Törenin açılış konuşmaları, İKÇÜ Rektör Yardımcısı ve Festival Başkanı Prof. Dr. Yasin Bulduklu ile Medya ve İletişim Bölüm Başkanı ve Festival Sanat Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran tarafından yapıldı.
İzmir’in Kültür Sanat Rotası Yeniden Çiziliyor
Festival Başkanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu; festivalin sadece akademik bir etkinlik değil, şehri kucaklayan ve kültürel mirasa sahip çıkan bir vizyonun parçası olduğunu vurguladı. Konuşmasına festivalin çıkış öyküsüne değinerek başlayan Prof. Dr. Bulduklu, İzmir’in köklü tarihine rağmen film festivali konusundaki eksikliğine dikkat çekti. Prof. Dr. Bulduklu, "Geçen yıl yola çıkarken bir idealimiz vardı. İzmir’de daha önce girişimlerde bulunulmuş ama bir türlü süreklilik kazanamamış o festival boşluğunu doldurmak istedik. Ekibimizle birlikte büyük bir özveriyle çalıştık. Yorulacağımızı biliyorduk ama sonuç bizi gururlandırıyor. Geldiğimiz noktada; daha başarılı, daha büyük ve sadece üniversiteyi değil, tüm şehri kucaklayan bir festivalin temellerini atmış durumdayız. Deneyimli bir ekiple zoru başardık. Bu festival, her geçen yıl daha büyük, daha başarılı ve şehrin tüm dinamikleriyle sahiplenildiği gelenekselleşen bir festival olma yolunda ilerliyor." dedi.
Yüzlerce Sayfalık Bir Kitap, Bir Kısa Film
Bu yılın ana teması olan "Kültürel Miras" vurgusunun tesadüf olmadığını belirten Prof. Dr. Bulduklu, bizi biz yapan değerlerin sanat yoluyla aktarılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Sinemanın etkileyici gücüne değinen Prof. Dr. Bulduklu; "Bazen yüzlerce sayfalık bir kitap yazmaktansa kısa bir filmle her şeyi anlatmak, sanatın diliyle topluma seslenmek çok daha etkili oluyor. Sinemanın güçlü anlatısı ile seslenmek, toplumsal değerlerimizi dijital dünyanın olanaklarıyla birleştirmek bizim temel amacımızdı. Bu yıl kültürel miras vurgusunu hem içerikte hem de yarışma kategorilerinde en güçlü şekilde hissettirmeye yoğun çaba sarf ederek kadim kültürel mirasımızı geleceğe taşıma borcumuzu ödemeye çalıştık." şeklinde konuştu.
Sinemanın Gücü ve "Kamera Gazze" Hassasiyeti
Dünya gündemindeki insani dramlara karşı sinemanın bir tanıklık görevi üstlendiğine işaret eden Prof. Dr. Bulduklu, festival kapsamında hayata geçirilen "Kamera Gazze" projesine dikkat çekti. Vicdan kavramının insanı dengeleyen en temel unsur olduğunu ifade eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu; "Vicdan; bizi insan yapan, sadece insana değil tüm canlılara ve bizden sonrakilere merhameti gerektiren yine insani bir olgudur. Bizim geleceğe miras bırakmamız da yine bizim için vicdani bir sorumluluk ve gelecek nesillere güçlü miras bırakma çabasını ekip olarak sergilemeye çalışıyoruz. Yarına barış içinde bir dünya bırakmak için bu türden farkındalık girişimlerini değerli görüyoruz. Maalesef dünyada bu bilincin yok olmaya başladığını ve var olan dengenin kaybolmaya başladığını görüyoruz. Biz de yine 'Kamera Gazze' projesiyle, üzerinden iki yıldan fazla süre geçmesine rağmen acıların dinmediği o coğrafyadaki trajediye yeniden dikkat çekmek istedik. Bir yıl önce başlattığımız duyarlılığı sorumluluğun ötesinde bir bakış açısıyla tekrar gündeme getirdik. Buradan Gazze'ye kadar uzanan bir hassasiyetle, yaşanan acıların unutulmaması için sosyal sorumluluğumuzun ötesinde bir duruş sergiledik. Bilimimizin yettiği yerde bilimimizle, filmimizin yettiği yerde filmimizle konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Gençlere Çağrı: “Zengin Bir Mirasın Üzerinde Oturan Fakirler Olmayalım”
Anadolu’nun medeniyetler harmanı olduğunu ve bu mirasın gençlerin omuzlarında yükseleceğini ifade eden Prof. Dr. Bulduklu, bu kadim mirasa sahip çıkılmanın gençlerin en büyük sorumluluklarının başında geldiğini vurguladı. Prof. Dr. Bulduklu, genç sinemacılara şu sözlerle seslendi: "Biz büyük bir mirasın üzerinde oturan bir nesiliz. Anadolu, üzerinde binlerce yılın birikimini taşıyan ortak bir miras. Bizim görevimiz gençlere bu mirası nasıl işleyebileceklerini göstermekti. Ancak bu mirası gün yüzüne çıkarıp dünyaya anlatmak gençlerimizin elinde. Deneyimle gençlik dinamizmini harmanlayarak gelenekten geleceğe seslenmeye gayret ediyoruz. Bu mottoyla yola çıktığımız festivalimizin ikincisini yapabiliyorsak doğru yoldayız demektir; üç, dört ve beşinci festivallerle de bu vurguyu sürdüreceğiz."
