Nasipse 9 Temmuz 2013 Salı günü Ramazan’ın ilk gününü yaŞayacaĞız. İnŞallah 8 Temmuz Pazartesi akŞamı ilk teravi namazı kılınacak. Ve sabaha karŞı ilk sahur vakti yaŞanacak. Eski Ramazanlarda Ramazan Ayının ilk günü ve ilk haftası çok önemliydi. Eski İzmir’de, hali vakti yerinde olanlar; kendilerinden çok ihtiyacı olanları ve muhtaçları düŞünürlerdi. Ramazan Ayı baŞlamadan haftalar öncesinden fakir, fukara, muhtaç aileler belirlenir ve gerekli erzak ve ihtiyaç ürünleri, yardım paketleri halinde hiç kimsenin onuruyla, gururuyla oynanmadan gizlice muhataplarına ulaŞtırılırdı. Beni 12 yıldır Bu köŞeden her hafta okuyanların çoĞunun bildiĞi gibi Ben, insanlara yardım etmek ve hizmet etmek için kurulmuŞ 66 yıllık ecdat yadigari bir hayır kurumunun; İZFAK kısa adıyla bilinen, ”İzmir İl Fakirlerine Yardım DerneĞi” nin 44 yıllık yöneticisiyim. Ramazan öncesi ilk yardımlarımızı Ramazanın ilk günü olan 9 Haziran Salı sabahından itibaren muhataplarımıza daĞıtacaĞız. BaĞıŞçılarımızdan Yardım ve destek geldikçe; Ramazan süresince beklemeden ihtiyaç sahiplerine ulaŞtıracaĞız. İzmir İl Fakirlerine Yardım DerneĞi olarak geleneksel olarak her yıl; Kurucularımız, yöneticilerimiz, baĞıŞçılarımız, İzmir’imizin hayata veda etmiŞ tüm yöneticileri, Valilerimiz, Belediye BaŞkanlarımız ve Komutanlarımız için, ayrıca; Şehit ve Gazilerimiz için geleneksel olarak 65 yıldır okuttuĞumuz mevlidimizi bu yılda Ramazan’ın 2’nci Cuma günü olan; 19 Temmuz Cuma günü, Saat: 14.45’de yine Dernek Merkezi’mizde okutturacaĞız. Ramazan Ayı süresince İzmir’in çeŞitli semtlerinde İzmir Kahveciler Odası ile birlikte gerçekleŞtirdiĞimiz; nostaljik ramazan geceleri kutlamalarımızı da 17 Temmuz ÇarŞamba gecesinden itibaren öncelikle Hatay, İnönü Caddesi Hakim Evleri Şelale Kafe’den baŞlamak üzere sürdüreceĞiz. Hayırsever okuyucularımın genel istekleri üzerine BaŞkanı olduĞum İzmir İl Fakirlerine Yardım DerneĞi’nin Banka Hesap Numarasını veriyorum: (Ziraat Bankası, İzmir ya da Kıbrıs Şehitleri Şubesi; kod: 00137 , Hesap No: 38158021-5001 . İban No: TR. 630001000137) 3 AĞustos Cumartesi gecesi ise mübarek Kadir Gecesini kutlayacaĞız. Kadir ve Arife; Ramazan Ayının final günleridir. İnsanların bayram mutluluĞuna eriŞmelerinin müjdesini veren günlerdir. Nasipse; 8-9-10 AĞustos PerŞembe-Cuma-Cumartesi günleri de Ramazan Bayramımızı kutlayacaĞız. Ramazan Ayı içinde; Kadir – Arife ve Bayram dörtgeninin anlamı; insanları hayır, sevap yapmaya, birlik ve beraberliĞe, dostluĞa, kardeŞliĞe, sevgiye ve hoŞgörüye yönlendirmektir. İnsanlar arasında paylaŞımı, dayanıŞmayı ve yardımlaŞmayı saĞlamaktır. Dini inançlarımızın ölçüsü ve seviyesi ne olursa olsun örf, adet ve geleneklerimizi otantik deĞerlerimizle birlikte korumalıyız ve yaŞatmalıyız. Bu tür güzellikleri yaŞamanın yaz’ı kıŞ’ı olmaz. Hayır ve sevap sıcak yaz günlerinde özellikle yapılmalıdır. İzmir gibi halkının yüzde 79’unun yoksulluk sınırında olduĞu ve her gün 6-7 bin ailenin aç kalmama mücadelesi verdiĞi bir kentte, fakirin fukaranın kollanması Şarttır. 