Türkiye kış sporlarının ana dalı kayakla 1914 yılında Kafkasya Savaşı’ndaki Ordumuz için Haliç’te yapılan tahta kayaklarla tanışmıştı. Sonra pek çok spor dalına öncülük eden Galatasaray Lisesi’nin öğretmen ve öğrencileri vasıtasıyla kayak gündeme geldi. Türkiye, 1936’da Almanya’da, Garmish Partenkirchen’de yapılan 4. Kış Olimpiyatları’na katıldı. Sonra yavaş da olsa kayakla ilgilenildi. Federasyon kuruldu. Ben kayakla ve kış sporlarıyla federasyon kurulduktan sonra, 1948’lerden sonra rahmetli Asım Kurt ve Gültekin Çeki ile tanıştım. Yıllarca uluslararası alanda pek adımız geçmedi. İmkansızlıklara rağmen başta rahmetli Muzaffer Demirhan olmak üzere pek çok ünlü kayakçımız yetişti. Amma bu spor dalı ilk Olimpiyatta bir yol kaybetme vakası yaşayan kayakçılarımızın mizah konusu olmasından başka bir olayla toplumda yerini alamadı.
Artık bir kar ve kış turizmi ülkesi de olan Türkiye’de Kış sporlarının öne çıkması için değer ve destek verilmesi zamanı gelmiş ve gerekmektedir. Kafile Başkanı olarak gittiğim yurt dışında Üniversiteler Kış Sporları Oyunlarında çocuklarımızın imkansızlıklara rağmen ne kadar özverili olduklarını yakinen gördüm. Kış sporları için Gençlik ve Spor Bakanlığının önderliğinde bir araştırma ekibi kurulmalı, yabancı konukların da katılması ile bir gelecek planı da yapılması gerekmektedir. Türkiye kış sporlarında hangi dallarda çaba sarf edeceğine karar vermeli, örnek olarak atlama dalında candan çalışan çocukları öne almalıdır. Büyük bir gelir kapısı olan kış sporları merkezlerinin şirketleri de federasyona sponsor olmalı, bu milli çalışmaya katkıda bulunmalıdır. Olimpiyata katılmak tabii çok güzel bir davranıştır. Amma biraz da olsa önlerde görünmek hepimizi mutlu edecektir. Bu konuda da bir bilene sormalıyız diyorum.




























Yorum Yazın
Facebook Yorum