MENU
  • YAŞAM-TURİZM
  • ALIŞVERİŞ
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • ETKİNLİK TAKVİMİ
  • RÖPORTAJLAR
  • GAZETE MANŞETLERİ
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
Kimse Duymasın
DOLAR34.0692
EURO37.7489
GR ALTIN2730.4
ÇEYREK4491.1
İzmir
Kimse Duymasın
Kimse Duymasın
  • GÜNCEL
  • MEDYA
  • SAĞLIK
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SPOR
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • ÇEVRE
Kapat

Bazen çok istesen de…

Ana SayfaYazarlarAVNİ ERBOY
16 January, 2022, Sunday 12:16 720
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Bazen çok istesen de…

İstediğin kadar plan, program yap, bazen ona uymak sadece senin elinde olmuyor… Bir gerçek var ki; bu dünyada tüm canlılar yarının ne getireceğini bilmeden yaşamını sürdürmekte… Aslında yarın demek bile çok uzak! Bazen saniyelerde kopup giden pamuk ipliğine bağlı hayat…
Yaşam savaşının içinde olabilecek en kötü senaryo ölüm… İşte bu gerçek son; sadece senin değil, tüm sevdiklerinin planladıklarını alt üst eder. Sevincin yerini bir anda hüzün kaplar! Bu kaçınılmaz son da gözyaşlarının dökülmesini sağlar. Üstelik yüreğini de dağlar!
İnsan unutmak istemez. Unutulmak da…
Bazıları vardır ki; istese de unutulamaz! Unutulmamak kendisinin yaşam süresinde yaptıkları, bıraktığın izlerle mümkündür.
Hz. Ali’nin dediği gibi “Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız.”
Sevdiklerini kaybetmek insanı derinden yaralıyor. Bazen ona son görevini yapabiliyorsun. Elinde olmayan nedenlerden dolayı ne yazık yapma şansını bile bulamıyorsun. İstesen de, istemesen de iraden dışı bu arzun elinden bile alınıyor. Aynen Tuğrul Koparan’ın korona virüs nedeniyle ölümünün yasaklı günlere denk gelmesi gibi…
Son yılların kâbusu olan virüsten kaybettiğimiz nice güzel insanlar, birbirinden değerli dostlar… O karanlık, evlere kapandığımız günlerde hangimiz gidebildik? Gitmek istesek bile izin alabildik mi?
Derler ya… Kader!..
Bazen de çok uzaklarda haberi alınca yıkılıyorsun! Hem sevdiğini kaybetmek, hem de yanında olamamak! Böylelikle de üzüntün ikiye katlanıyor…
Geçmişe kadar uzatmak istemiyorum ama yakın zamanda çok değer verdiğim gazeteci ağabeyim, Akhisar’daki çıraklık günlerimden tanıdığım ustalarımızdan Yener Özkesen’in ve son olarak da aile dostum, ağabeyim, yaşamdan dersler aldığım, mesleğimizin güzel günlerinde gazeteci-yönetici ilişkisinden çok “ağabey-kardeş” örneği sergilediğimiz, gerçek Karşıyaka beyefendisi Nahit May…
Yazıyı yazarken de bizi üzen Ahmet Çelenay…
Ne yazık ki; İzmir’in dışında öğrenip de, son görevi yapamamak!..
İnanın görülmez hançer yüreğine saplanıyor…
Ne var ki, bunlar yaşamda “olmazsa olmaz”lar…
Unutmamamız gereken “bir varmış bir yokmuş” misali yitirdiklerimizi unutmamamız, unutturmamız…
Elbette bunların için mutlaka çaba harcamak da önemli.
Unutulmak, kadar unutulmamak önemli.
Ne değerlerimiz göçüp gitti… Hiç birini hatırlayan bile olmadığı gerçeği zaman zaman yüzümüze lodos vurmuş misali başımızı ağrıtsa da, asla ders çıkarmaya yetmiyor…
Ne hikmetse; biz ders çıkarmasını ve ders vermeye kalkanları pek sevmeyiz!
Futbolu çok yakından izleyip de kendisini “Futbol Profesörü” olarak lanse edenler, Egespor’u, Kültürspor’un ne olduğunu acaba bilebilecek mi? Şark Sanayi dediğimizde sadece fabrikasını mı hatırlayacak?  
Türk Gücü Anadolu, Black Stocking Football Club (Siyah Çoraplılar), Panaonios, Apollon, Dork, Kadıköy Futbol Kulübü, Elpis, Nişantaşı futbol kulüplerini biliyor musunuz? Hatırlayanınız var mı?
Basketboldaki Robert Kolej Kulübü, Kurtuluş, Beyoğluspor, Barkhoba, Maccabi, Protkeba, İtalyan Kartal,
İstanbul Basketbol Mıntıkası, İstanbul Hilal takımları da tarihteki yerini aldı.
Bunları anımsayan lütfen parmak kaldırsın!
Yıllar nasıl da çabuk geçiyor değil mi?
Koskoca bir senenin sonu gelip geçti, 22’nin ilk gününe girdik…
Yeni yıl, yeni ümitler…
Türkiye Liglerindeki takımlarımız da gelecek için plan ve programlarını yaparken hep “Gelecekten ümitli” olduklarını belirtmeden geçemiyorlar. Ne var ki, gerçek dünyada geçerli olan sporun gerçeğinde söylemlerden çok eylemler…
Futbolda İzmir başta olmak üzere Ege takımları, ekonomik güçlerini masaya yatırarak, teknik adamların listelerini alıp-alamama konusunda menajerlerle soğuk bir savaşa girecek.
Cebine güvenen ter dökmeden takviyeyi yapacak. Ya parası olmayan?  
Eldeki mevcut kadroya dört elle sarılacak!
Bunlardan en rahatı da, alt yapısına güvenip, kendi oyuncusunu yetiştiren ve onu üst kadrolara yavaş yavaş getirerek hem oynatan, hem de para kazananlar olacak.
Bakalım transfer borsası nasıl işleyecek. Bekleyip göreceğiz.
Sizin en büyük merakınız, gönül verdiğiniz takımların nasıl takviye yapacağı, ara transferde kimleri alıp, kimleri yollayacağı…
Ara transfer borsasında, geçmiş tecrübelerimizden bilinir ki; suni bir gündem yaratılır. Bunun en büyük amacı pazarlanacak futbolcuların müşteri bulabilmesi, taliplileri olanların da fiyatının artmasıdır. Yüzde ile çalışan ve cebine daha çok girmesinin hesabını yapanlar bu dönemde en çok uğraş verenler, dört bir yana saldırıp duranlardır. Çünkü onlar bu günleri dört gözle beklemektedir…
Eh bu da onların profesyonel işi… İşini iyi yapanın cebi daha büyüktür…  
İş için savaşırlar. Aslında burada Fransız roman, hikâye, deneme, biyografi, tarih yazarı olan Andre Maurois’in şu sözünü söylemek çok yerinde olacak: “İş, savaş ve sporun birleşimidir.”
Menajerlerin de içindeki savaş elbette sporu zaman içinde yaralamaktadır. Doğru adamlarla doğru takımları kurmak her zaman kulüplerimize artı getirecektir. Ama bazen bunların savaşının tam ortasında araya girmek bana hep Napoleon Bonaparte’nın şu sözünü hatırlatıyor: “Düşmanınız hata yaparken asla araya girmeyin.”
Biz de sporu, bu işi, okulunda okuyan, yıllarını veren, nice başarılı öğrenciler, şampiyonlar, spor adamları yetiştiren, kulüp yöneten, akademik başarılar elde edenleri yok sayıp, saf dışı bırakıp da, “ne bilir onlar” diyenlere Mevlana’nın şu sözüyle cevap vereceğim: “Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.”