Festivalin arka planında gece gündüz demeden çalışan tüm ekibe teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Bulduklu, "Ödül almaktan ziyade, bu platformda yarışma cesareti gösteren tüm yönetmenlerimizi kutluyorum." diyerek festivalin düzenlenmesinde emeği geçen akademik kadroya, jüri üyelerine ve tüm katılımcılara teşekkür ederek sözlerini noktaladı.
"Anadolu, Dünyanın En Büyük Saha Dersliğidir"
Festival Sanat Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran; sinemanın sadece bir görüntü sanatı değil, aynı zamanda zamanın ruhunu kaydeden güçlü bir hafıza aracı olduğunu vurguladı. Bu yılki festivalin ana rotasını "Kültürel Miras" olarak belirlediklerini hatırlatan Prof. Dr. Cenk Demirkıran, Türkiye’nin sahip olduğu zenginliğin öneminden bahsederek adeta "açık hava müzesi" niteliğinde olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Demirkıran; "Sinema, ışıkla görüntüleri perdeye yansıtırken aslında zamanın ruhunu da kaydediyor. Geçmişte yaşananların, seslerin ve kültürel birikimin zaman içinde kaybolup gitmemesi için sinema, hikâyeleştirme gücüyle bu değerleri koruma altına alıyor. Gerek kurmaca gerekse belgesel sinema; zamanın ruhunu anlatarak kültürel mirası geleceğe aktarıyor. Yaşadığımız bu topraklar; insanlık tarihinde uygarlığın yeşerdiği, bin yıllarca kültürlerin birikerek bir harman oluşturduğu muhteşem bir açık hava müzesidir. Uygarlık tarihi sınıflarda ve kitaplarda anlatılsa da saha derslerinin bizzat kendisi kesinlikle Anadolu’dur. Anadolu ve Trakya ile dünyanın kültürel akışını bağlayan bir köprü olan Türkiye, zengin kültürel mirasını korumalı ve insanlığın geleceğine aktarmalıdır düşüncesiyle bu festivaldeki seçkilerimizi belirledik. Bu bağlamda festivalimizde gösterilen filmlerde; süreklilik, tanıklık, geçmiş ve bugüne uzanan kültürel köprüleri izliyoruz." dedi.
Festivalin mutfağında görev alan isimlere, destek veren kurumlara ve sponsorlara teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Demirkıran; Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Festival Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal ve Festival Direktörü Burak Taylan Yılmaz başta olmak üzere tüm ekibe, jüri üyelerine, TRT İç Yapımlar, TRT Avaz, TRT Belgesel Kanal Koordinatörlükleri ile festivalde görev alan öğrencilere şükranlarını iletti.
Program; salonda bulunan jüri üyeleri Oyuncu Ali Düşenkalkar, Yapımcı Halil Kardaş, Oyuncu Rıza Sönmez, Prof. Dr. Alev Fatoş Parsa, Yönetmen Doç. Dr. Mesut Aytekin, Festival Yönetmeni Vuk Perović, Yapımcı ve Yönetmen Duygu Kepenek, Yapımcı ve Yönetmen Şebnem Tezel Albayrak, Yönetmen Dr. Ahmet Erdal, Görsel Efekt Uzmanı Özbey Doğa Karslıoğlu, Akademisyen Prof. Dr. Sibel Akova ile Sinema Yazarı Doç. Dr. Fırat Sayıcı ile festivale destek veren İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Vakfı İzmir Bölge Müdür Yardımcısı Pınar Çakmakoğlu, Avek Otomotiv İzmir Şube Direktörü Yaşar Özuğur, İzmir Kültür Sanat Fabrikası Cengiz Topal, İstinyepark Renk Sineması yöneticisi Uğur Kuvancı, Fete Lotus Thermal Otel Müdürü Türker Bayram, Can Kardeşler Kuruyemiş yöneticisi Serhat Karadüz, Teknolocis, Artemis Kafe, Bu Bilet, KOHEM Kafe ve İkrambaks; basın destekçileri İKÇÜ Haber Ajansı, Anadolu Ajansı, Sabah, Yeni Asır, Popüler Sinema, sadibey.com ve Ege Telgraf gibi kurum ve kuruluş temsilcilerine teşekkür belgelerinin takdimi ile devam etti.