MENU
  • YAŞAM-TURİZM
  • ALIŞVERİŞ
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • ETKİNLİK TAKVİMİ
  • RÖPORTAJLAR
  • GAZETE MANŞETLERİ
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
Kimse Duymasın
DOLAR34.0692
EURO37.7489
GR ALTIN2730.4
ÇEYREK4491.1
İzmir
Kimse Duymasın
Kimse Duymasın
  • GÜNCEL
  • MEDYA
  • SAĞLIK
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SPOR
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • ÇEVRE
Kapat

Türkiye’de Kayak Sporu

Ana SayfaYazarlarProf. Dr. SEYHAN HASIRCI
04 March, 2026, Wednesday 11:49 42
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Türkiye’de Kayak Sporu

2026 İtalya’nın Milano/Cortina kentlerinde yapılan Kış Olimpiyat Oyunları’na ilişkin geniş bir yazı yazmış ve yıllarca Kış Olimpiyat Oyunları’nda hiçbir başarı elde edemediğimizi belirtmiştim. Ne var ki sporumuzu yönetenleri dinlediğimizde, bizlere her defasında “Bu sefer olmadı ama inşallah bir dahaki sefere daha iyi hazırlanacağız.” söylemini tekrar edip duruyorlar ve bunu adeta bir alışkanlık hâline getirmişler (Bu bahar olmazsa gelecek yaza hikâyesinde olduğu gibi). Bu ve buna benzer başarısızlıklar beni ve kuşkusuz sizleri de her defasında daha fazla üzüyor; üzmekle kalmayıp bu çaresizlikle nasıl baş edeceğimizi daha da çok araştırmaya itiyor doğrusu.

Türkiye’de kayak sporu (özellikle alp disiplini ve kuzey disiplini) gelişmekte olsa da bir sürü yapısal, eğitimsel, ekonomik ve yetersiz altyapı gibi sorunlarının olduğu gözlerden kaçmamaktadır. Kaldı ki artık kayak, buz sporları ve diğer kış sporları sadece alp ve kuzey disiplininden çok öteye ulaşmıştır. Kış Olimpiyat Oyunları’nı izlediğimizde bunu açık bir şekilde görebilmekteyiz.

Dolayısıyla kısaca baktığımızda; Kayak Sporları; Alp Disiplini, Kuzey Disiplini, Kayaklı Koşu (Cross-country), Kayakla Atlama, Kuzey Kombine, Serbest Stil Kayak (Freestyle), Snowboard, Biatlon (kayaklı koşu + atıcılık) dallarından oluşurken; Buz Sporları; Artistik Patinaj, Sürat Pateni, Kısa Kulvar (Short Track), Uzun Kulvar, Buz Hokeyi, Curling, Bobsleigh, Skeleton, Luge dallarından oluşmakta. Tabii ki bununla da kalınmamış; Diğer Kış Sporları da; Snowkiting, Buz Tırmanışı, Kar Raftingi, Snowmobile yarışmaları olmak üzere içerisinde onlarca branşı barındırmaktadır. Bizler de kocaman bir Türkiye olarak 2026 yılında sekiz kişilik bir sporcu kafilesiyle bir Kış Olimpiyat Oyunları’na katılıyoruz ve sonuç: Kocaman bir hiç! Bana sorarsanız böylesine hazırlıksız (ki bunu sporcuların kendileri ifade etmişlerdir) bir şekilde gitmektense, gitmemek daha doğru olurdu!

Peki kayak sporumuzdaki bu durum nerelerden kaynaklanıyor? Asıl sorun da bu olsa gerek! Aşağıda tek tek belirteceğim nedenleri; yine ülkemizde kayak sporu içerisinde aktif ve inaktif görev yapan, kayak sporunun içinden gelen emekçi arkadaşların da bilgilerine dayanarak yazmaya çalıştım. Bu bilgilerini benimle paylaşan arkadaşlara buradan teşekkür ediyorum.

Türkiye’de kayak sporunun sorunlarına girmeden önce, ülkemizde kayak sporu yapılan yerlere bakmakta yarar görmekteyim. Verilere göre son yıllarda birçok bölge ve şehirlerimizde kayak merkezleri açılmıştır ve bunların sayıları 20 civarına ulaşmış olsa da kayak sporunun yapıldığı önemli merkezlerimizin en belli başlıları şunlardır: Erzurum (Palandöken), Bursa (Uludağ), Kayseri (Erciyes), Kars (Sarıkamış), Bolu (Kartalkaya), Kastamonu/Çankırı (Ilgaz Dağı kayak merkezleri), Isparta (Davraz), Sivas (Yıldız Dağı Kayak Merkezi). Ancak bu merkezler ülke geneline dengeli dağılmış değildir.