Yorum Yazın

Facebook Yorum

AVNİ ERBOY

    iletişime geç

    AVNİ ERBOY

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    AVNİ ERBOY
    AVNİ ERBOY Orda bir köy var uzakta!
    Prof. Dr. SEYHAN HASIRCI
    Prof. Dr. SEYHAN HASIRCI Türkiye’de Kayak Sporu
    ERDOGAN ARIPINAR
    ERDOGAN ARIPINAR Türk Basınının Yüz Akı TSYD’nin Ayağa Kalkma Vakti Geldi
    Prof. Dr. YAVUZ TAŞKIRAN
    Prof. Dr. YAVUZ TAŞKIRAN Berlin’den İstanbul’a 100 yıl...
    ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
    ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU Hep zirvedeydi, bir Türkiye hafızasıydı, Halit Kıvanç...
    ESAT ERÇETİNGÖZ
    ESAT ERÇETİNGÖZ Şakir Kuruş efsanesi...
    BEDRİ CUMHUR DOĞU
    BEDRİ CUMHUR DOĞU İttihad ve Terakki’nin 9 numaralı kurucu üyesi, Osmanlı Aydını: Tokadizade Şekip Bey
    SEVGİ MOLVA
    SEVGİ MOLVA Hayvancıklar
    CAN BARHAN
    CAN BARHAN Fenerbahçe'de Tedesco kendini analiz etmeli
    Prof. Dr. YÜCEL OCAK
    Prof. Dr. YÜCEL OCAK Derbide bir zavallı kişi
    MERT ERBOY
    MERT ERBOY Sessiz Ev, Büyük Yük…
    YILMAZ DURMAZ
    YILMAZ DURMAZ İktidarın yolu
    SEZGİ KAYA
    SEZGİ KAYA Dönemin en ünlü yazarlarından: Virginia Woolf
    SİNAN GENÇ
    SİNAN GENÇ Ataları düşman değil, kardeşmiş
    FİRDEVS TUNÇAY
    FİRDEVS TUNÇAY Bakü'de bir Karşıyaka sevdalısı
    Dr. ŞABAN ACARBAY
    Dr. ŞABAN ACARBAY Antrenörler ve yorgunluğun giderilmesi
    TEOMAN GÜRAY
    TEOMAN GÜRAY Bir kıvılcım yakmak
    Prof. Dr. İLKER GÜL
    Prof. Dr. İLKER GÜL Vatan, Millet, Sakarya gazı...
    Prof. Dr. BİLGE DONUK
    Prof. Dr. BİLGE DONUK Pandemi Döneminde Çocuk ve Spor
    Dr. HAKAN TARTAN
    Dr. HAKAN TARTAN Bir insanlık abidesi Kemal Baysak
    ERDAL İZGİ
    ERDAL İZGİ İki bin onsekiz
    TUNÇ AFŞAR
    TUNÇ AFŞAR Yeniden yapılanma
    Kimse Duymasın
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Kimse Duymasın 2020 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle