sonuca ulaŞmıŞ, buna göre İstanbul deĞerlendirmeden; 91.75 puan, Madrit, 104.25 ve Tokyo ise 94.25 puan almıŞlardır. Madrit en çok puanı almasına raĞmen ilk elenen kent olması sanırım onlar için de çok büyük sürpriz olmuŞtur!
OLİMPİYAT ÇALIŞMA GRUBU’NUN ADAY ŞEHİRLERE VERDİGİ PUANLAR
KONU İSTANBUL MADRİT TOKYO
1.Spor Tesisleri 7 8,5 8
2.Olimpiyat Köyü 7 8 8,5
3.Medya Merkezi 7 7,5 8,5
4.Organizasyon Tecrübe 6,25 8 7,5
5.Çevre ve Meteroloji 6 8,25 6,75
6.Konaklama 7 8,5 9,5
7.UlaŞım 6 8,5 8,5
8.Doping Kontrolü 7,5 8,5 8,5
9.Güvenlik – Emniyet 6,5 7,5 8
10.Telekomünikasyon 7 9 9
11.Enerji 7 8,5 6,5
12.Gümrük Vize 8 8 8
13.Halk-Hükümet desteĞi 8,5 8 7,5
14.Finans 7 6,5 7,5
Bu notlar birbuçuk yıl önce verilmiŞ olup 10 üzerinden deĞerlendirilmiŞtir
Ancak burada; Benim için ve dolayısı ile deĞerlendirmeyi yapan ekip için, olmasa olmazlardan olan en önemli kriterler Şunlardır diye düŞünüyorum ve bu kriterlere verilen puanlara baktıĞımızda durumumuzun maalesef çok kötü durumda olduĞu açıkça ortadadır. Bu kriterler sırasıyla Şöyledir;
1.Spor Tesisleri yeterliliĞi; İstanbul 7 Madrit 8,5 Tokyo 8
2. UlaŞım; İstanbul 6 Madrit 8,5 Tokyo 8,5
3. Konaklama; İstanbul 7 Madrit 8,5 Tokyo 9,5
4. Güvenlik-Emniyet; İstanbul 6,5 Madrit 7,5 Tokyo 8
5. Doping Kontrolü; İstanbul 7,5 Madrit 8,5 Tokyo 8,5
Şayet tabloyuda detayları ile incelediĞimizde buralarda da sınıfta kalmıŞız!
Hemen yeri gelmiŞken hatırlatmakta yarar görmekteyim (bazı istisnalar hariç) genelde olimpiyat oyunlarının her dört yılda bir, farklı kıtada yapılmasıyla ilgili bir temel kuralı vardır. Dolayısı ile Olimpiyat Oyunlarını organize etmeyi kabul etmek için biraz da zamanlamayı hesap etmemiz gerekir diye düŞünüyorum.
BilindiĞi üzere; 2012 Olimpiyat Oyunları Avrupada yani Londra da, ardından 2016 da Amerika Brezilyada yapılacaĞını düŞündüĞümüzde 2020 de sıranın Asya da olacaĞı hesap edilebilmeliydi ve ülkemizin büyük bir kara parçasının asya kıtasında olduĞu biraz daha ön planda tutulabilirmiydi! Buda bir soru iŞaret olarak düŞünülebilir ki 2020 Olimpiyat Oyunlarını Asyada bir kent olan Tokyo kazandı. Ve bizler bunun ön çalıŞmasını önceden yapabilseydik acaba durum farklı olurmuydu? (Ancak Olimpiyat Oyunlarının bu güne kadar; 16 kez Avrupa’da, 4 kez Amerika, 3 kez Asya, 2 kez Avustralya’da yapılırken, maalesef bu güne kadar Afrika’da yapılamamıŞtır).
Bu nedenle de olimpiyar oyunlarının seçimi öncesi bizlere sunulan farklı senaryolar! ‘’Yok efendim ilk elemede Madrit’i geçersek ikinci elemede Avrupa bizi destekler’’ gibi düŞünceler boŞ çıktı ve maalesef sadece ve sadece hayal kırıklıĞı olarak hafızalarımızda kalmıŞtır. Burada hiç kuskusuz ilginç olan bir rivayeti de dikkatlerden çıkarmamalıyız; Türkiye’nin bir Müslüman ülkesi olması ve ‘’Bu güne kadar hiçbir Müslüman ülkeye böylesi bir organizasyonun verilmemiŞ olması acaba bir tesadüf müdür? Acaba ülkemizin büyük bir çoĞunluĞu islam dininden olması bir rol oynamıŞmııdır? Bunun için de Uluslar arası alanlarda çok güzel kulis yapabilecek nitelikte insanlarımıza kesinlikle ihtiyacımız vardır. Buradan açıklamadan geçemiyeceĞim bir konuda Uluslararası spor adamlarımıyın sayısını artıracaĞımız yerde o alanlarda çalıŞan elemanlarımızın önünü keserek azaltmamız bizleri bir yere görürmeyecektir. (Örn. Türkiye cimnastik federasyonunda yaŞananlar, Avrup Cimnastik BirliĞinde yönetim kurulunda görev yapan bir arkadasımızın tekrar aday gösterilmemesi keyfi bir uygulamamıdır?)