Başlıca sorunları sıralayacak olursak; tesis ve altyapı yetersizliği başı çekmektedir. Kayak merkezlerinin sayısının sınırlı olması ve yarışma sporuna uygun olmaması, mevcut merkezlerin bir kısmında modern pist, lift ve güvenlik altyapısının bulunmaması, kar garantisi olmayan bölgelerde tesis açılması (sezon süresinin kısa olması nedeniyle) önemli sorunlardır.

İklim ve sezon süresinin kısa olması da ayrı bir sorundur. Küresel ısınma nedeniyle kar sezonu kısalmakta, yapay kar sistemleri her merkezde yeterli olmamakta ve sporcular yılın büyük bölümünde antrenman yapamamaktadır. Kayak sporunun ekonomik maliyeti de oldukça yüksektir. Ekipman (kayak, bot, kıyafet) pahalılığı, sezonluk masrafların yüksek oluşu, bu merkezlere ulaşım ve konaklama maliyetlerinin çok yüksek olması aileleri zorlamakta, dolayısıyla bu durum sporun tabana yayılmasını engellemektedir.

Sporcu havuzunun çok kısıtlı olması da önemli bir problemdir. Okullarda kayak kültürünün zayıf olması, erken yaşta sporcu seçimi ve yönlendirme sisteminin yeterince gelişmemiş olması, çoğu sporcunun sadece bölgesel merkezlerden çıkıyor olması bu sorunu derinleştirmektedir. Antrenör ve uzman eksikliği de dikkat çekmektedir. Uluslararası düzeyde deneyimli antrenör sayısı azdır. Spor psikoloğu, kondisyoner ve performans analisti desteği sınırlıdır. Uzun vadeli sporcu gelişim planlaması yeterince sistematik değildir.

Uluslararası başarı eksikliği de bir başka önemli sorundur (nasılsa başarılı olamayacağım, neden bu sporu yapayım diyen çok sayıda insan var!). Dünya şampiyonası ve Olimpiyat seviyesinde başarı oldukça sınırlıdır. Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında teknik ve taktik gelişim oldukça geridedir. Yukarıda belirtilen sorunların çözümünde birinci derecede Türkiye Kayak Federasyonu önemli rol oynar. Federasyonumuza buradan açık ve dostça önerilerimizi hatırlatmak isteriz.

Çözüm önerilerine gelince; altyapı yatırımlarının artırılması gerekmektedir. Yapay kar sistemlerinin yaygınlaştırılması, bölgesel kayak akademilerinin zaman kaybedilmeden kurulması ve aktif hâle getirilmesi, 12 ay boyunca antrenmanların aksatılmaması için kuru zemin ve roller ski pistlerinin kurulması gerekmektedir. Okul–kulüp entegrasyonu sağlanmalıdır. Kayak yapılan illerde okul spor projeleri hayata geçirilmeli, yetenekli sporcu tarama ve geliştirme programları zaman kaybetmeden başlatılmalı, spor liselerinde kayak branşının yaygınlaştırılması sağlanmalıdır.

Ekonomik destek mekanizmaları geliştirilmelidir. Malzeme ve sponsorluk sistemleri güçlendirilmeli, belediye destekli ücretsiz başlangıç kursları yapılmalı, başarılı sporcular burslarla teşvik edilmelidir. Antrenör eğitimi ve bilimsel destek de büyük önem taşımaktadır. Yurt dışı eğitim programları (hem sporcular hem de antrenörler için) düzenlenmeli, spor bilimi desteği (antrenman bilimi, biyomekanik, psikoloji, beslenme) sağlanmalıdır. Uzun vadeli sporcu gelişim modeli oluşturulmalıdır. Mevcut antrenörlerin sosyeteye dönük kayak öğretmelerinin yanı sıra kendi branşlarına hizmet etme felsefesi teşvik edilmeli, kayak sporundaki tekelleşmeye son verilmeli ve bu antrenörlere maddi açıdan yeterli destek sağlanmalıdır. Kuşkusuz bu model tüm spor dallarında geçerlidir ve uygulanmalıdır. Ayrıca erken yaşta uzmanlaşma ve teknik mükemmellik kayak sporunda çok önemli bir kriterdir. Uluslararası iş birliği kapsamında Avrupa’da bu sporda gelişmiş ülke kulüpleriyle kamp programları yapılmalı, ortak yarış organizasyonları düzenlenmeli, genç sporcuların erken yaşta yurt dışı yarış deneyimi kazanması sağlanmalıdır.

Kısaca özetleyecek olursak; Türkiye’de kayak sporunun gelişememesinin temel sorunları; kayak sezonunun çok kısa olması, materyal ve malzemelerin yüksek maliyetli olması, yetersiz ve hatta yok denecek kadar az sporcu havuzumuzun bulunması, bu sporu yönetenlerin bu sporun içinden gelmemiş olmaları, daha da önemlisi yetersiz teknik eleman ve uzman kadrosuna sahip olmamamızdır. Gelişim için ise altyapı + eğitim + ekonomik destek + bilimsel yaklaşım ve liyakat her zaman olduğu gibi burada da önemli bir yer tutmaktadır. Tüm bu söylediklerimiz dikkate alınırsa sanırım çözüm kendiliğinden gelecektir.

Yorum Yazın

Facebook Yorum

Prof. Dr. SEYHAN HASIRCI

    iletişime geç

    Prof. Dr. SEYHAN HASIRCI

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    AVNİ ERBOY
    AVNİ ERBOY Orda bir köy var uzakta!
    Prof. Dr. SEYHAN HASIRCI
    Prof. Dr. SEYHAN HASIRCI Türkiye’de Kayak Sporu
    ERDOGAN ARIPINAR
    ERDOGAN ARIPINAR Türk Basınının Yüz Akı TSYD’nin Ayağa Kalkma Vakti Geldi
    Prof. Dr. YAVUZ TAŞKIRAN
    Prof. Dr. YAVUZ TAŞKIRAN Berlin’den İstanbul’a 100 yıl...
    ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
    ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU Hep zirvedeydi, bir Türkiye hafızasıydı, Halit Kıvanç...
    ESAT ERÇETİNGÖZ
    ESAT ERÇETİNGÖZ Şakir Kuruş efsanesi...
    BEDRİ CUMHUR DOĞU
    BEDRİ CUMHUR DOĞU İttihad ve Terakki’nin 9 numaralı kurucu üyesi, Osmanlı Aydını: Tokadizade Şekip Bey
    SEVGİ MOLVA
    SEVGİ MOLVA Hayvancıklar
    CAN BARHAN
    CAN BARHAN Fenerbahçe'de Tedesco kendini analiz etmeli
    Prof. Dr. YÜCEL OCAK
    Prof. Dr. YÜCEL OCAK Derbide bir zavallı kişi
    MERT ERBOY
    MERT ERBOY Sessiz Ev, Büyük Yük…
    YILMAZ DURMAZ
    YILMAZ DURMAZ İktidarın yolu
    SEZGİ KAYA
    SEZGİ KAYA Dönemin en ünlü yazarlarından: Virginia Woolf
    SİNAN GENÇ
    SİNAN GENÇ Ataları düşman değil, kardeşmiş
    FİRDEVS TUNÇAY
    FİRDEVS TUNÇAY Bakü'de bir Karşıyaka sevdalısı
    Dr. ŞABAN ACARBAY
    Dr. ŞABAN ACARBAY Antrenörler ve yorgunluğun giderilmesi
    TEOMAN GÜRAY
    TEOMAN GÜRAY Bir kıvılcım yakmak
    Prof. Dr. İLKER GÜL
    Prof. Dr. İLKER GÜL Vatan, Millet, Sakarya gazı...
    Prof. Dr. BİLGE DONUK
    Prof. Dr. BİLGE DONUK Pandemi Döneminde Çocuk ve Spor
    Dr. HAKAN TARTAN
    Dr. HAKAN TARTAN Bir insanlık abidesi Kemal Baysak
    ERDAL İZGİ
    ERDAL İZGİ İki bin onsekiz
    TUNÇ AFŞAR
    TUNÇ AFŞAR Yeniden yapılanma
    Kimse Duymasın
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Kimse Duymasın 2020 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle