“Çoban Sülü”, “Barajlar Kralı”, “Kurtar Bizi Baba”, “Fötr Şapka”, “Binaenaleyh” ile yarım asır siyaset yaptı…Yıllarca solun düşmanı oldu!
“Bizde sosyalist geçinen, komünisttir” dedi, “Solculuk yokken Türkiye rahattı” şeklinde konuştu; “Komünistler Moskova’ya” onun zamanında tavan yapan(!) slogan oldu…
Deniz Gezmiş, “Süleyman Demirel’in Anayasa’yı ihlaline, despotizmine ve ülkeyi ABD’ye satmasına ses çıkartılmadı. Ve meydanlarda bunlara karşı bizler dövüşmek zorunda kaldık, bizler kurşunlandık. Ve sonunda idam isteği ile buraya getirildik” savunmasını yaptı 43 yıl önce.
O gençlerin idamına; TBMM’de iki eliyle el kaldırdı Demirel!.. Dönemin bazı CHP’lileri de imza koydu idamlara (!) “Edebiyatın Kaptanı” da “O mahur beste çalar/Müjganla ben ağlaşırız”ı yazdı Denizler’e…
Yedi kez iktidar koltuğuna oturdu!..
Faşistlerin işlediği cinayetlerin ardından (Maraş Katliamı-1978)
“Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz” özlü (!) deyişi,
“Yeğen/Yiyen/Yahya”; “Sunta/Hayali İhracat”, 70’li yıllar muhalefetinin de, Uğur Mumcu’nun da hedefiydi.
“Teokratik rejim olmaz deyip de peşinden Müslüman görüntülüsün” yazıvermişti ona yıllar önce Necip Fazıl da! MC’ler (Milliyetçi Cephe), onun şahaserleri (!) arasında yer almıştı.
O günlerde Asker izin verse -belki de- diktatör olur muydu ne???
Yasaklandı birara… Siyasete küsmezdi; varolmayı bilirdi her dem!
Son devrinde -nasılsa- “oluverdi demokrat” Süleyman Demirel!
Aziz Nesin de deyivermişti; “Süleyman Bey her darbede
biraz sola kaydı, birkaç darbe daha görse bizi geçecek!”
***
Siyasette akılda kalan bazı sözler sarf etti.
“Süleyman Demirel İncileri” denirdi onlara;
-Yollar yürümekle aşınmaz!
-GAP’ı kimseye gap diye gaptırtmam.
-Benzin vardı şeker vardı, şerbet yapıp biz mi içtik?
Mizahçıların “en çok kullandığı” siyasiydi…
Gazetecilerle arası iyiydi. Davacı olduğu, tehdit ettiği,
işinden attırdığı, “terörist” yaptığı olmamıştı hiç!
Bir anı; 12 Adalar sorunu sözkonusudur “Komşu” ile… Hükümet toplanmıştır, açıklama yapmaktadır. Meslektaşımız sorar:
- Sayın Başbakan, Yunanistan Ege Denizi’nin Yunan Gölü olduğunu savunuyor, cevabınız?
Demirel yanıtı:
- Ege bir Türk gölü değildir, Ege bir Yunan gölü de değildir. Binaenaleyh Ege bir göl değildir! Bir tane daha…Yaşadığım bire bir; yıl 1987… ANAP iktidar. Yasakların kaldırılması için Süleyman Demirel İzmir’deydi. GÜNAYDIN Gazetesi adına izliyorum. Torbalı Meydanı’nda konuşmasını bitirdi. Koruması Hayri Bey; yanına, püsküllü poşili bir kişiyi getirdi. Vatandaş mektup verdi Demirel’e. Zarfa da sadece “Uğur Dündar’a verilecek” yazmıştı.. Demirel’in yorumu şöyleydi: “Çocuklar! Ahali sıkıntı içinde. Bizi de yeterince çare müessesesi olarak görmüyor… Bu hadiseden ders çıkarmamız lazım. Vatandaş sorununun çözümünü bile Uğur Dündar’dan bekliyor”
***
Bir siyasi pozisyondan diğerine -ustalıkla ve seri- geçen, Klasik Türk politikacısıydı. İzahını da “Dün dündür bugün bugündür” ile yapardı..
Şapkasız gitti! Günümüzün siyaset(çis)ine yol(lar) açarak!..