DeĞerli okurlarım; Sizler de öyle sanıyorum artık bir olimpiyatın hangi ülkeye nasıl verileceĞi hususunda yeterli bilgilere artık sahipsiniz. Burada her Şeyi yeniden tartıŞmanın bana göre hiç bir anlamı da yok.
Ancak hatırlatmakta yara var; bir olimpiyatı alabilmek için olmasa olmazlardan olan, bazı kriterler vardır ki, bu kriterleri yukarıda detayları ile açıklamaya çalıŞtım ve Şimdi bunların içerisinden kendi alanım olan ve yıllardır emek verdiĞim ama sonuç alamadıĞım Sporda Fairplay ve Şiddet, dolayısı ile sporda güvenlik konusuna biraz geniŞ bir perspektifle sizlerle paylaŞmak istiyorum; KiŞisel olarak, bir spor bilimcisi olmanın ve özellikle sporda Şiddet konusunda ülkemizin içerisinde bulunduĞu durumdan kurtulabilmesi için ilgili kurumlarımıza defalarca yazıp çizdim, Sporda güvenlik konusu ülkemizde baŞlı baŞına bir sorun olduĞu bilincindeyim.
Ülkemiz de sporda güvenlik konusunda yeterli bir düzeye ulaŞmadan, Olimpiyat Oyunlarına talip olmamız bana göre biraz deĞil oldukça iyi niyetli bir yaklaŞım olduĞunu düŞünüyorum. Yukarıdaki tabloda sporda güvenlik maddesinde aldıĞımız puan çok açık ve net. Öyle sanıyorum ki sporda güvenlik sadece yasalarla ve polisiye kuvvetle önlenecek bir konu olmadıĞını, tüm toplumda spor kültürünün ve spor yapma bilincinin arttırılması ile bir yere varılabileceĞinin altını çizmek isterim. Sporda Şiddeti önlemeiçin sadece yasa çıkarmakla deĞi belirli bir eĞitim süreciyle olabileceĞini hatırlatmamız gerekmektedir ve bunun yöntemi tüm dünya uyguluyor bizler neden baŞaramıyalım? Yasalar zaten var ve suç iŞleyen her insan, iŞlediĞi suçun karŞılıĞında cezasını çeker. Burada asıl sorun yasaların uygulanmamasından ortaya çıkan zafiyetlerden kaynaklanmaktadır. KiŞisel düŞüncem ülkemizde Şiddeti azaltabilecek bir bilgi birikimine ve potansiyeline sahip olduĞumuzdur ve bu hususta hiç bir kimse ve kurum kimse Devle’ ten daha güçlü deĞildir.
Bir diĞer konu ise; Konaklama ve UlaŞım’dır her ne kadar bu konular benim alanımla direk iliŞkili deĞildir ancak oldukça önemli iki konu olduĞu kaçınılmazdır. Burada konaklamayı sadece gelen sporcular olarak düŞünmemeliyiz.
Bir baŞka önemli konu ise Doping konusudur, bu konuyla ilgili yıllar önce yaptıĞımız bir araŞtırmada sonuçlarında çok üzücü bir tablo ile karŞı karsıya kalmıŞtık; Atletlerin ya kendileri, ya antrenörler ve yahutta aileleri tarafından dopig verildiĞi ortaya çıkmıŞtı! Atletler bu dopıng maddelerini kolaca elde edebildikleridir. Bu konunun en kısa zamanda çözüme ulaŞtırılması gerekmektedir bu nedenle de mevcutta bulunan ödül yönetmenliĞinin yeniden gözden geçirilmesinde yarar görmekteyim. Dünyanın hiçbir yerinde böylesi yüksek düzeyde ödül veren baŞka bir ülke görmedim.
Tekrar Olimpiyat Oyunlarına dönecek olursak; Spor etkinliklerine hiçbir zaman siyaset karıŞtırılmaz ve mümkün olduĞunca spor siyasetten uzak tutulur, burada bizler acaba ülke olarak burada yanlıŞ bir Şeyler mi yaptık diye sorgulamamız gerekmezmi? Buenos Aires'te yapılan seçimde İstanbul Büyük Şehir belediye baŞkanımız Sayın Kadir TOPBAŞ’ın biraz daha ön planda olması gerekirdi diye düŞünüyorum, çünkü o Olimpiyat Oyunlarının yapılacaĞı İstanbul Şehrinin en önemli kiŞisiydi.
Devlet ya da siyaset adamlarının bu etkinlikleri arkadan desteklemeleri kaçınılmazdır ancak ön planda olmamaları gerekir diye düŞünüyorum. Ayrıca tüm bunların yanı sıra unutulmaması gerek bazı konular vardır ki bunlarda Olimpiyatların düzenleyecek ülke insanında; AĞırbaŞlılık, Onur, Yetenek, Erdem, Düzen, Özveri, Duyarlılık, EĞitim, Medya ve Vicdan gibi konuların son derece üst düzeyde olması her zaman bir avantaj olarak bize geri dönecektir. Ayrıca Ülkemizde Uluslar arası arenada yıllarını harcamıŞ bireylerimiz öylesine çok ki! Bu insanlarımızdan çok daha fazla yararlanmamız gerekir diye düŞünürken, Devletimizin bu konuda yaptıĞı özverili çalıŞmalarını çok yakından izlediĞim için biliyorum, bu nedenle bunca emeĞe karŞılık olimpiyatları alamadıĞımız için İstanbul’a üzülüyorum!
Saygılarımla