44 yıldır yönetiminde bulunduĞum 66 yıllık ecdat yadigarı ve İzmir’li olan; İZFAK kısa adıyla anılan’’ İzmir İl Fakirlerine Yardım DerneĞi’’miz baŞta olmak üzere pek çok İzmir’li ve Ege’li hayır kurumu yardım ve sevap yapmak isteyenlerin hizmetindedir. İZFAK’ın 0232 464 35 75 – 0530 548 24 79 ve 0530 513 42 64 no’lu telefonlarını arayarak her türlü bilgiyi alabilirsiniz. Yapılan bir kamuoyu araŞtırmasından anlaŞıldıĞı üzere; Türk Halkı artık barıŞ istiyor ve özellikle; Mısır’da, Suriye’de, İran’da ve Irak’da olup bitenlere bulaŞmamız istenmiyor. Amerika ve yandaŞlarının oluŞturdukları emperyalist ittifakın piyonu ya da orta doĞu da ki jandarması olmamalıyız. Bizi kendi coĞrafi bölgemizde kendi halimize bıraksınlar. Çocuklarımızla, torunlarımızla ve duyarlı halkımızla hiçbir etnik ve dinsel ayrıŞma olmadan birlik beraberlik ve huzur içinde yaŞayalım. BarıŞ içinde çalıŞıp kalkınalım. Kendi maĞdurlarımızın sorunlarını çözelim. Bu konuda Türkiye’mizde ki tüm siyasi ve sosyal unsurlar tek güç halinde ittifak olmalılar. Ben 68 kuŞaĞının gençlik gruplarının içinde yetiŞtim. Biz bu ülkede her zaman; bölücü emperyalizme karŞı durarak, dinsel ve etnik ayrıŞmalara karŞı barıŞ, huzur ve demokrasi mücadeleleri verdik. Bu nedenle Şimdilerde yaŞanılanlar en çok bizleri üzüyor. Örf, adet ve geleneklerimiz ile otantik deĞerlerimizden vazgeçmemeliyiz. İzmir Kahveciler Odasi ile İzmiri Sevenler Platformu Dernekleri olarak 11 yıldan beri Türkiye’de sadece İzmir’de; GeçmiŞimizi ve tarihimizi hatırlatıp gündemde tutmak amacıyla çeŞitli semt merkezlerinde, Ramazan Nostalji Geceleri’ni yaŞatıyoruz. Etkinliklerimize katılınız. Ramazan coŞkumuzu sizde yaŞayınız.
ÇocukluĞumun İstanbul’da ve İzmir’de geçen Ramazanlarını hiç unutamam. Baba tarafından İstanbullu, Anne tarafından has İzmirli olmam nedeniyle; her iki kentin Ramazanlarını ve Bayramlarını doyasıya yaŞadım.
Özellikle İzmir’de geçen Ramazan günlerinin tadını ve neŞesini unutamıyorum. Anneannem Buldanlı Bezzaz Hacı Hüseyin Efendinin kerimesi olan AyŞe Hanım’ın evi Altınpark Faik paŞa Mahallesindeydi. SokaĞında Emir Sultan Hazretlerinin türbesi vardı. Özellikle kıŞ Ramazanlarını o muhitte geçirirdik. İzmir’in ünlü aileleri bu civardaki köŞk ve konak Şeklindeki büyük evlerde otururlardı. Altınpark-Namazgah- Mezarlık baŞı-Tilkilik-Hatuniye-DönertaŞ-Agora gibi semtler bütününden oluŞan bu bölgenin en önemli caddesi Basmane’den İkiçeŞmelik’e ve İkiçeŞmelik’ten Kemeraltını da içine alarak Konak’a ulaŞan ünlü Anafartalar Caddesiydi. Ramazan Aylarında bu semtlerde geceyle gündüz birlikte yaŞanırdı. Bölgenin ileri gelenleri Ramazan öncesi ve Bayram Arifesi bir plan dahilinde tespit ettikleri fakir-fukara’nın önceden yüzlerini güldürürlerdi. İzmir’de zaten o yıllara göre az sayıda olan fakir-fukara yedirilir içirilir ve giydirilirdi. İftar sofralarının fiyakasından geçilmezdi. Normal bir ailenin bile sofrasında; iki çeŞit zeytin, iki-üç çeŞit peynir, reçeller, ballar, pastırma-sucuk, ceviz içi, kuru kayısı ve erik gibi iftariyelikler, iki çeŞit zeytinyaĞlı yemek, mutlaka etli yemek, börekler, baklavalar ve güllaç tatlısı eksik olmazdı. Herkes refah içinde ramazanını geçirirdi. İnsanlar gül gibi geçinsinler diye sofralarından gül reçelini, tatlı tatlı konuŞsunlar diye bal’ı, tahini ve pekmezi eksik etmezlerdi. Teravi Namazından çıkıŞta muhitin ileri gelenleri tepsi içinde cemaatlara akide Şekeri daĞıtırlardı. Akide Şekerinin anlamı o günkü akidin tamamlandıĞı belirtmekti. Teraviden sonra kentin muhtelif noktalarında toplu olarak veya evlerde aileler arasında ramazan geceleri en güzel Şekliyle deĞerlendirirlerdi. İsteyenler Nargile içer, Kahve ve çay bolca tüketilirdi. Şerbetler, limonatalar içilirdi. Konak’da ki Şimdiki Ordu Evinin olduĞu yerde İsmet Gazinosu vardı. İsmet Gazinosu’nda; İstanbul’dan gelen Ortaoyunu üstadı Dümbüllü İsmail Efendi Grubu ile Hafız Burhan ve Korosu, yerli sanatçıların ve fasıl gruplarının iŞtirakiyle sahur’a kadar süren ramazan geceleri tertiplenirdi. Benzeri eĞlenceler bazen aynı sanatçılarında katılımıyla; KarataŞ’ta ki KöŞk Sinemasının bulunduĞu yerdeki salonda, EŞrefpaŞa’da, DeĞirmendaĞı’nda ve özellikle Altınpark’ta ve KarŞıyaka’da da SoĞukkuyu ve DedebaŞı’nda da gerçekleŞirdi. DeĞiŞik semtlerdeki en az 30 kıraathanede nargile ve çay sohbetleri sahura kadar sürerdi. Evlerde bayram temizlikleri, Badanalar, boyalar yapılır. Evlerdeki tahta zeminler fırçalanırdı. Evlerde ise; her Şeyin temiz ve güzel olması için gereken neyse yapılırdı. 3 gün öncesinden baklava-börek yufkaları hazırlanır ve açılır. Bol cevizli baklavalar ile kalbura bastı tatlıları kiler dolaplarına istif edilirdi. Bayramlık yeni elbiselerin ve ayakkabıların temini çoktan gerçekleŞmiŞ olurdu. Bayram sabahları namazdan sonra evlerde simitlerle, İzmir Gevrekleriyle, özel bayram çörekleriyle, bol teferruatlı kahvaltılıkların bulunduĞu tam teŞekküllü kahvaltılar yapılırdı. Kahvaltıdan sonra yeni bayramlıklar giyilir, önce aileler kendi aralarında, daha sonra; ziyaretler yapılarak bayramlaŞılırdı. Davulculara, çöp toplayanlara, mahalle bekçilerine ve çocuklara bayramlık vermek adettendi. Üç gün süren bayram, bayram yemekleriyle eŞ dost ziyaretleriyle bayram eĞlenceleriyle geçerdi. Çocuklar için özel olarak oluŞturulan bayram yerlerindeki oyuncakların zevkini büyükler bile yaŞardı. 2 gün sonra 9 Temmuz Salı sabahından itibaren bir Ramazan Ayına daha gireceĞiz ve yaŞayacaĞız. Şayet halimiz vaktimiz yerindeyse; karnımız iyi doyuyorsa; hali vakti yerinde olmayan fakir-fukarayı mutlaka düŞünelim. Açların, yoksulların ve maĞdurların çokça olduĞunu unutmayalım. Ramazan Ayımız ve 8 AĞustos’da ulaŞacaĞımız Bayram; insanlarımıza, Bereket, bolluk, birlik-beraberlik-dostluk-sevgi ve hoŞgörü getirsin. Hayır ve baĞıŞ yapmak zevk ve mutluluĞunu herkese tattırsın.
Tüm okuyucularımın ve ailelerinin Ramazanını kutluyorum...